Oğuzlar Hakkında Bilgi

Aralık 7, 2012 Yorum yok. »

osmanli Oğuzlar Hakkında BilgiDede Korkut Hikâyelerinde Anlatılan Oğuzlar Kimlerdir

Oğuzlar, 10. yüzyıldan itibaren Batı Asya’da yani İran, Irak, Azerbaycan, Suriye ve Türkiye’yi içine alan coğrafyada etkili olmuş olan bir halktır. Bugün yine yaklaşık olarak aynı bölgelerde yaşayan Türk halklarının pekçoğunun Oğuzların soyundan geldiği bilinmektedir.

Tarihte Oğuz adı ilk defa 6. veya 7. yüzyıldan kalma bir yazıtta yer almaktadır. Göktürk Kitabelerinde de “Dokuz Oğuz Budun”dan bahsedilmektedir. Bu Dokuz Oğuzlar, Göktürk Devletini kuran unsurların içinde yer almış, zaman zaman da isyan ederek bağımsızlık savaşı vermişlerdir. Göktürk Devleti’nin yerine kurulan Uygur Devleti’nin sona ermesinden önce batıya Sirderya bölgesine göç eden Oğuzlar “Sirder-ya Oğuzları” olarak bilinir. Bunlar kısa bir süre sonra Türkmen olarak da adlandırılmışlardır. Bu Oğuzlar iki büyük kol halinde idiler: İç Oğuz (Üç Ok) ve Dış Oğuz (Boz Ok). Onuncu yüzyılın ilk yarısında Oğuzlar 50. ve 40. enlemler ile 60.-70. boylamlar arasında kalan bölgelerde Aral ile Balkaş gölleri arasında Seyhun ırmağı (Sirderya’nm) boylarında yaşıyorlardı. Kuzeyde Peçenek ve Kimek; Batıda Bulgarlar ve Hazar Denizi; güneyde ise İslam devleti olan Samanilerle komşu idiler. Oğuz yabguları Aral’ın doğusunda Yengikent’te otururlardı. Aral’ın kuzeyindeki İdil’e kadar uzanan bozkırlar İslam coğrafyacıları tarafından “Oğuz Çölü” olarak isimlendirilmiştir.

Oğuzların tarihte oynadıkları asıl rol Selçuk (Selçük) hanedanı ile başlamıştır. Bu hanedan, Oğuzların Kınık Boyuna mensuptu. Hanedana ismi verilen Selçük’ün babası Dukak Bey, Oğuz yabgusunun hizmetinde önemli bir mevkiye sahipti. Onun ölümünden bir süre sonra Selçük de aynı şekilde etkili mevkiye gelmiştir. Ancak bir süre sonra Selçük muhtemelen Oğuz yabgusuyla düştüğü anlaşmazlıklar sonucunda daha güneyde yine bir Oğuz şehri olan Cend’e gelmiştir.

Cend’de yabgunun hâkimiyeti zayıftı ve bir süredir İslam dini bu civarda hızla yayılmaktaydı. Güney’dc Maveraünnehir bölgesinde bulunan Samani devleti Karahanlılarla mücadele halindeydi. Selçük Bey’in yaklaşık olarak 960 yılları civarında iktisadi ve siyasi şartları da dikkate alarak Müslümanlığı seçtiği görülür. Bundan sonra hem Oğuz yabgusuyla hem de Samanilerin tarafında Karahanlılarla mücadeleye başlamıştır. Samaniler, Selçuklu hanedanına hizmetleri karşılığında Buhara ile Semerkant arasındaki Nur kasabasını yurtluk olarak verdiler. Bundan bir süre sonra Samanı” devletinin yıkıldığını görüyoruz. Bu zamana kadar Selçük Bey, bölgede kendisine etkili bir yer sağlamış, Sa-manîlerin mirasını paylaşmak isteyen Karahanlı ve Gazneliler arasındaki mücadelede önemli unsurlardan biri haline gelmişti, 1009 yılında yüz yaşında ölmüştür. Bundan sonra Selçukluların Horasan’a doğru yayılarak siyasi bir güç haline geldikleri, bir süre sonra da Karahanlı ve Gaznelileri bertaraf ederek Büyük Selçuklu devletini kurdukları görülür. Selçukluların idaresindeki Oğuzların Anadolu’ya ilk girişleri 10161021 yıllarındaki bir akınla olmuş, bundan sonra da akınlar sürmüş, nihayet 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu Oğuzlar için kalıcı bir yurt haline gelmiştir. Demek ki X. ve XI. yüzyıllar Oğuzların Orta Asya’dan Batıya doğru hareketlendikleri, Azerbaycan, İran ve Anadolu’yu yurtlaştırdıkları yüzyıllar olmuştur. Bu yüzyıllarda Oğuzların birden bire değilse de kitleler halinde müslümanlaştıkları görülmektedir. Birçok araştırmacı, Dede Korkut hikâyelerinde bu tarihi dönemlerin de yansıtıldığı görüşündedir.

Oğuzlara, İslam tarihçi ve’coğrafyacıları tarafından Türkmen adı da verilmiştir. Türkmen adının kaynağı belirsizdir. Kimi araştırmacılar Oğuzlarla Türkmenlerin aynı boy olmadğmı da savunmaktadırlar. Ancak zamanla Oğuz adı yavaş yavaş unutulmuş, Türkmen adı bütün Oğuzlar için kullanılır olmuştur.

Sirderya Oğuzları, iki büyük kola ayrılır: İç Oğuz (Üç Ok) ve Dış Oğuz (Boz Ok). Bunlar da kendi içinde on ikişer boya ayrılmaktadırlar. Böylece Oğuzlar, yirmi dört boya bölünmüş olur. Tarihi süreçlerde sayılar ve isimler farklı olarak kaydedilmiş olmakla birlikte bu yapılanmayı oluşturan boyların adlan şöylece gösterilebilir:

İç Oğuz, yani Üç Ok grubu: Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni, Salur, Eymür, Alayundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık.

Dış Oğuz, yani Boz Ok grubu: Kayı, Bayat, Alkaevli, Karaevli, Ya-zır, Dodurga, Döğer, Yaparlı, Avşar, Kızık, Beydili, Karkın.

Oğuz boy birliğinin başı olan yabgu, boylar arasında dönüşümlü olarak seçilir, verasetle geçmez, herhangi bir boy veya sülalenin tekelinde bulunmazdı.

Oğuzlar genel olarak göçebe olsalar da, bazen başka halklarla karışık olarak yaşadıkları şehirler de vardı. Yengikent, Oğuz yabgusunun kışlağı olan şehirdi. Savran, Sıgnak, Sütkent gibi Oğuz kentleri de vardı. Oğuzların etraflarındaki başka halklara ait şehirlerle ticaret yaptıkları, yılkı, davar, kürk ve silah sattıkları bilinmektedir. Dede Korkut’ta Beyrek hikâyesinde geçen “bezirgânlar” da Oğuzlardan olmalıdırlar.

Oğuzlar, Tanrının birliğine ve ölümden sonraki hayata inanırlardı. Bu yüzden ölü, giysileri, silahları, atı ve yiyecek-içecekle birlikte gömülmektedir.

Oğuzlar’da aile kutsaldır. Anne babaya saygı gösterilir, haklan korunur. Tek eşle evlilik esastır. Zina büyük suçtur.

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin