Vatan Sevgisi Kitap Özeti

Vatan Sevgisi kitabı ( romanı ) yazarı Pearl Buck’ dur. Vatan Sevgisi kitabının içeriğini, konusunu, ana düşüncesini, kahramanlarını, dil ve üslup özelliklerini aşağıda bulabilirsiniz.

Vatan Sevgisi Hakkında

Vatan Sevgisi adlı bu yapıt, Dünya Evi adlı serinin birincisidir. İkincisi Oğullar, üçüncüsü de Bölünmüş Bir Ev başlıklarını taşır. Bu üç yapıt içinde en ilgi çekici olanı Vatan Sevgisi’dir.

Yapıtın en büyük özelliği “Çin hayatının dalgalanmalarıyla ilgili olan bütün olasılıkların doğruluğunu ortaya koyması ve mümkün olmayacağına inanılan olaylara yer verilmemiş olmasıdır.

Dilinin basit oluşu, hayatın temel gerçeklerine yaklaşım biçimi, uzaktaki ülkelerin anlatılışı yapıtın çağdaş klasikler içinde yer almasını sağlayan durumlardır. Çin’i anlatan en iyi yapıtlardan biridir.

Vatan Sevgisi Özeti

Balçıktan yapılmış bir evde oturan Wang Lung adındaki yoksul bir Çinli çiftçi, annesinin ölümünden sonra altı senedir yaşlı babasına bakmaktadır. Sabahları erkenden kalkıp babasının içmesi için su kaynatmakta, bütün gün tarlada çalıştıktan sonra da akşam yemeğini hazırlamaktadır. Wang Lung artık hiç olmazsa eskisi kadar çalışmayacaktır. Çünkü babasını, kendisini evlendirmesi için ikna etmiştir. Müstakbel karısı, Hwang ailesinde çalışan kölelerden biri olacaktır; ne çok genç ne de çok güzel bir kız (Hwang ailesinin erkekleri, güzel ve genç köleleri kullanmışlardı).

Wang Lung, yıkandıktan sonra gelinini seçmek üzere Hwang ailesinin konağına gider. Bu büyük aile, hatta kapıcı bile kendisinde derin bir iz bırakır. Hwang ailesi reisinin afyon içen eski metresi hayret ve şaşkınlık içindeki bu yoksul çiftçiyi kabul eder, kölesini seçmesini söyler; fakat ilk çocuğu doğurduğu zaman aileyi ziyaret etmesini de emreder. Wang Lung ve gelini, tarlalar mabudu ve onun eşine bir mum yakmak için mabede giderler. Böylece resmen evlenmiş olurlar.

Wang Lung’ın karısının adı Olan’dır; Olan, güzel bir kadın değildir. Dört köşe yanakları, hiç de zarif olmayan güçlü bir vücudu ve büyük ayakları vardır. Çalışkan ve iyi huyludur. Sadece ev işlerini mükemmelce yerine getirmektedir. Wang Lung’a, her gün tarlada da yardım eder. Olan, çok geçmeden bir erkek çocuğu doğurur. Kadın doğum sırasında kimsenin yardımını istemez. Ertesi günü yine ev işlerini yapar, Wang Lung’un babasının hizmetini görür ve tekrar tarlada çalışır. Yeni senenin ikinci günü, üçü yeni elbiselerini giyerek, saygılarını sunmak üzere Hvvang ailesine giderler.

O yıl iyi bir ürün alan Wang Lung, bu ziyareti sırasında Hwanglerin paraya gereksinimleri olduğundan toprak satmak istediklerini öğrenir. Kendisinin işlediği tarlayı derhal satın alır. Böylece toprak sahibi olmak ihtirasını gerçekleştirir. Olan, ertesi sene ikinci bir çocuk doğurur. Ürün yine iyidir, fakat Wang Lung bu defa daha fazla toprak satın almaz; çünkü kötü ruhlu amcası, evlenecek kızının başlığa gereksinimi olduğunu söyleyerek kumar borcunu kapamak için Wang Lung’dan borç alır.

Wang Lung’un şansı tersine döner. Üçüncü çocukları dünyaya gelir; bu, basit düşünceli bir kız çocuğudur. Yıl kurak geçmiştir, ürün azdır. Wang Lung yine de Hwang ailesinden daha büyük bir toprak satın alır. Bölgede açlık başlar. Aile öküzünü keser, yer ve yine açlıkla karşı karşıya kalır. Fena halde para ihtiyacı olmasına rağmen Wang Lung toprağını gerçek değerinin çok altında bir fiyata satın almak isteyen aç gözlü cambazlara satmak istemez. Fakat bazı eşyasını, iki gümüş paraya satar.

Sonunda Wang Lung ve ailesi, yiyecek bulmak ümidi ile güneye gitmeye karar verirler. Kendileri gibi yerlerini yurtlarını terk eden yığınlar arasına katılırlar. Güneydeki büyük bir şehirde bambu kamışlarıyla kendilerine bir kulübe yaparlar ve hükümetin açtığı bir aşhaneye giderek karınlarını doyururlar. Olan ve çocukları sokaklarda dilenir.

Wang Lung da bir çekçekle (hayvan yerine insanın koşulduğu araba) para kazanmaya çalışır. Yine de hiçbir zaman yeterli yiyecekleri yoktur. Ayrıca savaş çıktığından, Wang Lung’un askere alınması tehlikesi de baş gösterir. Düşman şehre yaklaşınca halk kaçar. Artık ne bir iş bulmak mümkündür, ne de dilenmek. Wang Lung, kendi toprağına dönmek isterse de Olan, biraz daha beklemesini söyler.

Düşman şehre girdiği zaman kenar mahallelerde yaşayan yoksul halk, zenginlerin evlerini yağma etmeye başlar. Olan’ın direktifleri ve yağmacı kalabalıkların etkisi altında Wang Lung, böyle bir eve girer ve karşısında, hayatına kıymadığı takdirde kendisine para vereceğini söyleyen şişman bir adam bulur. Toprağına dönmek arzusu ile yanıp tutuşan Wang Lung adamın elindeki parayı kapar, ailesini toplar ve alelacele tarlasına döner.

Wang Lung köyüne döndüğü zaman evinin yağma edilmiş olduğunu görür. Fakat elindeki gümüşle gereksinimi olan her şeyi satın alır. Yine Olan’ın, şişman adamın konağında, kendisinden çok daha başarılı iş yapmış olduğunu görür. Kadın, bu konakta pahalı bir inci koleksiyonu görmüş ve almıştır. Wang Lung, Olan’a sadece iki inci bırakır; diğerlerini yanına alarak Hwang ailesinin konağına gider. Konakta, ailenin yaşlı reisinden ve onun Cuckoo adındaki kurnaz odalığından başka kimse kalmamıştır. Wang Lung hiçbir güçlükle karşılaşmadan Hwang ailesinin arazisini satın alır. Artık zengin olmaya başlamıştır. Toprağını işlemeleri için adam çalıştırır ve işlerine nezaret etmesi için de Chiang adındaki namuslu bir çiftçiyi de yanına alır ve evini büyültür. Kendisi gibi cahil kalmamaları için iki oğlunu okula gönderir.

Yedi yıl sonra nehir yatağından taşar ve Lung’un arazisini su altında bırakır. Wang Lung endişe etmemekle beraber hu zursuz olur. Oğullarından şikayet eder ve Olan’ın da artık güzel bir kadın olmadığını görür. Yeni açılan bir çay evine gitmeye başlar ve duvarlardaki güzel kadınların resimlerine içini çekerek bakar. Yaşlı efendisi öldüğünden artık bu çay evinde çalışan Cuckoo, bu kadınlardan herhangi birine bir gümüş para ile sahip olabileceğini söyler. Wang Lung, Lotus Blossom adındaki güzel bir kadını seçer. Kısa bir zaman sonra da onsuz yaşayamayacağını anlar.

Bu arada kendisinin hiç de arzu etmemesine rağmen amcası, yengesi ve çocukları Wang Lung’un evine yerleşmişlerdir. Fakat yengesinin kendisine yardımcı olabileceğini görür. Kadın, Cuckoo ile pazarlığa girişir. Oldukça yüksek bir fiyat karşılığında, Lotus Blossom, kendisine nedimelik yapacak Cuckoo ile Wang Lung’un evine yerleşir. Karısı Olan, ki Wang Lung, onun elindeki son iki inciyi acımaksızın almış ve Lotus Blossom’a vermiştir. Lotus Blossom ve Cuckoo’yu görmek istemediğinden, Wang Lung, onlar için ayrı bir ev kurar.

Artık Lotus Blossom’la istediği zaman başbaşa kalabileceğinden, Wang Lung’un bu kadına olan aşkı söner. Evde de huzursuzluk başlamıştır. En büyük oğlu kendisine bir kadın ister ve Wang Lung da bir tahıl tüccarının kızı ile evlenmesi için kızın babası ile anlaşır. Fakat düğün üç yıl sonra yapılacaktır. Bu, delikanlıyı memnun etmez, suratını asar. Wang Lung bir gün onu, Lotus Blossom ile konuşur, gülüşürken görür. Gazaba gelen Wang Lung, her ikisini de kırbaçlar ve oğlunu güneye gönderir. İkinci oğlunu da, başına bu tür güçlükler çıkarmaması için tahıl tüccarının yanına çırak verir.

Olan, uzun bir zamandır hastadır. Sağlığı gittikçe kötüleşir. Wang Lung’un getirdiği doktor kadının öleceğini söyler. Artık onu sevmiyor ise de Wang Lung, Olan’ın hastalığına çok üzülür ve kadına yaptığı muameleden ötürü de pişmanlık duyar. Bir Olan için, bir de artık iyice ihtiyarlamış babası için iki tabut satın alır. Fakat Olan, en büyük oğlu evlenmedikçe ölmemeye azmetmiştir. Delikanlı eve çağrılır, parlak bir düğünle evlendirilir, o gece de Olan ölür. Kısa bir zaman sonra da Wang Lung’un babası ölür.

Wang Lung’un amcası ve çocuğu, Wang Lung’u iyice rahatsız etmeye başlamıştır. Fakat Wang Lung onları evinden atma ya cesaret edemez, çünkü amcasının köyde dehşet saçan bir eşkiya grubunun ikinci elebaşısı olduğunu da öğrenir. En büyük oğlunun karısına göz koyduğu için amcasının çocuğuna da kızgındır. Tavsiyesi üzerine, Wang Lung onlara afyon satın alır. Kısa bir zaman içinde, amcası ve çocuğu afyon müptelası olur lar. Artık Wang Lung’a zarar verecek durumda değillerdir. Wang Lung, daha sonra en büyük oğlunun ısrarı ile Hwang konağını satın alır ve içini gösterişli bir tarzda döşer. İkinci oğlu, kendi isteği üzerine temiz bir köylü kızı ile evlenir. Ailenin yeni evinde büyük bir düğün yapılır. En büyük oğlunun eşi, erkek çocuklar dünyaya getirir; Wang Lung de böylece dede olur. Bilhassa amcasının oğlu da askere alındığından, Wang Lung şimdi, önündeki ihtiyarlık yıllarına huzurla bakmaktadır.

Oğulları Wang Lung’un istediği şekilde çıkmamışlardır. Eşleri ile de geçinemezler. Wang Lung en küçük çocuğunun kendi yerini alacağını umuyordu; fakat o, talihine son derece küskündür. Wang Lung, yeniden bir aşk heyecanına kendisini kaptırarak Pearl Blossom adındaki güzel bir köleyi kendisine odalık alır. Uzun zamandır bu kadına göz koyan küçük oğlu kendi isteği ile asker olur. Sonunda amcasının şeytan ruhlu oğlu, bir grup askerle gelir ve bir buçuk ay, küstahçasına Wang Lung’un evinde kalırlar. Bu günlerde, sadece basit kızı ve Pearl Blossom kendisini yatıştırıyor, huzura kavuşturuyorlardı. Wang Lung oğullarından büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır.
Wang Lung, bir gün oğulları ile birlikte toprağını dolaşır. Çocuklarının kendisi öldükten sonra toprağı satacaklarını, birbirlerine fısıldadıklarını duyar. Wang Lung titrek bir sesle, toprağın, onların birlik ve beraberlik içinde istikrarlı bir hayat yaşamalarının kaynağı olduğunu anlatır. Toprağı satmayacaklarını söyleyerek babalarını rahatlatmak isterler, fakat arkasından da birbirlerine gülümserler.

Buradaki bilgiler size kitap hakkında ön bilgi olması açısından sunulmuştur. Bir kitabı elinize alıp sonuna kadar anlayarak okumadan kopyala yapıştır yaparak ödevlerinizi teslim etmeyin.