Türkiye Mağara Araştırmacılığı Tarihçesi

- in Coğrafya

Türkiye’de literatürdeki ilk mağara araştırması, 1927 yılında, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Profesörü Raymond Hovasse tarafından, Yarımburgaz Mağarasında mağara hayvanları üzerinde yapılan incelemedir.

İkinci, speleoloji’yi ilgilendiren bilimsel yazı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Profesörü Cemal Alagöz’ün 1944 yılında Coğrafya Kurumu bülteninde ve ayrı baskı halinde çıkan Türkiye’de Karst Olayları isimli incelemesidir. Bundan sonra, İsveçli K. Lindberg’in 1949 ve 1950 yıllarında Anadolu’daki mağaralarda yaşayan hayvanlar üzerinde yaptığı ve sonradan bunları 1952-1954 yıllarında Fransa’da, Milli Speleoloji Komitesiyle, Bilimsel Araştırmalar Merkezinin ortak yayın organı olan Annales de SpeMologie de fransızca olarak yayınladığı Birkaç Türk Mağarası Üzerine Notlar» başlığıyla çıkan ve bazı mağazalarımızda yaşayan mağara hayvanları üzerine yazılarıdır.

Bundan sonra, bir ekiple yapılan ilk önemli araştırma 1955 yılında, Konya’nın Ermenek ilçesindeki MaraspoliMağarası ve Yeraltı Deresi’nde bizim yapmış olduğumuz incelemedir. 

1955-1964 arasında geçen 10 yıl zarfında, bizim tek başımıza veya mahalli olarak oluşturduğumuz ve sırf bize yardımcı olmak üzere, araştırmalarımıza katılan bir veya birkaç kişiyle yaptığımız takriben 100 kadar mağaramızı kapsayan aruştırmalarımız gelir. 1964 yılı, speleoloji tarihimizde önemli bir tarihtir. Zira, o yıl, Ankara’da «Türkiye Mağara Cemiyeti» kurulmuştur.

Böylece, Türkiye’deki grup halindeki speleolojik araştırmalar bu derneğin kurulmasıyla başlar. Sonradan adı değişen ve «Türkiye Mağara Araştırma, Tanıtma ve Turizm Derneği» adını alan bu dernek, daha henüz kuruluş yılında, uluslararası bir konferans ve bir de gezi organize etmiştir. İlk arıştırmalar yabancı ve bilhassa Fransız mağara araştırıcılarıyla birlikte, Paris Speleoloji Kulübü üyeleriyle birlikte yapılmıştır.

1966 ve 1967 yıllarında Fransız Speleologlarına ilaveten İngiliz mağaracılar da, Toroslardaki mağara araştırmalarına katılmaya başlamışlardır. Türkiye Mağara Araştırma, Tanıtma ve Turizm Derneğini kurduktan sonra 1964 yılından itibaren Türkiye’de yapılan bütün speleolojik araştırmaları yönettik ve Türk – Fransız İngiliz ve İtalyan ortak mağaracı gruplarına başkanlık yaparak, onlarla birlikte bilhassa Toroslardaki mağaraları inceledik.

Antalya’nın Manavgat ilçesi yakınlarında inşa edilen Oymapınar Barajı ile ilgili, bu barajın avan proje safhasında, bölgenin karstik yapısı ile ilgili araştırmalarla görevlendirildikten sonra, Torosların bu bölgesinde, Beyşehir gölü ile Manavgat Çayı vadisi arasında çok detaylı çalışmalar yaptık ve bu bölgede yer alan en az 500 mağarayı inceledik.

1970 yılında Barcelona’dan gelen bir İspanyol mağaracı grubunu Bursa Ayvaini’ne ve Zonguldak mağaralarına gönderdik. Bu araştırmalarımız İngiliz, İtalyan ve bilhassa Fransız mağaracılarıyla daha sonra, 1980 yıllarına kadar devam etti. 1975 yılından itibaren, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Mağaracılık Kulübü üyeleri (BÜMAK) de araştırmalarımıza katılmaya, ayrıca, kendileri de değişik yörelerdeki mağaralarımıza müstakil araştırma gezileri organize etmeye başladılar. Birkaç yıldan beri de, Ankara’da Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’nde «Mağara Araştırmaları ile ilgili bir kısım, Dr. Jeomorfolog Nuri Güldalı başkanlığında, Alman Speleologlarının iştiraki ve bazı Alman araştırma merkezlerinin malzeme yardımlarıyla, mağaralarımız bilimsel olarak incelenmeye başlandı. Fakat, henüz, batıdaki gibi tam bilimsel ve sportif araştırmaları yapabilecek, eksper bir grubumuz mevcut delildir.

Büyük bir yeraltı su ve mağara sisteminin incelenmesi en az 10 kişilik tam teçhizatlı sportif yönden antrenmanlı ve tecrübeli bir ekiple gerçekleştirilebilir. Bu sporu yapmak isteyen kabiliyetli pek çok genç mağaracılarımız varsa da, bunlara, gerekli malzemeyi temin edip kurslar açarak yetiştiremedikçe, ciddi speleolojik araştırmalara girişmemiz mümkün değildir. Bugünkü şartlarda, devletimizin, Spor ve Gençlik Bakanlığı’mızın bünyesinde bir «Mağaracılık Federasyonumun kurulmasını zaruri görmekteyiz. Zaten, bugün, Ankara’da yeni Dernekler Kanunu’na göre, yeniden reorganize olacak olan Türkiye Mağara Araştırma, Tanıtma ve Turizm Derneğine ilave olarak, İstanbul, Antalya ve Zonguldak illerimizde de bu şehirlerin adını alacak mağaracılık derneklerinin kurulma hazırlıkları devam etmektedir.

İstanbul’da Boğaziçi, Ankara’da Hacettepe ve Ortadoğu Teknik Üniversitelerinde de öğrenci derneklerinin faaliyete geçmeleriyle bir federasyon oluşturacak kadar mağaracının Spor ve Gençlik Bakanlığındaki «Mağaracılık Federasyonumun biran evvel kurulmasını büyük bir ümit ve heyecanla beklediklerini biliyoruz. Gençliğimizin sportif yönden sağlam ve dayanıklı yetişmesine, hem de bilimsel araştırmalara yönlendirilmesine yardımcı olacak böyle bir girişimi yeni hükumetimizin kabul edeceği ümidini, bütün Türkiye mağaracılarının arzusu olarak burada belirtmeyi bir görev bilmekteyim. Ülkemizin jeolojik yapısı icabı, kalker formasyonları büyük bir alanı kaplamaktadır. Birçok baraj, önemli sulama ve içme suyu projelerimiz için, mağaralarımızın ve yeraltı su sistemlerimizin bilimsel olarak araştırılması gerekmektedir. Böylece bu sahada da, yeni bilim adamlarımız yetişmiş olacak ve kurulacak olan yeni Mağaracılık Federasyonu, hem Türk sporu ve bilimine, hem de turizmine büyük katkıda bulunacaktır.

Kaynak: Temuçin Aygen Türkiye Mağaraları