HalkbilimiGelenek-Görenek

Ölü Mezara Nasıl Konulur? Mezarlıkta Neler Yapılır?

 Mezarlıkta Neler Yapılır, Ölü Mezara Nasıl Konulur, Mezarlıkta Yapılan Uygulamalar ve Pratikler

Ölünün gömülmesi ve mezarlıkta yapılan uygulamalar hakkında

Kadınların mezarlıkta bulunması zaruri değildir. Normal hallerde bir mezara yalnız bir cenaze gömülür. Toplu ölülerde, karı kocanın birlikte ölümünde bir mezara birden çok cenaze gömüldüğü görülür. Mezara bir kadınla erkeğin gömülmesi gerekirse; erkeğin önce ve öne, kadının sonra ve arkaya konması benimsenmiştir. Ölünün cesedi tamamen çürüyüp toprağa karıştıktan sonra aynı mezara başka bir ölü gömülür. Kamu yararı için mezarlığın kaldırılması gerekirse, kemiklerin yeni mezarlık alanına nakli insana duyulan saygının tabii bir sonucudur.

Mezarlıkta, kazılmış mezarın yanına getirilen tabut yere konur. Defin için gelenler de çömelirler, ayakta durmazlar, Kefenli ölü tabuttan alınarak yakınları veya dostlarınca mezara indirilir. Cenaze mezara kıble tarafından konur. Mezara cenaze indirilirken Bismillahi ve ala milleti resullilahi” denir. Kadınlar mezara konurken mezarın üstüne bir perde örtülür.

Cenaze mezara indirilirken sonra sağ tarafından vücudu kıbleye çevrilir. Kefen bağları çözülür. Üzerine biraz toprak serpilir. Cenazenin tabutla gömülmesi halinde tabut içinde kıbleye çevrilir, üzerine toprak serpilir, sol omzunun altı toprakla beslenir. Cenazenin üzeri belediye mezarlıklarında beton kapakla, köylerde kalın tahtayla kapatılır. En yakınlarından başlamak üzere defin sırasında hazır bulunanlar mezara toprak atarlar. Mezarın üzeri tümsek yapılır. Baştan ayak tarafına doğru su dökülür. İmam ve definde bulunanlar yere çömelirler veya otururlar.

İmam veya hafızlar Yasin, Bakara suresinin başını ve sonunu ve Fatiha suresini okurlar. Definde hazır bulunanlar ölünün günahlarının affı için Allah’a dua ederler. Asıl telkin budur. Para karşılığında mezarlıkta Kur’an-ı Kerim okumak ve okutmak İslamiyet’in temel prensiplerine uygun bulunmamaktadır. Gene cemaat (definde hazır bulunanlar) ayrıldıktan sonra imamın mezarın başında durarak; ölünün sorgu meleklerine vereceği cevapları kolaylaştırmak amacıyla ölüye bir takım sözler söylemesi (telkin yapması) dinen gerekli görülmediği halde alışkanlık haline gelmiştir.

Bir kimsenin öldüğü yerleşim yerinde gömülmesi esastır. Başka bir yere gömülmesi çok zaruri olmadıkça düşünülmez. Deniz seyahatinde ölenler, kara çok uzaksa, kokma tehlikesi varsa yıkanır, kefenlenir, namazı kılınır ve denize bırakılır.

Mezarlıkların temiz, bakımlı ve etraflarının çevrili olmasını çok önem verilir. Mezarlığın uygun yerlerine meyvesiz ağaçlar, orman ağaçları, serviler dikilir. Mezarlığın üzerine ise gül, zambak, bahar dalı vb. çiçeklerin dikilmesi tercih edilir. Dini bayramlarda, kandil günlerinde mezarlık ziyareti yapılacağından önceden mezarlık temizlenir. Yabani otlar sökülür. Ölü gömüldükten bir süre sonra mezarı yaptırılır.

Türklerde taş ve mermerlerden mezar yapımı yaygınlaşmış, mezar taşları çeşitli motiflerle bezenmiş, ölenin mesleği mezar taşına yansıtılmış, ayrıca şiirli mezar taşları çokça görülmüştür. Bu haliyle eski Türk mezarlıkları birer açık hava sanat müzesi kimliğine bürünmüştür. Zengin mermer kaynaklarına sahip Türkiye’de mezar tipleri üretirken bu gelenekten faydalanılmıştır

Cenazenin defin edildiği günün akşamı onun ruhu için hatim indirilir, dua edilir, irmik helvası pişirilip duaya katılanlara ikram edilir.

Yakını ölen kişiler, aileler yas tutarlar. Yas süresi töremize göre 3 gündür, ancak halk arasında 40 gün uygulaması yaygınlaşmıştır. Kural olarak ilk üç gün içinde yakın akrabalar, komşular, iş arkadaşları ölü evine başsağlığına giderler. Uzak yerlerde oturanlar, üç günden sonra da başsağlığına giderler. Uzak yerlerde oturanlar, üç günden sonra da başsağlığı ziyaretinde bulunabilirler. Ülkemizde yas rengi siyah ise de yaygın bir uygulaması görülmez. Yas süresince ölenin yakınları süslü elbiseler giymezler, makyaj yapmazlar, eğlence yerlerine gitmezler. Komşular da mümkün olduğu kadar ölü evinin acısını paylaşmaya çalışırlar. Radyo ve televizyonlarının seslerini ölçülü açarlar. Yas döneminin sonunda mirasçılar mahkemeye başvururlar, “veraset ilamı” alırlar.

Kaynak: 21 Yüzyılın Eşiğinde Örf ve Adetlerimiz, ( Türk Töresi) Basım Yılı  1997

Kültürel Bellek

Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanmış bir Web sitesidir. Site içerikleri başta Ansiklopediler olmak üzere değişik kaynaklardan derlenmiştir. Gazi Üniversitesi ( Türk Halk bilimi Bölümü) öğrencilerinin folklor derlemeleri de sitemizde yer almaktadır. serkan.gakko@gmail.com iletişim kurabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı