Tiyatro Eserleri ve Yazarları Hakkında Bilgi

Kasım 13, 2011 1 Yorum »

edebi eserler Tiyatro Eserleri ve Yazarları Hakkında Bilgiİlk Türkçe oyun, İbrahim Şinasi Efendi’nin Şair evlenmesi’dir. Bu eser 1859 tarihinde açılan Dolmabahçe Saray Tiyatrosu için ısmarlanmıştı. Ancak bundan önce de birtakım denemeler vardır. Söz gelişi, Viyana’daki Doğu Dilleri Okulunda Türkçe öğrenen yabancıların Türkçelerini geliştirmek için birtakım oyunlar yazılıyor, öğrenciler bunları hem İtalyanca, Fransızca ve Almancaya çeviriyorlar hem de yıl sonunda oynuyorlardı. Bunları, o sırada adlarını gizleyen ve Türkçe öğretmenliği yapan Türk elçiliğinden diplomatların düzenleyip sınıfta okudukları tahmin edilebilir.

 Bunlar arasında Vakayi-i acibe ve Havâdis-i Kefşger Ahmed,Nasreddin Hocanın mansıbı ve Hikâyet-i ibdâ-i Yeniçeri-yan… bulunmaktadır. Bir de Katolik Ermenilerin Venedik’ te bulunan manastırının yayınları arasında Ermeni harfleriyle Türkçe basılmış çeviriler, ayrıca günümüze yazılı metinleri ulaşmamış ve temsil edildiklerini bildiğimiz çeşitli Türkçe çeviriler bulunmaktadır. Yine Sair evlenmesi’ndea on beş yıl önce Abdülhak Hâmid’in babası Hayrullah Efendinin tıp öğrencisiyken yazmış olduğu bir oyun taslağı (Hikâye-i İbrahim Pasa be – İbrahim-i Gülşenî) [1939] bu arada sayılabilir.

Namık Kemal bu dönemin en önemli oyun yazarlarındandır. Onun Vatan yahut Silistre [1873], Zavallı çocuk [1873], Âkif Bey [1874] gibi eserleri bu dönemde oynanmıştır. Kemal ayrıca Gülnihal [1875], Celâleddin Harzem-şah [1885], Karabelâ [1910] adlı oyunları da yazmıştır. Şemseddin Sami’nin üç oyunu vardır, üçü de sahneye konmuştur : Besa yahut Ahde vefa [1875], Şeydi Yahya [1875], Gâve [1876]. Âli Bey’in çeşitli adaptasyonlarının yanı sıra iki komedisi, Misafiri istiskal [1870] ile Geveze berber [1872] ve bir müzikli oyunu, Letafet [1897] vardır.

 Recaizade Ekrem de dört oyun yazmıştır: Afife Anjelik [1870], Atala yahut Amerika vahşileri [1874], Vuslat yahut Süreksiz sevinç [1874] ve komedisi Çok bilen çok yanılır [1914]. Ebüzziya Tevfik, Victor Hugo’dan esinlenerek kaleme aldığı Habibe yahut Semahat-i aşk [1875]‘tan önce Ecel-i kaza [1872]‘yı yazmıştır. Samipaşazade Sezai’nin Şîr [1887] ve Muallim Naci’nin Hazım Bey yahut Heder adıyla birer oyunları vardır. Abdülhak Hâmid’in birçok oyunu o yıllarda yayınlanmış veya bu dönemde yazılmakla birlikte daha sonra yayınlanmıştır. Bu dönemde yazılmış eserleri arasında şunları sayabiliriz: İçli kız [1873], Ma-cera-i aşk [1873], Sabr ü sebat [1874], Duhter-i Hind’i [1875], Nazif e [1876], Nesteren [1876], Eşber [1880], Tezer [1880], Tarık yahut Endülüs fethi [1879], Finten [1916], Zeynep [1908], Sardanapal [1917], Liberte [tefrika : 19131.

Tiyatro yazarlarından biri de Ahmed Midhat Efendi' dir. En önemli oyunları: Eyvah [1872], Açıkbaş [1875], Ahz-i sâr [1875], Çengi yahut Daniş Çelebi [1875], Çerkez özdenler [1883] ve Zeybekler [1885]‘dir.

Bu yazarların yanı sıra tiyatro türünde eser vermiş, hatta birçok oyunları birlikte yazmış olan Mehmed Rifat ile Hasan Bedrettin’i de saymak gerekir. Bu yazarların telif ve çeviri oyunları vardır. O dönemin özellikle komedi alanında en önemli yazarı Bursalı Feraizcizade Mehmed Şakir’dir. Moliere etkisiyle yazan Feraizcizade’nin entrika, töre ve karakter komedisi niteliklerinin karışımı olan oyunları şunlardır: Teehhül yahut İlk göz ağrısı [1885], İnatçı yahut Çöpçatan [1884], Evhamı [1884], tcab-ı gurur yahut İnkılâb-ı muhabbet [1884], Kırk yalan köse ve Yalan tükendi [1885]. Bu sayılanlardan başka pek çok yazarın tiyatro için oyunları yayınlanmış ve oynanmıştır.

Yazarlar, zaman zaman geleneksel tiyatromuzun etkisi altında kalmakla birlikte daha çok Avrupa tiyatrosu tarzında yazıyorlardı. Komediler, daha çok törelere yer vermekle birlikte vodvil niteliğindeydi. Yazarlar, trajediyi de denemişler, manzum oyunlar vermişlerdir: Ali Haydar’m Sergiizeşt-i Perviz [1866] ve //. Ersas [1866], Abdülhak Hâ-mid’in kimi oyunları, Ali Fernıh’un Huşenk [1885]‘i, Ab-dülhalim Memduh’un Bedriye [1885]‘si gibi. Tarihî ve belgesel oyunlar da yazılmıştır. Ancak çağın çekingenliğinden Türk tarihine pek az baş vurulmuş, daha çok Doğu İslâm ve Arap tarihi kaynak olarak alınmıştır. Yazarı bilinmeyen ve metni de elimizde bulunmayan Osmanlı Tiyatrosunun oynamış olduğu Feth-i celil-i Konstantiniye ile Feth-i celil-i Mısır ve onun gibi tarihî oyunların yanı sıra, savaş sırasında halkı yüreklendirmek için bir iki belgesel oyun daha yazılmıştır. Romantik dramlar ise daha başarılıdır. Namık Kemal’in, Ahmed Midhat’ın, Ebüzziya Tevfik’in birtakım oyunları bu türdendir. Melodramlar, bu çağın en çok tutulan oyun türüdür. Her melodram, kötülüğün sonunda ceza göreceği, iyiliğin de karşılıksız kalmayacağı fikrine bağlanmıştır. “Seyircilerden büyük ilgi gördüğü için bu tür, gerek çeviri yoluyla gerek bu örnekler üzerine yerli oyunlar yazılarak uzun süre oynanmıştır. Bunlar arasında Hasan Vâhid’in Anadolu köylüleri gibi, olayları ve kişileri köy çevresinden alınmış oyunlar bile yazılıp oynanmıştır. Duygusal dramlar, bu dönemin sayıca en kabarık türüdür. Daha çok türlü sebeplerden dolayı birbirine kavuşamayan sevgilileri ele alan bu dramların, Avrupa’da yazılıp oynanan dramlara benzer yönleri de vardır. Ancak, bunların başlıca amacı, acındırmak, ağlatmak, duygulandırmaktır.

Yedinci bir tür olarak müzikli oyunlar sayılabilir. Bunlar için çok iyi örnekler vardır: Arifin hilesi, Köse Kâhya, Leblebici Horhor Ağa, Çengi, Pembe kız, Köroğlu gibi.

Sonuç olarak, araya istibdat ve onun sıkı denetimi girmemiş olsaydı, Tanzimat tiyatrosunun çok olumlu gelişmeler yapabileceği söylenebilir.

Kaynak: Türk Ansiklopedisi

 

Benzer Yazılar

1 Yorum

  1. ilayda 19 Aralık 2013 at 08:55 - Reply

    çok güzel bilgiler

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin