Nasrettin Hocanın Türbesi

Mart 27, 2011 Yorum yok. »

1208- 1284 Yılları Arasında Selçuklular Döneminde Akşehirde Yaşayan Nasrettin Hocanın Türbesi

Nasrettin Hoca Turbesi Nasrettin Hocanın Türbesi

Her yanı açık olduğu halde yalnız bir girişi bulunan veya kilitli olan yerler için Nasrettin Hocanın Türbesi gibi ifadesi kullanılır.

 

Nasreddin Hoca’nın Türbesinin kapısında da kale kapılarında olan büyük demir bir kilit vardır.

 

Nasrettin Hocanın Türbesi yakınında bulunan heykeli

Nasrettin Hoca Heykeli Nasrettin Hocanın Türbesi

 

Nasreddin Hoca, M. 1284′te Akşehir’de 76 yaşmda iken vefat etmiş ve Akşehir’in en eski Selçuklu mezarlığına gömülmüştür. Daha soma mezarının üzerine altı sütuna oturan kubbeli bir türbe yapılmıştır. “Bugünkü tapu kayıtlarına göre Kileci mahallesi 215 Ada, 1-2 parselde bulunmaktadır ve altı köşeli bir iç kısım ve 12 köşeli bir dış kısımdan meydana gelmektedir. Birinci kısım beylikler döneminde, dış kısım da 1878′de yapılmıştır. Türbede Nasreddin Hoca’nm sandukası Doğu-Batı istikametinde yerleştirilmiştir.” Hoca, kendi adını taşıyan bu mezarlıkta medfun olan Nasreddin Hoca’mn ilk inşa edilen türbesinin her yanı açık ve kıble tarafındaki kapısının üzerinde ilginç bir asma kilidin mevcut olduğu bilinmektedir.

Hoca’mn türbesi İbrahim Hakkı Konyalı’nın söylediğine göre M. 1476 yılında harap durumda olan ve 1878′e kadar bu durumda kalan türbe, daha sonraları Akşehir ileri gelenlerince onarılmıştır. Nasreddin Hoca’nın şimdiki türbesi ise II. Abdülhamit zamanında M. 1905′de Konya Valisi olan Faik Bey ile Akşehir Kaymakamı Mustafa Şükrü Bey tarafından onarımı yaptırılıp üstüne dört satırlık Türkçe bir kitabe kondurularak bugünkü haline getirilmiştir.94 Daha sonraki yıllarda da Akşehir Belediyesi tarafından türbenin bakımı ve çevre düzenlemesi yapılmıştır.

Nasreddin Hoca’nın türbesi, tarih boyunca ziyaret edilen önemli mekânlardan biri olmuş, pek çok eserde bu yapıdan söz edilmiştir. Bu eserlerden biri de bir dönem Akşehir’de kaymakamlık; yapmış olan Bereketzâde İsmail Hakkinin “Yâd-ı Mâzi” adlı kitabıdır. Türbenin o zamanki hali hakkında bilgi vermesi açısından kitaptaki ilgili bölümü buraya alıyoruz:

” Zahiri güldürüp bâtını düşündüren o latif menkıbeleriyle cihana destan olan Hoca Nasreddin Hazretleri de Akşehir’de medfundur. Türbesi kasabanın kuzey-doğu kenarında ve yoldan biraz içerlikçe ve Konya Caddesi üzerindedir. Türbe-i Şerifi’nin, tahayyül ettiğimiz gibi, vaktiyle dört tarafı açık olduğu halde büyük bir kilitle kilitlenmiş büyük bir kapısı varmış. Somadan bazı memleket ileri gelenleri tarafından, üzeri İdremith ve etrafı tahta parmaklıklı olarak çatı altına alınmış, bazı mahallelerdeki cami şadırvanları tarzında inşa edilince, şimdi eskisi kadar değilse de yine binanın şekli ile muhteviyatının her halinde bir garabet eseri görülür. Merhum Hoca’nm kabri üstüne konulmuş ufacık bir sandukanın başına geçirilmiş büyük bir sarık, mübalağa olmasın ama sandukanın hemen üçte bir yerini tutuyor… Sandukanın önüne dikilmiş ufak bir taşa irab ve anlam bakımından mükemmel olan (!) şu acaib cümle kazınmış: “Hâzihi’t-türbet’ül-merhûm’ül-mağfûr ilâ abdihi’l-ğafûr Nasreddin Efendi ruhuna fatiha!”

Kitabenin altında da Hoca’nın vefat tarihi olmak üzere şu rakamlar görülür: 386. Bu rakamlar normal olarak soldan sağa doğru okunursa Nasreddin merhumun dördüncü hicri asırda yaşamış olması lâzım gelir ki, buna kail olanı görmedik; tersine okunsa altı yüz seksen üç tarihinde fani âleme veda etmiş oluyor. Bu halde ünlü cihangir Timurlenk ile Hoca arasında cereyan etmiş bazı vakalara dair dolaşıp duran kıssa ve rivayetler asılsız ve esassız olup Hoca merhumun Anadolu Selçukluları zamanında yaşadığı ihtimali teyit ediliyor… O dipsiz testiler, kabrin sağmda solunda hâlâ dizili…

Kabr-i Şerif ziyaret edildiği sırada, ziyaretçinin hatırına merhum Hoca’ya isnad olunan garip hikâyeler, nadir latifeler geldiğinden midir nedir, gülmemek kabil olmuyor. İnsan ne kadar hüzünlü ve gamlı olsa, yine şâd olur.”95

Türk Milleti’nin zeka inceliğini, nükte gücünü, en iyi şekilde yansıtan kişi olarak Türk Kültür Tarihi’nde layık olduğu seçkin yerini alan Nasrettin Hocanın Türbesi hakkında çeşitli kaynaklardan yaralanırlarak hazırılanmıştır.

 Akşehir?in bilge kişisi Nasreddin Hoca?nın Türbesi şehir mezarlığında yer almaktadır. Nasreddin Hoca 683 Hicri, 1284 yılında ölmüş ve türbe, mezarının üzerine yapılmıştır. Sandukasına ait başucu şahidesindeki tarih 386 şeklinde ters yazılmıştır.

Özel olarak düzenlenmiş bir giriş mekânı ile ulaşılan türbe, altı sütun ve kemerler üzerine oturan kubbeyle örtülmüş baldaken tarzda inşa edilmiştir. 1906 yılında Sultan II. Abdülhamit tarafından yapılan onarım sırasında da, türbenin etrafı revak şeklinde 12 sütuna yaslanan kemerlerin taşıdığı piramidal külâhlı ikinci bir yapıyla kuşatılmıştır. Hoca?nın mizah yönünü silmemek amacıyla, açık türbenin iki sütunu arasına bir kapı yerleştirilmiş, üzerine de büyük bir kilit takılmıştır.

Türbede, Nasreddin Hoca?nın yanısıra Çelebi Mehmet?in kızı Habibe Hanım?ın da mezar taşı bulunmaktadır. Her yıl on binlerce kişi tarafından ziyaret edilen türbe girişinde hatıra ve hediyelik eşya satılan küçük bir mağaza bulunmaktadır.

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin