Sarı Çizmeli Mehmet Ağa

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyimi ve Hikayesi

İzmir’in önde gelen  zengin bir adamın, Aydın’dan bir misafiri gelecekmiş.

Bu misafiri Alsancak istasyonunda karşılamak ve alıp eve getirmek üzere kendi faytonunu ve uşağını istasyona göndermiş.

Uşak istasyona giderken efendisine sormuş: “Ben gelecek misafiri tanımıyorum. Kalabalıkta nasıl bileceğim?”

Efendisi de:

“Uzun boylu, elli veya ellibeş yaşlarında, tıknazca, efe bıyıklı, sarı çizmelidir, elinde gümüş saplı kamçısı vardır, ismi Mehmet Ağadır” diye tarif etmiş.

Tren gelmiş, yolcular vagonlardan birer ikişer inmeye başlamış. Garın içi ana-baba günü gibi mahşerî kalabalık olmuş. O tarihlerde nerden çıktıysa sarı çizme giymek pek modaymış. Trenden inen yolcular arasında pek çok sarı çizmeli insan varmış. Uşak şaşırmış ve hangisine sahip çıkacağını kestirememiş. Başlamış yüksek sesle bağırmağa;

“Aydın’dan gelen Sarı Çizmeli Mehmet Ağam” diye, avazı çıktığı kadar haykırırken, uşağın bu saf hareketi herkesin hoşuna gitmiş. Kalabalık arasında gülüşmeler başlamış. O gün istasyonda bulunup gülüşen kalabalık Sarı Çizmeli Mehmet Ağa lâfını bütün yurda yaymışlar.

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa deyimi, ismi adresi bilinmeyen ya da eksik bilinen bir kişiyi tarif etmek için kullanılır.

Kaynak: Selim Gündüzalp / Deyimler ve Öyküleri

Related Posts

You may also like

Erdal Öz Kanayan Kitap Özeti

Kanayan kitabı yazarı kimdir, Kanayan kitabı içeriği konusu,