Gelenek-GörenekHalkbilimi

Ölü ve Ölümle İlgili İbret Dolu Bir Şiir Örneği

Ölüm olayı ile ilgili olarak halk arasında beyitler, dörtlükler, şiirlerin yanısıra destanların da özel bir yeri vardır. Ağızdan ağıza dolaşan, basılı olarak satılan "Hayat Destanlarının bir bölümü tümüyle ölüm olayına ayrılmıştır.

Aşağıda verdiğimiz “Hayat Destanı” da bir bölümüyle ölüm için gerekli işlemleri sırasına uygun olarak çok güzel anlatmaktadır. Kayserili Ali Kavafoğlu’nun yazdığı “Hayat Destanı” insanın kökeni ile başlamakta, hayat boyunca geçirdiği önemli dönemleri sıralamakta, ölümü ve ölümle ilgili işlemleri şöyle anlatmaktadır:

“Ali baba der ki, bu dünya fani, Veren alır imiş o tatlı canı, Hıfz edebilirsem eğer imanı. Dünyayı bir pula satıp gidiyom.

Ruh çıkınca ceset ortada kalır, Bütün insanları bir gayret alır, Kurulur bir kazan çabucak yanır, Dedim sükûtuma düştüm gidiyom.

Rahat döşeğine hemen koyarlar. Gömleği yırtarak hemen soyarlar, Komşum hısım öldüğümü duyarlar. Yumdum gözlerimi sükût ediyom.

Bağlarlar çeneni örterler yüzün, Parmaklar bağlanır uzanır dizin, Eğer açık ise yumarlar gözün, Güzelce ruhumu teslim ediyom.

Çabukça boyuna bir ip ölçerler, Güzelce üstüne kefen biçerler, Öd tütütüp zemzemini saçarlar, Onları geriden ben seyrediyom.

Dört kişi dört yandan tutarlar hele, Korlar teneşirin üstüne bile. Hocalar peştemal sararlar bele, Büyük muradıma erip gidiyom.

Biri yur, birisi suyuna koyar, Ağzına, burnuna köpükler yığar, Bir yandan ufalar, bir yandan sığar, Büyük abdsetimi alıp gidiyom.

Toplanır hocalar hemen her bir yere, Derler ki oturun hemen devire, Verirler “kabultu ve heptu” diye, Borcum edâ edip verip gidiyom.

Bir yanda teneşir salaca hemen, Yakasız gömleği giyen o zaman, Dört kişi dört kola girdiği zaman, Evlat ayalimi koyup gidiyom.

Sağlam yere koydu ise temelin, Eğer ki var ise hayır amelin, Bülbül gibi söyler güzelce dilin, Kolayca sualim verip gidiyom.

Tabutun içine seni koyarlar, Salacaya kolan ile sararlar, Çoluk çocuk nerde deyi ararlar, Omuzdan omuza uçup gidiyom.

Götürürler musallaya koyarlar, Er kişiye niyet edip uyarlar, Duymayanlar “Bu kim”? diye sorarlar, Bütün ahbaplara sükut ediyom.

Ali baba nere koydun malını Hiç birisi sormaz oldu halimi, Kaparlar ağzına yedi salını, Kaba yeller gibi esip gidiyom.

Açarlar mezarı beklerler seni, İçine koyarlar tabutla teni, Okurlar bir yasin dönerler geri, Dünyadam alâkam kestim gidiyom.

Cenazeyi gömüp dönerler geri, Toplanırlar eve hep ufak iri, Orda Kur’an okur hocanın biri, Başınız sağolsun diyen gidiyor.

Yakın akrabalar kalır orada, Kimi ağlar, kimi güler arada, Kimisi mal saklar o sırada, Her biri bir yandan gayret ediyor.

Derler ki; yalayalım bir parmak balı, Getirin ortaya bölelim malı, Kimi kilim ister kimisi halı, Sehmine düşeni alan gidiyor.

Unuturlar seni üç gün geçmeden, Ruhun için biraz helva pişmeden, Kimi gider, su getirir çeşmeden, Bunların cümlesini ben seyrediyom.”

Ali Kavafoğlu (Kayseri 1956)

Sedat Veyis Örnek, Anadolu Folklorunda Ölüm

Kültürel Bellek

Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanmış bir Web sitesidir. Site içerikleri başta Ansiklopediler olmak üzere değişik kaynaklardan derlenmiştir. Gazi Üniversitesi ( Türk Halk bilimi Bölümü) öğrencilerinin folklor derlemeleri de sitemizde yer almaktadır. serkan.gakko@gmail.com iletişim kurabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı