Röportaj Nedir, Nasıl Yapılır, Özellikleri

Aralık 5, 2012 Yorum yok. »

röportajRöportajın Ne Olduğu, Özellikleri ve Röportajın Nasıl Yapıldığı Konusunda Bilgiler;

 Haber değeri taşıyan önemli ve güncel bir olay, durum, kişi ya da gelişmeyle ilgili ayrıntılı bilgi veren, bu bilgiye yazarın kişisel görüşlerinin, gözlemci ve soruşturmacı kişiliğinin eklenmesiyle zenginleşen gazete ve dergi yazılarına röportajdenir. Yaptığımız tanımdan da anlaşılacağı üzere haber yazısıyla röportaj arasında çok yakın bir ilişki vardır. Çünkü her iki metin türünün de temelinde ?haber? olgusu yatmaktadır. Aralarındaki fark şudur: Haber yazısı, haberin kısa ve objektif biçimde verildiği metin türüdür. Röportaj ise haberin, detaylandırılarak ve kişisel görüşlerle zenginleştirilerek verildiği metin türüdür.

Röportajları, konuları bakımından bir yeri, bölgeyi konu alan röportajlar, insanı konu alan röportajlar ve eşyayı konu alan röportajlar şeklinde üçe ayırarak incelemek mümkündür.

Bir Yeri Ya Da Bölgeyi Konu Alan Röportajlar

Hem Türk hem de dünya edebiyatında röportaj denince akla ilk gelen metinler, bir yeri, bölgeyi konu alan röportajlardır. Bu tür metinler, yazarların, yaşadıkları ortamların dışına çıkarak, bazen uzun ve yorucu seyahatler yaparak gittikleri yerlerde haber niteliği taşıyan olay ve durumları gözlemlemeleri ve bunları metinlerine konu etmeleriyle oluşturulur. Bu açıdan bakıldığında röportajla gezi yazısının ortak noktaları olduğu söylenebilir. Aralarındaki temel fark şudur: Gezi yazısı yazarı, haber peşinde değildir; röportaj yazarı ise haber peşindedir. Gezi yazısı yazarı, gezdiği yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını okuyucularına aktarmakla, oraların belirgin niteliklerini metnine yansıtmakla yetinen bir gezgindir, bir turisttir. Onun açısından gezmek, böylelikle bir yerleri görmek; başlı başına bir amaçtır. Röportaj yazarı açısından ise gezmek başlı başına bir amaç değil, haber bulmak için bir araçtır, bir yöntemdir. Gerçi buna gezmek de denemez. Röportaj yazarının yaptığına ?haber bulmak, metnine konu olacak olay, kişi, durum ve nesneler üzerinde yoğunlaşarak bunlarla ilgili bilinmeyenleri ortaya çıkarmak için seyahat etmek? demek daha doğru olacaktır.

Bir yeri ya da bölgeyi konu alan röportajlar iki şekilde oluşturulur: Ya bir yerde önemli bir olay olmuş ve bu olay ülke gündemine bir şekilde taşınmıştır ya da haber belli değildir, yazar, gittiği yerden röportaja konu olacak haberler bulmak durumundadır.

a. Haber belli ise röportaj yazarına düşen; bu haberi detaylandırmak, habere konu olan gerçeği tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarmak, insanlarla konuşmak, bilgi ve belge toplamak, fotoğraf çekmek, daha sonra da bütün bunları kişisel izlenimleriyle zenginleştirerek yazıya aktarmaktır. Söz gelimi bir yerde sel, çığ, deprem gibi doğal bir afet yaşanmıştır. Röportaj yazarı bu tür bir olay karşısında şöyle bir tutum takınır: Olay yerine gider, gittiği yerde bu afetten etkilenenlerle, yetkililerle ve yardım görevlilileriyle konuşur; gözlemlerde bulunur, böylelikle olayı ve bu olayın etkilerini ayrıntılarıyla anlamaya çalışır. Gördüklerini, duyduklarını, sesli ve görüntülü kayıt yapabilen araçlardan yararlanarak belgeler. Yani yazısı için gerekli olan materyalleri toplar. Ama yazısını sadece bunlar üzerine kurmaz. Gördükleri, duydukları, yaşadıkları karşısında bir insan olarak ne hissettiğini de anlatır yazısında. Böylelikle yazısına kişisel görüşlerini, izlenimlerini ve duyarlıklarını yansıtır, metnine edebî bir hava da katar.

Röportaj yazmak için ille de bir afetin olması, bir olumsuzluğun yaşanması gerekmez. Söz gelimi tatil yörelerinde turizm mevsimi açılmış, bu yörelerde hayat canlanmaya, ticari ortam hareketlenmeye başlamıştır ya da Anadolu?nun uzak bir köşesinde bir festival yapılacaktır yahut ülkede erken seçim kararı alınmış, partiler yoğun bir kampanya dönemine girmiştir. Bütün bunlar, bir yeri-bölgeyi konu alan röportajlarda ele alınabilecek konular arasındadır.

b. Haber belli değilse röportaj yazarına düşen, okuyucuların pek bilmedikleri bir bölgeye giderek oradaki yaşam tarzını ve insan ilişkilerini incelemek, o bölgeden yazacağı metne konu olacak ilginç haberler ve insan öyküleri ortaya çıkarmaktır. Söz gelimi röportaj yazarı, Karadeniz bölgesine, oradaki yaylalara, köylere gider. Oradakilerin yaşam biçimlerini, sorunlarını, dertlerini, acılarını, endişelerini, sevinçlerini, umutlarını, beklentilerini, mutluluklarını anlamak için gözlemlerde bulunur, onlarla konuşur. Böylelikle o bölgenin gerçeklerini olanca çıplaklığıyla kavramaya çalışır. Bu gerçekleri somut biçimde tespit etmek için sesli ve görüntülü kayıt yapabilen cihazlardan yararlanır. Gördüklerinden, duyduklarından, yaşadıklarından yola çıkarak o bölgeyi, o bölgede sürdürülen hayatı, o bölgede yaşayan insanların türlü özelliklerini konu alan, kişisel görüşler ve izlenimlerle zenginleştirilmiş, edebî metin tadında okunan röportajlar yazar.

Röportaj türleri içinde en önemli ve kapsamlısı, bir yeri-bölgeyi konu alanlardır. Bu tür metinlerin ortaya çıkışı, gazetecilik tarihi açısından bir dönüm noktası sayılabilir.

Gazeteler, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarının insan hayatına yeni yeni girdiği 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına kadar kamuoyunun haber alma ihtiyacını karşılama noktasında çok önemli işlevler üstlenmiştir. Söz konusu dönemde, haber yazıları aracılığıyla okuyucularını yurt ve dünya gerçekleri hakkında bilgilendirmeye çalışan gazeteler, zamanla ses kayıt cihazı ve fotoğraf makinesi gibi araçların kullanılırlığının kolaylaşması ve okuyucuların gazetelerden beklentilerinin çoğalmasına paralel olarak sayfalarında röportaj metinlerine de yer vermişlerdir.

Haber değeri taşıyan bir olay, durum, kişi, nesne vb.ni bütün yönleriyle ortaya koymayı, bunlar hakkında araştırmaya, gözleme ve izlenimlere dayalı ayrıntılı bilgiler vermeyi amaçlayan bir metin türü olan röportaj, Türkiye?nin kendi sosyal gerçeklerini yeni yeni tanımaya başladığı 1950?li ve 60?lı yıllarda, kentli okuyucu kitlesinin yurt gerçekleri ve sorunlarıyla tanışmasına olanak sağlamıştır. O yıllarda bazı gazeteciler birer röportaj yazarı olarak Anadolu?nun dört bir köşesine dağılmış, ellerinde günümüz teknolojisiyle kıyaslandığında çok ilkel sayılabilecek ses kayıt cihazları ve fotoğraf makineleriyle yurt gerçeklerini anlamaya ve belgelemeye çalışmışlardır. Bu dönem röportaj yazarlarının en önemlileri şunlardır: Fikret Ot-yam, Yaşar Kemal, Halit Çapın, Mete Akyol, Hikmet Feridun Es, Cengiz Tuncer, Dursun Akçam, Erol Toy, Kerim Korcan, Necmi Onur, Mustafa Ekmekçi, Yahya Benekay.

Bu yazarların, yayımlandıkları zaman diliminde büyük etki uyandıran röportajlarının önemli bir bölümü, günümüzde de yaşarlığını sürdürmektedir. Haber yazısıyla röportaj arasındaki gerçek fark da bu noktada ortaya çıkmaktadır: Bir haber yazısı, ancak yazıldığı gün için değerlidir, yazıldığı gün okunur, ertesi gün bayatlar. İyi hazırlanmış bir röportaj ise hiçbir zaman bayatlamaz. Aradan uzun süre geçse de bir romanın, bir şiirin, bir hikâyenin okunması gibi edebî bir tat alınarak okunmaya devam eder.

Bir yeri-bölgeyi konu alan röportajlarda öyküleyici anlatım, söyleşmeye bağlı anlatım, açıklayıcı anlatım ve betimleyici anlatımdan sıkça yararlanılır. Bu tür metinler, röportajın; edebiyata, edebî metinlere, özellikle de hikâyeye en yakın türüdür.

İnsanı Konu Alan Röportajlar

İnsanı konu alan röportajlar, ?anı?nın bir türü olan ?anı-portre?lerle bazı açılardan benzerlik gösterir. Aralarındaki fark şudur: Anı-porte yazarı, ortak bir yaşanmışlığının olduğu kişilerle ilgili gözlem ve izlenimlerini anlatır yazısında. Bunu da hatırlayarak yapar. Yazar bir bakıma kendisine sorduğu ?Ben bu yaşıma kadar kimleri tanımışım, kimler benim hafızamda bugün bile silinemeyecek izler bırakmış, onları şimdi nasıl, hangi özellikleriyle hatırlıyorum?? gibi soruların cevabını bulmak amacıyla anı-portre yazmaya koyulur ve o kişilerle ilgili olarak neyi hatırlıyorsa, ne kadarını hatırlıyorsa onu yazar. Röportaj yazarı ise güncelden hareket eder. Belli bir alanda üne kavuşmuş, toplumun önemli bir kesimince tanınmış ya da önemli ve değerli olmasına karşın kamuoyunca tanınmamış bir kişiyi anlatır yazısında. Bu yazıyı oluşturmak için birtakım hazırlıklar yapar: Röportaja konu olacak kişiyle ilgili çeşitli araştırmalar yapar, o kişinin gazete ve dergi okuyucusuna ilginç gelecek, onları bazı konularda düşündürecek özelliklerini bulmaya, bunlar üzerinde yoğunlaşmaya çalışır. Ardından o kişiyle görüşür, ona sorular sorar. Aldığı cevaplardan ve o kişinin kendisi üzerinde bıraktığı izlenimlerden yola çıkarak o kişiyle ilgili bir değerlendirme, bir izlenim yazısı oluşturur. Böyle bir yazıda haber, yorum, değerlendirme ve izlenim iç içe geçer. Bu iç içe geçmişlik, sadece bu tür röportajların değil, bütün röportaj türlerinin en belirgin özelliğidir.

İnsanı konu alan röportajlarda daha çok söyleşmeye bağlı anlatımdan ve betimleyici anlatımdan yararlanılır.

Röportaj metinlerinin bazı bölümlerinde özellikle de insanı konu alan röportaj metinlerinde soru-cevap-lara sıkça yer verilir. Ama hiçbir röportaj metni baştan sona soru-cevaplarla oluşturulamaz. Sadece soru-cevaplardan oluşan metinlere mülâkat denir.

Eşyayı Konu Alan Röportajlar

İnsan yaşamıyla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkisi bulunan herhangi bir nesnenin okuyuculara ilginç gelecek niteliklerinin ön plana çıkarılarak tanıtılması amacıyla kaleme alınan röportajlara eşyayı konu alan röportaj denir. Bu tür metinlerin ilgi çekici olması, yazarın, söz konusu nesneyle ilgili çeşitli araştırmalar yapmasına, o nesnenin türlü özelliklerini ortaya çıkarmak için bazı kişilerle görüşmeler yapmasına, bu görüşmeler ve araştırmalar sonucunda edindiği bilgileri kendi izlenim ve kanaatleriyle zenginleştirerek yazısına aktarmasına bağlıdır.

Eşyayı konu alan röportajlarda daha çok açıklayıcı anlatım, betimleyici anlatım ve söyleşmeye bağlı anlatımdan yararlanılır.

Röportajları bir yeri-bölgeyi, insanı ve eşyayı konu alan röportajlar şeklinde sınıflandırmak, bir röportajda bunların tümünün bir arada ele alınamayacağı ya da bu konuların dışında röportaj yazılamayacağı anlamına gelmez. Bu noktada şunu özellikle belirtmeliyiz. Röportaj haber yazısının genişletilmiş ve kişisel izlenimlerle zenginleştirilmiş şeklidir. O hâlde haber niteliği taşıyan bütün kişi, nesne, olay, olgu ve gelişmeler hakkında röportaj yazılabilir. Yeter ki röportaj yazarı, ele aldığı konuyu enine boyuna araştırsın, incelesin, bu konuyla ilgili olarak insanlarla konuşsun, bilgi ve belge toplasın, fotoğraf çeksin. Seyahat etmeden, insanlarla yüz yüze görüşmeden röportaj yazmak olanaksızdır. Masa başında oturup bir iki yere telefon ederek ya da bilgisayar karşısına geçip bazı internet sayfalarını ziyaret ederek gerçek bir röportaj yazılamaz. Çünkü röportaj yazarı, gerçekleri tüm boyutlarıyla ortaya çıkarmak, bu gerçekleri gözlem, izlenim, yorum ve değerlendirmeleriyle zenginleştirerek anlatmak zorundadır.

Röportaj metinlerinde dil daha çok göndergesel işlevde ve heyecana bağlı işlevde kullanılır. Başarılı bir röportajcı, metnin kimi bölümlerine kurgusal ve edebî bir hava katmak için dili şiirsel işlevde de kullanabilir. Röportaj metinlerinde açık, yalın, duru, samimi, akıcı ve sürükleyici bir anlatımın olmasına dikkat edilir.

GÜNÜMÜZDE RÖPORTAJ

Röportaj yazarlığı, haber yazısı yazarlığının bir üst aşaması gibidir. Habere derinlik ve yorum katmaktır. Bu anlamda röportajcılığın günümüzdeki karşılıklarından biri olarak soruşturmacı gazetecilik terimi kullanılabilir. Günümüzde gazetelerde ve dergilerde haber yazılarına oranla daha geniş yer tutan, bir araştırma ve soruşturma sürecinden sonra yazılan, fotoğraflarla ve diğer belgelerle desteklenen, bir gerçeği ortaya koymakla birlikte yazarının kişisel kanaatlerini de içeren yazılar ve yazı dizileri, birer soruşturmacı gazetecilik örneği olarak değerlendirilebilecek, dolayısıyla da röportaj bağlamında ele alınabilecek metinler arasındadır.

Bir yeri-bölgeyi; doğası, tarihsel dokusu ve insan ilişkileriyle okuyuculara tanıtmayı amaçlayan ve daha çok gezi-keşif dergilerinde yayımlanan bazı metinler de bir araştırma sonucunda oluşturulduğu, habere derinlik ve izlenim katan bir yönü bulunduğu için bir yeri-bölgeyi konu alan röportajlar arasında değerlendirilebilir.

Günümüzde televizyonun ve bilgisayarın özellikle de İnternet?in yaygınlaşmasıyla birlikte haberciliğin merkezi, yazılı basından görsel basına kaymıştır. Bugün televizyonların canlı yayınlarla, son dakika haberleriyle desteklenen haber bültenleri ve haber içerikli diğer programları, İnternet ortamında varlıklarını sürdüren haber portalları; kişilerin haber alma ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılamaktadır. Bu anlamda röportajcılık da neredeyse bir metin hazırlama işi olmaktan çıkmış; araştırma, soruşturma, analiz etme ve yorumlamaya dayalı çeşit televizyon programcılığına dönüşmüştür. Günümüz televizyon kanallarının haber merkezlerinde bu tür haberler yapan onlarca araştırmacı-soruşturmacı gazeteci olduğu gibi sadece bu bağlamda programlar yapan birçok gazeteci ve televizyoncu da vardır.

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin