HalkbilimiTiyatro

Tiyatro Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Tiyatro Nasıl Ortaya Çıkmıştır. Tiyatronun Ortaya Çıkması ve Gelişmesi Hakkında Kısa Özet Bilgi

Tiyatronun kaynağı konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bazı araştırmacılar bütün sanat dallarının, bu arada tiyatronun da, kaynağını dansa bazı araştırmacılarsa taklide (öykünme) bağlamaktadırlar. Dinsel törenlerin (ayinlerin), tiyatronun doğmasında ve gelişmesinde büyük payı olmuştur. İlkel insan, gerek dans ederken, gerek dinsel törenlerde bazı maskeler kullanmış, maske kullanma geleneği, günümüze kadar sürüp gelmiştir.

Yazılı kaynaklara göre Mısır, Asur ve Babil’de, ayinler seyirlik biçimini almıştı. İlk tiyatro örneği olarak, Mısır tiyatrosu gösterilir, İ.Ö. 4500-İ.S. 400 yılları arasındaki Mısır tiyatrosunda, dört oyundan söz edilir: Piramit Yazıları; Tahta Çıkma Şenliği; İyileştirme Oyunu; Acı Çekme Oyunları

Tiyatronun gelişmesi ve birçok yönden belirginlik kazanması, Eski Yunan’da başladı. Eski Yunanlıların dini olan çok tanrıcılık, tiyatroya kaynak oldu. Tanrılaştırılan kahramanlar için yapılan törenler, tiyatro olgusunun temelini oluşturdu. Eski Yunanda üç tür oyundan söz edilir: Yüceltilmiş kahramanlık, oyunlarını anlatan trajediler; konularını günlük yaşamdan alan komediler,kahramanlık öykülerini gülünçleştiren satirler. Bu türlerin üçü de ölçüyle, manzum olarak yazılır, üçünde de maske kullanılırdı.

Latin tiyatrosu, eski Yunan tiyatrosuna dayalı olarak gelişti. Roma’da yapılan tiyatro şenliklerine Ludi adı verilirdi. Eski Yunan tiyatrosunda olduğu gibi, Roma tiyatrosunda da önceleri kadın sanatçılar yoktu. Sonraları, konularını mitolojiden alan danslı, müzikli pantomimlerde, kadınlar da oynamaya başladılar. Bu arada, eski Yunanistan’da bazı örnekleri görülen özel tiyatro binalarının yapımı, Latin dünyasında daha da önem kazandı.

Ortaçağ tiyatrosu döneminde gezici oyuncular vardı. Bunlar cambazlık, hokkabazlık, saz şairliği ve kuklacılık yaparlardı. Bu dönemde büyük sahne yapıtları ortaya konuldu. Katolik kilisesi başlangıçta tiyatroyu yasaklamasına karşın, sonradan gelişmesine öncülük etti; halk arasında sürüp gideri oyunların temsil edilmesine dinsel bir nitelik de yükleyerek, Hristiyanları eğitmek için araç haline getirdi. Ne var ki, Ortaçağ tiyatrosuna komedi öğeleri girmeye başlayınca, oyunlar yeniden kilisenin dışına çıkarıldı. Böylece oyunlar, alanlarda, pazar yerlerinde oynanmaya başladı.

Rönesans tiyatrosu, eski Yunan tiyatrosunu büyük bir hayranlıkla taklit etmekten yola çıktı ve gelişerek modern tiyatro niteliğine kavuştu. Soylular geniş alanlarda, avlularda , oyunların sergilenmesi için olanaklar sağladılar. 1584’te Vicenza’da büyük bir tiyatro binası- yaptırıldı. Rönesans tiyatrosu, sahne görkemine önem verdiği için yapılanlar gösteriden öteye pek gidemedi. 1550 yıllarına doğru, doğrudan doğruya halkın beğenisine seslenen sahne oyunları ortaya çıktı. «Commedia dell’Arte diye adlandırılan bu tiyatroyu ölümsüzleştiren iki yön vardı: Hareketli ve ustalıklı oyun tarzı; oyuncuların biçimlendirdiği belirli kişiler. Genellikle 7 erkek ve 3 kadından oluşan Commedia deli’ Arte topluluklarında, her kişi büyük bir ustalıkla birkaç rolü birden üstlenebiliyordu.

XV. XVI. yy’larda Avrupa’da, ulusal tiyatrolar dönemi başladı. Birçok Avrupa kentinde yeni tiyatro binaları yapıldı; tiyatro kuramcıları yeni tiyatro türleri oluşturmaya çalıştılar; tiyatro yazarları, klasik tiyatrodan birtakım etkiler, esinler alsalar bile, yer-li-ulusal konulara ağırlık verdiler, tiyatro olgusu sıradan bir seyirlik etkinliği olmaktan çıkarılıp, toplumun temel düşünce gelişmesine katkıda bulunan bir kurum olarak geliştirildi. Tiyatro, XX. yy’da sinema ve televizyonun rekabeti karşısında oldukça etkilenmesine karşın, biçim ve özde yeni değişiklikler yaparak, toplumdaki yerini ve varlığını koruyup geliştirme çabasına girdi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı