Close Menu
Kültürel BellekKültürel Bellek
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Kültürel BellekKültürel Bellek
    • Halkbilimi
      1. Destanlar
      2. Efsaneler
      3. El Sanatları
      4. Gelenekler
      5. Giyim-Kuşam
        • Yöresel Kıyafetler
      6. Halk Hekimliği
      7. Halk İnançları
      8. Halk Müziği
      9. Halk Oyunları
      10. Mitoloji
      11. Şehir-Kültür
      12. Türk Mutfağı
        • Yöresel Yemekler
      Featured

      Bir Karagöz Oyunu ” Çeşme Oyunu”

      Halkbilimi 24 Ocak 2024
      Recent

      Bir Karagöz Oyunu ” Çeşme Oyunu”

      24 Ocak 2024

      Kostüm Neye Denir? Tiyatroda kostüm ne anlama gelir?

      2 Kasım 2023

      Ölen Kişinin Kıyafetleri ve Eşyaları Ne Yapılır?

      2 Kasım 2023
    • Genel Kültür
      • Dini Konular
      • Edebiyat
        • Atasözleri
        • Şair & Yazarlar
        • Deyim Hikayeleri
        • Dilbilgisi
        • Kitap Özetleri
      • Ekonomi
      • Mimari
      • Müzik
      • Sanat
      • Sinema
      • Tarih
      • Tiyatro
    • Derlemeler
      • Geleneksel Meslekler
      • Y. İnsan Hazineleri
    • İletişim
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Kültürel BellekKültürel Bellek
    Ana Sayfa - Genel Kültür - Ayan Nedir? Ayanlık Sistemi Nedir? Ayanlar Nasıl Kaldırıldı?

    Ayan Nedir? Ayanlık Sistemi Nedir? Ayanlar Nasıl Kaldırıldı?

    ebilgeBy ebilge29 Kasım 2021Yorum yapılmamış3 Mins Read Genel Kültür
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Reddit Email

    Ayan nedir? Osmanlı devletinde ayanların görevleri nelerdir? Ayanlık sisteminin ortaya çıkmasının nedenleri? Ayanları kim kaldırdı?

    Osmanlı metinlerinde ayan-ı vilayet, âyan-ı belde, âyan ve eşraf, vücuh-ı memleket biçimlerinde geçen âyanın XVI. ve XVII. yy.’larda reaya ile merkezi otorite arasındaki ilişkilerde aracı olarak sınırlı bir işlevi vardı. Kent’in korunması, adalet, yöneticilerin değiştirilmesi vb. konusundaki istemlerin padişaha arzı âyan eliyle yapılırdı.

    Devletle ilişkilerinde reayanın temsilciliğini yapan şehir kethüdalığına da âyandan biri atanırdı. 1682’de başlayan ve dört devletle on altı yıl süren savaş sırasında âyanın etkisi arttığı gibi, yönetime karşı da başına buyruk bir tutum takındığı görüldü.

    1694’ten başlayarak eyaletlerdeki taşınmaz malların, hazine gereksinimleri nedeniyle malikâne yöntemince ve yaşam boyu koşuluyla âyan tarafından yönetilmesi sonucu bu zümre zenginleşti ve yıpratıcı savaşlar yüzünden zayıflayan hükümet otoritesine karşı güçlendi. Ardından, Kaynarca Antlaşması’yla sonuçlanan 1768 savaşının yarattığı kötü durum, özellikle devletin âyandan asker istemek zorunda kalması, bu kişilerin silahlı kuvvet toplamasına yol açtığı için etkileri büsbütün arttı.

    1787 savaşı sırasında il ve ilçelerde yönetim gücü giderek artan âyan, vergi toplamak, askere göndermek ve erzak sağlamak gibi daha önce kadıların gördüğü tüm işleri ele geçirdiler. Güçleri arttıkça valilerin sözünü dinlemez olan, hatta onlarla çatışan âyana, sadrazamlarca buyrultu verilmesi yolu açıldı. Bir süre sonra âyanlık resmen kaldırılarak (1785) görevleri şehir kethüdalarına verildiyse de daha sonra yeniden âyanlık yöntemine dönülmek zorunda kalındı (1790).

    XIX. yy. başlarında âyandan Yozgat, Çorum, Kayseri, Ankara, Tokat, Amasya ve yöresinde Çapanoğulları; Manisa, İzmir, Aydın bölgesinde Karaosmanoğulları; Rumeli’de Rusçuk’tan Edirne’ye kadar Tirsınikli İsmail Bey; Serez ile Drama yöresinde Serezli İsmail Bey; Gümülcine’de Tokatçıklı Süleyman; Silistre’de Yılıkoğlu Süleyman Bey büyük güç ve saygınlık kazandılar. Bölgelerinde başına buyruk hükümdarlar gibi davranan bu âyanın her birinin komutası altında en az 20-30 bin kişilik bir silahlı güç bulunurdu. Kendi aralarında birbiriyle savaşır, barışır, bağlaşır ve devlet yönetimini hiçe sayarlardı.

    Zor durumdaki hükümet, bunları öfkelendirip devlete karşı ayaklanmalarına neden olmadan, ancak birbiriyle bağlaşmalarına da olanak vermeden yönetme siyaseti gütmekten başka çıkar yol göremezdi.

    Selim lll’e gerçek bir bağlılık duyan Çapanoğlu Süleyman Bey, Nizamıcedit’in Anadolu’da yaygınlık kazanması için büyük çaba harcadı. Rusçuk âyanı Alemdar Mustafa Paşa’nın sadrazam olması sonucu imzalanan Senedi ittifakla (1807) güçlerinin doruğuna erişen âyanlar, daha sonra yönetime ağırlığını koyan Mahmut ll’nin otoriter tutumu karşısında eski etki ve saygınlıklarını yitirdiler. Özellikle, ölen âyanın yerine oğlunun atanmasını yasaklayan yeni yasa, bunları tam etkisiz duruma getirdi. Tanzimat’tan sonra bir yolunu bularak vilayet meclislerine giren âyan sınıfı, Cumhuriyet dönemine kadar varlığını sürdürmeyi başardı.

    Bu inanışa göre eşya Allah’ın ilminde yer aldığı biçimde görünüm aldı. Allah’ın ilmindeki bilgi ve eşyanın sureti sonsuz ve kalıcı olmasına karşın eşyaların varlığa dönüşümü (yani bizim görebildiklerimiz) sonludur. Bu nedenle gerçek varlık âyan-ı sabite’dir (Allah’ın ilmindeki varlıklar). Görebildiğimiz varlıklar âyan-ı Sabite’nin var görünmesinden başka bir şey değildir.

    Benzer Konular

    Divanı Ahkâmı Adliye Tarihi

    Divaneliklerim Yahut Belde Ne Anlatıyor?

    Divane Mehmet Çelebi Kimdir Kısaca Hayatı

    Son Yazılar
    • Divanı Ahkâmı Adliye Tarihi
    • Divaneliklerim Yahut Belde Ne Anlatıyor?
    • Divane Mehmet Çelebi Kimdir Kısaca Hayatı
    • Divan Edebiyatında Divane Ne Demektir?
    • Divan Edebiyatı Beyanındadır Konusu Nedir?
    • Beethoven Hakkında 50 İlginç Gerçek
    • Urartu ( Keldani) Dili Nedir?
    • Umreye Gitmek Ne Demek? Umre Nasıl Yapılır?

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.