Türk Destanlarındaki Kurt Motifi

Mart 15, 2012 Yorum yok. »

bozkurt Türk Destanlarındaki Kurt Motifi

 Türk Destanlarındaki motifler, Türk Destanlarında kurt motifi

Totem devri yaşayan Türklerin Ongunu olan Bozkurt, destanlarımızda âdeta bugünkü Türklüğü ve Türk kahramanlarını temsil eden “Mehmetçik” sembolünün yüceltilmiş bir benzeridir. Türkler, ana yurtlarının bu cesur ve asîl mahlûkuna önce İlah diye tapmışlar; sonra bizzat kendilerinin bir bozkurt neslinden geldiklerine, birer bozkurt olduklarına inanmışlardır. Türk halkı Bozkurt’u ilâhî bir Türk ceddi tanıyarak asırlarca sevmiş; bir halk edebiyatı verimi olan destanî Türk tarihinde Bozkurt’a, çok üstün bir mevkî ayırmıştır. Bozkurt, destanlarımıza bir taraftan kendi şekil, kendi heybeti, kendi rengi, kendi sesi velhasıl kendi benliğiyle girerken bir taraftan da büyük destan kahramanlarımızın bir bozkurt hüviyetiyle övüldüğü görülmüştür. Meselâ, Hun-Oğuz destanına göre Oğuz Kağan’ın vücudu kurt vücuduna benziyordu. Bilhassa beli, kurt beli gibi idi. O, halkına hükümdarlığını ilân için verdiği bir ziyafette: “Gökböri bolsungır uran” (Bozkurt sesi bizim savaş parolamız olsun!) diye haykırmıştı. Filhakika Türkler, düşmanlarının üzerine bozkurt sesleriyle haykırarak atıldılar: “Onlar güzellikte ve çeviklikte ceylân gibi iseler de, hücum ederken ürkütülmüş kurtlar gibi saldırılardı.”

Kadının Türk destanlarındaki görünüşü eski Türk topluluklarındaki üstün ve muhterem mevkiînin tamamiyle aynıdır. Eski Türk cemiyetinde kadın bazen Türk aile hayatının reisi, Türk erkeğinin vefalı, sadık arkadaşı ve bütün bunların üstünde mukaddes Türk çocuğunun annesiydi. Yaradılışın en tabiî bir icabı olmasına rağmen bu “annelik vazifesi” Türkler arasında kadını çok kutsal bir mevkiîye çıkarmış, Türk destanları onu kutsallaştırmıştır. Yaradılış destanında büyük Tanrıya insanları ve dünyayı yaratması için ilk ilhamı veren Akana bir kadındı. Oğuz’un annesi Ay Kağan, öyle ışıklı bir varlıktı. Oğuz’un ilk karısı karanlıklar içinde gökten yere düşen mavi ve kutsal bir ışıktan doğmuştu ve başında kutup yıldızı gibi parlayan bir ben vardı. İkinci karısı bir ağaç kovuğunda yaratılmıştı. Bu kutsal kadınların güzellikleri Oğuz Destanında en sıcak ve en parlak sözlerle terennüm ediyordu. Bunlar Oğuz’a altı erkek çocuk doğurmuşlar; Oğuz soyundan ve Tanrı-Işık kadından türeyen yeni ve kutsal bir Türk neslinin çoğalmasına sebep olmuşlardır. Göktürkleri, tek başına dirilten Türk prenslerinin annesi, dişi bir kurt, bir Tanrı idi. Bu prens ile evlenerek Göktürk neslini ihya eden kadınlardan biri Yaz Tanrısının, öteki Kış Tanrısının mukaddes kızlarıydı. İşte bütün bunlar ve bunların İslâmlıktan sonraki Türk destanlarında da yer alan birçok izleri bize eski Türklerde ve Türk destanlarında kadının “nur”dan, “Tanrı”dan, “ağaç”tan ve Bozkurt”tan ayrılmayan ilâhî bir varlık olarak kabul edildiğini ve çocuk annesi olduğu kadar yaratıcılık, sanat ve tefekkür için de bir “ilham kaynağı” olduğunu açıkça göstermektedir.

Kaynak: Türk Destanları, Nihad Sami Banarlı

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin