Yusufçuk Kuşu Efsanesi

Anadolu’da kuşlar hakkında pek çok hikâye anlatılır. Bilhassa guguk, ibibik ve yusufçuk gibi kuşlar hakkında anlatılanlar pek çeşitlidir. Her bölgede anlatılan birbirinden farklıdır. Kuşa dönüşme motifinin bu kadar çok olması, Anadolu insanının İnce zekasının tabiî bir tezahürü olsa gerek. Aşağıda, yusufçuk kuşu ile ilgili 2 ayrı hikâyeyi vereceğiz. Bunların dışında daha pek çok yusufçuk efsanesi anlatılır Anadolu’da

Yusufçuk vaktiyle çok yaramaz bir çocukmuş. Annesi yemek pişirirken gelir, yemeğin üzerinden yermiş, olmadık yaramazlıklar yaparmış.

Bir gün annesi süt pişirirken Yusuf sütü içmeye çalışmış. Annesi de elindeki kepçeyle başına vurup şöyle demjş:

«Sen kuş olup pırlayasın, bir daha gözüm görmeye!»

O anda Yusuf kuş olup uçmuş. Annesi de yandım-yandıma düşmüş. Elindeki kepçeyle bir de kendi başına vurmuş ve «Allah’ım beni de kuş eyle.» demiş. Anne de kuş olup uçmuş; başlamış Yusuf’unu aramaya. Bir yandan onu ararken bir yandan da şöyle bağırırmış:

«Yusuuuf, gel, iç… Yusuuuf, gel süt iç.»

Yusufçuk kuşlarının başlarındaki beyazlık da kepçenin iziymiş.

Yusufçuk kuşu hakkında anlatılan ikinci hikâye de şöyledir:

Vaktiyle bir beyin iki çobanı varmış. Tesadüf bu ya, her ikisinin de adı Yusuf’muş. Bu çobanlar, beyin sürülerini alır, tarlalarda, meralarda otlatırlarmış.

Bir gün Yusuflardan biri sürüsünü adaşına bırakarak bir düğüne gitmiş. O, düğünde eğlenmekte oisun, diğerini de bir gaflet basmış, derin bir uykuya dalmış. Hayvan bu, çobanın başında bekleyecek değil ya; almış başını, çekip gitmiş.

Akşam vakti Yusuflar süklüm püklüm beylerinin karşısına çıkmışlar. Ağanın sözü kısadır: «Ya sürülerimi bulacaksınız, veya ben edeceğimi bilirimi»

Çobanlar başlamışlar sürüleri aramaya. Biri gitmiş bir tepeye, öbürü gitmiş bir tepeye; durmadan birbirlerine bağınrlarmış:

((Yusuuuf! Buldun mu?»

«Yusuuuf! Buldun mu?»

Bulamamışlar tabii sürülerini, ama Allah Teâla onlara acımış ve her İkisini de kuş yapıvermiş. Yusufçuk kuşlarının Ötüşü, birbirine bağıran iki çobanın seslerinden iz taşırmış:

«Yusuuuf, bulu bulu!..» «Yusuuuf, bulu bulul..» diye ötmeleri hep bu aramalarının neticesiymiş.

Kaynak: Saim Sakoğlu / 101 Anadolu Efsanesi

Related Posts

You may also like

Erdal Öz Kanayan Kitap Özeti

Kanayan kitabı yazarı kimdir, Kanayan kitabı içeriği konusu,