Güncel Bilgiler

Kürt Kime Denir? Kürtler Hakkında Bilgi

Kürt kime denir, Kürtlerin Tarihi Hakkında Bilgi

KÜRTLER, Ortadoğu kökenli eski bir kavim. Günümüzde dünyanın her köşesine yayılmış olmakla birlikte, ağırlıklı olarak Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de yaşamaktadırlar. Rusya, Azerbaycan, Ermenistan ve Almanya gibi ülkelerde de düşük nüfuslu birer Kürt varlığı mevcuttur.

Kürtlerin önemli bir çoğunluğu günümüzde İslam’ın Sünni yorumuna ve bu ana kaynaktan beslenen dört mezhebe bağlıysa da çeşitli ülkelerde Şii, Alevi ve Hristiyan Kürt toplulukları da vardır.

Kürtlerin ana dilleri genel adıyla Kürtçedir. Ancak bu dil tek bir gramer-fonetik yapısına sahip olmayıp, kendi içinde de bir çok alt kola ve lehçeye ayrılmaktadır. Kürtçe kendi özgün sözcük hazinesinin yanısıra Arapça, Türkçe ve Farsça’dan da bol miktarda sözcük almış bir dildir. Özellikle Farsça etkisi çok güçlüdür.

Kürtlerin Tarihi 

Kürtler, İslamiyeti kabul edişleriyle birlikte, hemen hemen aynı dönemlerde Müslüman olan Türklerle de yakın ilişkilere girmiş ve tarih boyunca sıkı bir askeri ve siyasal işbirliği içinde olmuşlardır. Türklerin Anadolu’ya gelişinin ardından kurulan Büyük Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinde Kürtler Türklerle birlikte hem tebaayı, hem de yönetici eliti oluşturan etnik gruplar arasında her zaman başat unsurlar arasında yer aldılar. Özellikle Osmanlı Devleti zamanında büyük bir özerklik içinde hareket eden ve ülke topraklarının yönetiminde doğrudan etkili olan bu halk, 20. yüzyıl başlarında temelleri çatırdamaya başlayan Osmanlı yönetimini arkadan hançerlemeyen Türkler dışındaki- tek etnik unsurdu. Bunda da hiç kuşkusuz Kürtlerin Türklerle Sünni İslam’dan kaynaklanan güçlü bağları ve birlikte geçirilmiş on uzun yüzyılın etkisiyle kendilerini bu toprakların yabancı bir unsuru gibi görmemelerinin de büyük etkisi vardı.

Osmanlı’nın çöküş yıllarında Çanakkale’den Kurtuluş Savaşları’na dek dört bir cephede Anadolu Müslümanlığını tarih sahnesinden sildirmemek için omuz omuza mücadele eden bu iki kardeş ulus, umutsuzluktan yeniden umudun yeşertildiği Türkiye Cumhuriyetini de ortak gayretleriyle kurdular.

Türkiye Cumhuriyetinin 1923 yılındaki kuruluş ilkeleri ve anayasası uyarınca, Türkiye topraklarında doğan, yaşayan ve bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkese “Türk” ortak adı verilmektedir. Ancak bu kimi dünya ülkelerindeki gibi Türk ırkıyla mutlaka ortak bir kan bağının olmasını zorunlu kılan ulusçu bir tanım değil, yalnızca hukuksal ve kültürel bir üst yapı tanımı olarak benimsenmiştir. Çeşitli nedenlerle Türkiye Cumhuriyetine iltica eden çok farklı uluslardan insanların (Çinliler, Japonlar, karaderili Afrikalılar vb.) vatandaşlığa kabul edilmelerinin hemen ardından “Türk” olarak tanımlanmaları da bunun bir başka yansımasıdır.

Kürtler, Osmanlı dönemindeki “Osmanlılık” ortak paydasına benzer şekilde, Cumhuriyet döneminde de Anadolu coğrafyasının en önde gelen etnik unsurlarından biri olarak diğer bütün farklı alt kültürel kimlikler gibi Türklerle bir arada ve “Türk” ortak kültür tanımının çatısı altında, tamamen eşit anayasal haklara sahip olarak yaşamaktadırlar.

Devletin bu ortak ulus tanımına karşı isyan bayrağını açan ve 1980-2000 yılları arasında Türkiye’nin doğusunda bağımsız bir Kürt devleti kurma iddiasıyla ülke içinde silahlı saldırılar gerçekleştirilen PKK adlı terör örgütü, bu süre zarfında tamamına yakını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oluşan 40 bine yakın Müslüman Türk ve Kürt’ün ölmesine neden oldu. Bu sayı ulusal kurtuluş savaşındaki (1919-1923) sivil ve asker kaybımızın yaklaşık üç katıdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı