Sünnet Törenlerinde Neler Yapılır? Sünnet Adetleri Nelerdir

- in Kültür

Sünnet Törenlerinde Neler Yapılır? Sünnet ve sünnet geleneği ile ilgili uygulamalar nelerdir. Sünnet Çocuğuna Hangi Hediyeler Alınır? Türklerde Sünnet Geleneği Hakkında Bilgi

Sünnet Nedir? Sünnet, biyolojik olarak, penisin ucundaki kabuğun kesilmesi (Cirkumcision) veya siyeğin alt tarafının biraz yarılması (Subincision) şeklinde gerçekleştirilen cerrahi bir operasyondur. Çoğu zaman erkeklere özgü ve erkeklik uzvuyla ilgili bir uygulama olmasına karşın bazı toplumlarda seyrek de olsa kızlara da uygulanmaktadır.

Ülkemizde, sünnet operasyonu; sadece erkeklere uygulanan ve erkek üreme organının uç tarafını kaplayan derinin ustura, makas, neşter vb. keskin bir araçla çepeçevre kesilip atılmasından ibaret bir uygulamadır.

Sünnet Sözcüğünün Anlamı Nedir

Sünnet sözcüğü Arapça kökenlidir ve ilk anlamıyla “işlek yol” demektir. Daha geniş anlamda ise Tanrının yolunu ya da insanın adet durumuna soktuğu iyi veya kötü davranışı anlatır. Diğer bir anlamı ise; İslam dininde Hz. Peygamber’in yaptığı, uyguladığı veya yapmayı, uygulamayı öğütlediği şeylerdir. Örneğin, “Senne Resûlullah” sözü “Peygamber bu adeti koydu” anlamına gelmektedir. Bu nedenle Arapça’da sünnet operasyonunun karşılığı sanıldığı gibi sünnet sözcüğü değil, (hıtan) sözcüğüdür. Bu sözcük Osmanlıca’da da aynen kullanılmıştır. Ancak halk arasında yaygın olan sünnet sözcüğüdür.

Günümüzde sünnet operasyonunu ifade etmek için sünnet- yerine -kestirme- sözcüğü de kullanılmaktadır Türkiye’de din ve töreler tarafından öngörülen sünnet geleneği, erkek çocuklarla ilgili en yaygın ve katı uygulamalardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle hemen hiçbir ana-baba ve çocuk bu uygulamanın dışında kalmak istememektedir.

Sünnet Geleneğinin Tarihi

Hiçbir karşı çıkışa ve tartışmaya meydan vermeyecek kadar güçlü yaptırımlara sahip olan sünnet geleneğinin kökeni Türk toplumunda çeşitli şekillerde açıklanmaktadır. Bunlardan birisi Hz. Peygamber’in sünnetli doğmuş olduğu inancıdır. Böylece, İslam dininin peygamberinin bu bedensel özelliği Müslüman olanlara kazandırılmak istenmektedir. Öte yandan sünnet zorunluluğu Kur’an-ı Kerim’de açıkça belirtilmemiş ve buyurulmamış olmasına rağmen “İbrahim Peygamber’in bu husustaki şeriatına tabi ol” mealindeki ayet mesnet olarak kabul edilmiştir.

Sünnet geleneğinin yüzyıllar boyu sıkı bir şekilde uygulanmasında yukarıdaki inançların yanı sıra psikolojik, kültürel, hijyenik ve cinsel faktörler de rol oynamaktadır. Çocuk, sünnet yoluyla İslam topluluğuna katılmakta böylece Müslüman olmayanlardan ayrılmaktadır. Bu durumda sünnet, dini bir sembol olarak karşımıza çıkmaktadır. Öte yandan sünnetli olanın sünnetsiz olandan daha temiz olduğu, sünnetin çocuğun gelişimini kolaylaştırdığı, Hemoroid (Basur) vb. hastalıkların sünnetsizlikten kaynaklandığı, sünnet olmayan birisinin erkek sayılmayacağı ve erkeklik işlevini yerine getiremeyeceği vb. görüş ve inançlar da sünnet geleneğini desteklemektedir. Halk arasında -kabuklu-, -gavur-vb . aşağılayıcı ve kınayıcı sıfat ve yakıştırmalar sünnet konusundaki tutum ve düşünceleri çok net olarak dile getiren ifadelerdir.

Sünnet Ne Zaman Yapılır?

Sünnet çağı ve zamanı konusunda ülke genelinde geçerli bir kural yoktur. Ancak çocuğun 12-13 yaşına varmadan sünnet ettirilmesine özen gösterilmektedir. Çocuğun acı çekmesini ve korkmasını önlemek amacıyla, doğumdan hemen sonra sünnet ettirilmesi gibi, bazan da sünnet olayını bir törenle kutlamak, mürüvvetini görmek vb. düşüncelerle sünnet daha geç yaşlara bırakılmaktadır. Bununla birlikte sünnet operasyonlarının 6-10 yaş arasında yoğunlaştığı görülmektedir. Sünnet zamanı ve mevsimi olarak en çok ilkbahar yaz ve sonbahar mevsimleri tercih edilmektedir. Cumartesi, pazar, perşembe ve cuma günleri sünnet işlemi için uygun ve kutlu günler olarak kabul edilmektedir.

Sünnet Adetleri, Gelenekleri

Çocuğunu sünnet ettirecek aile, sünnet gününü belirledikten sonra okuyucu, elçi çıkartarak veya matbu davetiyeler göndererek eş-dost, akraba ve komşularını sünnet düğününe (sünnet törenine) davet eder. Okuyucu çıkartma usulünde, okuyucu kişi davetliler listesini alarak ev ev dolaşır ve her gittiği evde “X beyin selamı var, filanca gün saat çocuklarını kestirecekler okuntulusunuz (çağırılısınız)”der. Bazı yörelerde okuyucuya gerek düğün sahibi gerekse davet edilen ( okunan ) kişiler tarafından yiyecek, para vb. hediye verme geleneği vardır. Davetiye gönderme usulü ise son 20 -25 yıldır yapılagelen bir uygulamadır. Davetiyeler bazen postayla gönderildiği gibi bazen de sünnet çocuğunun yakınları tarafından elden dağıtılmaktadır.

Öte yandan sünnet olacak çocuğa sünnet elbisesi alma veya yaptırma âdettendir. Sünnet elbisesi genellikle üzerinde -maşallah- yazılı kırmızı, mavi yandan da beyaz renkli bir başlık (kep), beyaz pantolan ve ceketten, beyaz ya da mavi gömlek, gömlek üzerine çaprazlama atılmış kalın kırmızı kurdela, kırmızı ya da mavi renkte pelerinden ibarettir. Ayrıca sünnet sırasında ve yara iyileşinceye kadar çocuğa hareket kolaylığı sağlayan beyaz entari şeklinde gecelik benzeri giysi yaptırılır. Ekonomik durumu elvermeyen aileler sadece entari yaptırmakla yetinmektedirler.

Sünnetden bir-iki gün veya saat önce çocuğa sünnet elbisesi giydirilerek arkadaşları ile birlikte; traktör, fayton, at, taksi, kamyon vs. ile gezdirilir. Bu arada çocuğa; artık erkek olacağı, erkeklerin hiçbir şeyden korkmayacağı, daha çabuk büyüyeceği, boyunun uzayacağı, müslüman olacağı, temizleneceği, pipisine boncuk takılacağı, çok para ve hediye alacağı gibi telkinler yapılarak, heyacanı ve korkusu giderilmeye çalışılır. Sünnet öncesi veya sonrasında çocuğu camiye götürme, yatırları ziyaret mevlid okutma, tekbir getirme vb. uygulamalar da oldukça yaygındır.

Sünnet operasyonu hastahane veya polikliniklerde hekimler tarafından gerçekleştirilirken, hastahane dışında eve hekim getirme veya çekirdekten yetişme (mutatabip) sünnetçilere başvurma şeklinde olmaktadır. Hastahane dışındaki sünnetlerde çocuk varsa kirvesi, yoksa bir yakının çocuğu yüreklendirmek ve dikkatini başka yöne çekmek için; oldu da bitti maşallah, kuşa bak, boncuk takılıyor, yumurtanın sarısı – gitti pipinin yarısı, herrek her-rek berbere yağlı çörek vb. deyimler sünnet sırasında söylenen en yaygın ifadelerdir.

Sünnet bazı yörelerde açıkta yapılırken, bazı yörelerde kesme işlemi örtü altında veya bu iş için hazırlanıp çadırlarda yapılmaktadır ve gizlilik, mahrem, nazar korkulan ile açıklanmaktadır.

Salonlarda; orkestra, dans ve oyun sünnet düğününün vazgeçilmez unsurları iken evlerde; davul, zurna, tef, darbuka cümbüş, klarnet, keman vb. yaygın olarak kullanılan enstrümanlardır. Sünnet sonrasında çocuk, önceden hazırlanmış ve süslenmiş yatağa yatırılır. Beyaz çarşaflar, kırmızı veya mavi ipekli yorganların serilmesi, duvarlara kilim halı, çarşaf asma, krepon kağıtları, renkli lâmbalar, kurdelalar, fenerler, balonlar, peşkir ve çevreler, en çok kullanılan süsleme araçlarıdır.

Sünnet sonrasında akraba ve komşular çocuğu ve ailesini ziyarete gelir. Ziyaretler sırasında; geçmiş olsun, hayırlı uğurlu olsun, artık erkek oldun, adam oldun, büyüdün, Allah daha büyük mürüvvetini göstersin, Allah damatlığa erdirsin, darısı güveyliğine, Allah büyük düğününü de göstersin, darısı askerliğine, derneğiniz mübarek olsun vb. dilek ve deyimler yaygındır. Maşallah, altın, para, oyuncak, elbiselik kumaş, gömlek, iç çamaşırı, mendil, terlik, ayakkabı, kalem, bisiklet, tabanca, kitap, banka hesap cüzdanı, çiçek, kolonya, at, inek, öküz, koyun, kuzu, tarla, halı, kilim, battaniye, yorgan, havlu vb. ise çocuğa ve ailesine sünnet sırasında ve sonrasında sunulan hediyeler arasında yer almaktadır. Yine bazı yörelerde sünnet hamamı ve kına törenleri de düzenlenmektedir

Bir geçiş dönemi olarak nitelendirebileceğimiz sünnet geleneği, kirvelik konusunu da beraberinde getirmektedir. Kirve, kırva, kivrelik, kirivlik, kirvalık vs. gibi değişik şekillerde adlandırılan kirvelik; bir erkek çocuğun sünnet töreninin külfet ve masraflarını başka bir aile büyüğünün üzerine alması ile iki aile grubu arasında kurulan tasavvurî (manevî) akrabalığa verilen addır. Sünnet masraflarını karşılamak ve sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak çırpınmasına engel olmak kirvenin temel görevleri arasındadır. Aileler arasındaki ilişkileri geliştiren ve pekiştiren, bir tür sosyal sigorta mekanizması niteliği taşıyan kirvelik Kars, Sivas, Mersin hattının altında kalan yörelerde yoğunlaşmakta, bu hattın üstündeki yörelerimizde ya seyrek olarak uygulanmakta ya da hiç gerçekleştirilmeyen bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Araştırmanın Kaynakçası(  Türk Aile Ansiklopedisi, Ahmet Mağden)