Kemirgen Hayvanların Özellikleri Nelerdir

- in Bilgi Dünyası

Kemirgen hayvanların özellikleri nelerdir? Kemirgen hayvanlar nasıl beslenir, diş yapıları nasıldır, bilimsel çalışmalarda neden kullanılırlar

Memelerinin en geniş takımı, günümüzde yaşayan memelilerin yarıdan fazlasını içine alır, üst ve alt kesici dişler tümüyle kemirmeye  uyum göstermiştir. Dişlerin dış yüzeyleri daha serttir. Böylece aşınan iç yüzeyleri ustura gibi keskin bir yapının ortaya çıkmasına neden olur. Köksüz olan kesicidişler sürekli bir büyüme gösterir. Köpek dişleri ve azı dişlerinden öndekiler yoktur. Bu nedenle çenelerinde dişsiz boşluklar görülür. Dökülen kesici dişlerin yerine yenileri oluşmaz. Düşen bir kesici dişin karşısındaki büyümesini sürdüreceğinden hayvan beslenemez  ve sonuçta ölür. Bazıları yalnız bitkisel, diğer bir kısmı ise hem bitkisel hem de hayvansal besinlerle beslenir.

Kuyrukları uzun, bazı türlerde pulludur. Toprak altında tüneller kazarak yaşayanlarda tırnaklar gelişmiştir. Gözler, toprak altında yaşayanlarda küçülmüş, hatta bazılarında tümüyle körelmiştir. Gececil olanlarda ise çok gelişmiştir. İşitme ve koku alma duyuları çok hassastır. Testisler karın boşluğunda yer almasına karşın, sperma üretimi ve spermaların canlılıklarını koruyabilmeleri için üreme mevsiminde karın boşluğu dışına çıkarlar. Gebelik süresi 16-70 gün arasında değişir. Yeniden gebe kaldıklarında bile yavrularını emzirebilirler. Meme sayısı 2-18 kadardır. Çoğalmaları oldukça hızlıdır. Genellikle yılda birden fazla doğum yaparlar. Bir doğumda 1-18 yavru meydana getirirler. Küçük kemiricilerin ömür uzunluğu ancak 2 yıl kadardır.

Kemiriciler, insanların besinlerine, tahta, kağıt, deri ve kumaş gibi maddelerden yapılmış araç ve gereçlerine, yeraltı telefon kabloları, elektrik izolasyonları gibi yapılara kemirerek zarar vermeleri ve bazı hastalıkları bulaştırmaları bakımından önem taşırlar, örneğin, sıçan, fare ve sincaplar, Üzerlerinde yaşayan pirelerle vebayı insanlara aşılarlar. Ayrıca sıçanlar, kuduz, ve kadınlarda düşüklere neden olan toksoplazmozis ile lenf düğümlerinin şişmesine ve deri lezyonlarına neden olan tularemi, beyin zarı iltihapları, zehirlenme veya kolera gibi kusma ve ishal belirtiler gösteren hastalıkların etkeni olan bakterileri taşırlar. Tüm bunların yanında yine sıçanlar, idrarlarıyla kanamalı sarılık (Leptospirosis) hastalığını da bulaştırırlar.

Çok eski zamanlardan beri insanlar fare etini ilaç olarak kullanmışlardır. Hatta günümüzde bile hâlâ bazı Ortadoğu ve Balkan ülkelerinde yeni doğmuş fare ve sıçan yavruları, zeytinyağı içerisinde saklanıp halk ilacı olarak bir kısım hastalara yedirilmektedir. Bazılarının kürkleri çok değerlidir. Bu nedenle dünyanın birçok bölgesine insanlar tarafından götürülmüşlerdir. Kemiriciler deney hayvanı olarak da laboratuvarlarda önemli bir yer tutarlar, örneğin tıbbi buluşların % 90’ı bu hayvanlarla yapılan denemelerle gerçekleştirilmektedir. Çünkü bunlar laboratu var koşullarına çok iyi uyum sağlamaları, üremelerinin çok hızlı olması ve yapılarının insanlara benzemesiyle ideal deney hayvanlarıdır. Kemiriciler içerisinde en çok sıçanlar, fareler ve kobaylar bu amaçla kullanılmaktadır. Kemiriciler birçok hayvanın besinlerini oluşturmak suretiyle de doğal dengenin oluşmasında önemli rol oynarlar. Bugün dünyada yaşayan 300 cins ve 3.000 kadar türü vardır.

Kırmızı sincap, Tarla sincabı, Kunduz, Hamster, Kar faresi, Kör fare, Ev sıçanı, Ev faresi, Su sıçanı, Yedi uyur, Fındık faresi, Orman faresi, Çöl Arap tavşanı, oklu kirpi, Kobay kemiriciler takımı içerisinde yer alan en önemli türlerdir.

Büyük Kültür Ansiklopedisi 7 Cilt Sayfa 2623