Nasreddin Hoca Hakkında Bilgiler

Nisan 24, 2011 14 Comments »

nasrettin hoca Nasreddin Hoca Hakkında Bilgiler

Nasreddin Hoca’nın hayatından kesitler, Nasreddin Hoca ile ilgili merak edilen sorular…

Nasreddin Hoca, Anadolu’da doğmuş, yaşamış ve vefat etmiş bir isim olmasına rağmen yaygın ünü nedeniyle “Yalnız Anadolu Türklüğünün değil, bütün Türk âleminin, aynca Balkan ve Batı uluslarının tebessüm kaynağı olmuş, kişiliği Çin sınırını aşan bir evrensellik kazanmış” bir şahsiyet olarak bilinmektedir. Hatta tanınma sahasının zaman içerisinde Amerika’ya, Afrika’ya kadar genişlediğini biliyoruz. Bu demektir ki; Nasreddin Hoca, hemen bütün dünya milletlerinin tanıdığı en meşhur Türk büyüğüdür. Bu yüzden, bugün dünyanın neresine gidersek gidelim onun; ismi bilinen, fıkraları anlatılan, hakkında kitaplar yazılan, incelemeler yapılan, sinema ve tiyatroya konu olan bir kişilik olduğunu görürüz.

Gerçek bu şekildedir; ama her şöhretli insanın başına gelen onunkine de gelmiş, zaman içerisinde efsanevi kişiliği tarihi kişiliğini unutturmuş, her kültür ona yeni bir kimlik biçmiş, üretilen her fıkra onun adına bağlanarak ortaya çok kimlikli bir Nasreddin Hoca portresi çıkmıştır. Bugün neredeyse her milletin bir Nasreddin Hocası vardır. Ya da Anadolulu Nasreddin Hoca, farklı coğrafyalarda farklı farklı isimlerle karşımıza çıkmaktadır. O, kimi zaman “Molla Nasreddin”, kimi zaman “Koja

Nasreddin”, kimi zaman “Hoca Nasr”, “Apendi”, “Efendi” , “Nasreddin Efendi” kimi zaman da adı başka fıkra kahramanlarıyla karıştırılarak “Çuha”  yahut “Peter”  olarak bilinmiştir. Veya Ermenilerde olduğu gibi Pulu Pigi’dir.

Bu durum, zaman içerisinde ona ilişkin şu soruların çıkmasına da neden olmuştur:

  • Nasreddin Hoca gerçek bir şahsiyetin adı mıdır?
  • Bir dönemde Anadolu’da böyle bir insan yaşamış mıdır?
  • Yoksa tamamen efsanevi bir kişilik midir?
  • Yahut başka bir kültürün fıkra tipini Türkler kendilerine mal edip hayali bir fıkra kahramanı yaratarak ona Nasreddin Hoca mı demişlerdir?
  • Yaşadığına tarihi bir kanıt olarak gösterilen türbesi ona mı yoksa adı Nasreddin olan başka birine mi aittir?
  • Bu tartışmalara Nasreddin Hoca’nın biyografisine ilişkin şu sorular da eklenir: Nasreddin Hoca, yaşamış bir kişilik ise hangi yüz yılda yaşamıştır? Asıl adı Nasreddin midir?
  • Hoca sıfatının neyi ifade etmektedir?
  • Bir bilgin midir yoksa bir tüccar yahut bey midir?
  • Kaç karısı, kaç çocuğu vardır?
  • Hangi görevlerde bulunmuştur?

Fıkraları konusunda da ortada sorular vardır:

Nasreddin Hoca’ya ait olduğu söylenen fıkralar gerçekten adı Nasreddin Hoca olan birine ait özgün ürünler midir?

Yoksa Türk kültürüne giren başka kültürlere ait fıkralar Hoca’ya bağlanarak mı anlatılmıştır? Ya da Türk kültür çevresi içinde başka fıkra kahramanlarının ürünleri ona ait mi gösterilmiştir?

Fıkraların gerçek sayısı kaçtır?

Bugün ortada bulunan binlerce fıkra ona ait gösterilebilir mi?

Hatta bu tür tartışmalara Hoca’nm fikri kimliği de dâhil edilir. Çünkü elimizde bizzat Hoca tarafından yazılmış bir kitap bulunmadığı ve ona ait olmayan binlerce fıkra da ona ait gösterildiği için ortada birbirleriyle çelişen Hoca karakterleri bulunmaktadır. Buna göre Hoca; fıkralarında kimi zaman samimi bir dindar, kimi zaman din kurallarıyla alay eden biri, kimi zaman dürüst, çalışkan, elinin emeğiyle geçinen, kimi zaman ise komşusunun bahçesinden hırsızlık yapan, kimi zaman ahlâki ilkeleri en üst değerler olarak bilen, kimi zaman da içki içen, çapkınlık yapan bir portre olarak karşımıza çıkar.

Buna göre;

Hoca, ilim ve irfan ehli bir kişi midir? O, bir meddah yahut bir komedyen midir? Sadece çocuklara mı hitap eder? Amacı güldürmek ve eğlendirmek midir?

Yoksa insanları düşündürmek ve onlara ders vermek gibi bir amacı da var mıdır?

Tasavvufla ilgili midir?

Onu bir bilge, filozof bir kişi olarak görebilir miyiz?

Ortadaki bu kafa karışıklığın en önemli sebeplerinden birinin Hoca’mn tarihi ldşmğinin zamanla unutularak ona efsanevi bir kimlik biçilmesi olduğunu söylemiştik. Buna şunu da ilave edebiliriz:

Nasreddin Hoca konusundaki araştırmaların ilk örneklerini hep yabancılara aittir. Öyle ki M. Fuat Köprülü’ye gelene kadar bizde ne yazık ki onunla ilgili olarak söz edebileceğimiz kayda değer bir çalışma yoktur. Hoca’dan birkaç cümleyle bahseden kaynaklarımız var ise de onlardan hareketle derinliğine bir çalışma yapılmamıştır. Durum böyle olunca da başka kültür ortamlarının yazarları da haklı olarak ulaştıkları kaynak ne ise ondan hareketle Hoca’yı tammlamışlardır.

Yine ortada söz etmeye yarar tek malzeme fıkralar olduğu için bu yabancı araştırmacılar öncelikle kendi ülkelerindeki Nasreddin Hoca algısından hareketle ortaya bir portre çıkarmışlardır. Mesela Peter diye hayali bir fıkra kahramanına sahip olan Bulgarlar, Hoca’yı kendi perspektiflerinden değerlendirerek, onu kimi zaman gerçek, kimi zaman hayali bir tip olarak görmüşlerdir.

Yine Arap dünyası Cuha’yı bütün zamanların fıkra tipine dönüştürerek Nasreddin Hoca fıkralarının aslında Çuha fıkraları olduğunu ileri sürmüştür. Rumlar, biraz da kavmi gayretle Nasreddin Hoca’yı Türklükten çıkarıp Rum yapmışlardır. Ruslar, onu Bolşeviklik döneminde dine muhalif bir kimlikle sunmuşlardır.

Öte yandan müspet bir kişilik olarak ele alındığında da Hoca, milletler arasında paylaşılamamış, her millet onu kendi kültürün bir zenginliği olarak görmek istediği için kendi kültürüne ait gösterme ihtiyacı duymuşlardır. Mesela Uygurların Nasreddin Hoca’yı kendi topraklarında doğmuş kabul etmeleri böyle bir iyi niyetin ve benimseme duygusunun eseridir. Benzer bir durum Hoca’yı Semerkanth, İranlı gösteren anlayışlar için de söz konusudur. Sonuç olarak Hoca, paylaşılamamış, herkesin ve her kültürün bir Nasreddin Hocası ortaya çıkmıştır.

Nasreddin Hoca, sadece yabancı kültür çevrelerinde değil kendi kültür coğrafyasında da tartışılan bir isimdir. Ama buradaki tartışmalar “Nasreddin Hoca kimdir? Ne vakit yaşamıştır? Hatta böyle bir insan yaşamış mıdır? Bütün bu sorulan kesin olarak cevaplandırmaya imkân yoktur.”5 “Nasreddin Hoca diye bir kişinin mevcut olduğun hakkında kati bir kanaatim yoktur.”6 şeklinde düşünenler olsa bile daha çok Hoca’nm varlığı yokluğu etrafında olmaktan öte kim olduğu, nerede yaşadığı, nasıl bir kimliğe sahip olduğu etrafında yoğunlaşmaktadır.

Buna göre ortada Nasreddin Hoca adında tarihi bir kişilik vardır; ama bu kişi, Selçukluların son yıllarında Kastamonu Beyi Çobanoğullarmdan Yavlak Arslan oğlu Nasireddin Mahmut’tur. Bu kişi Hâce Nasıruddin adıyla da anılmaktadır. Bu ad, zamanla Hoca Nasreddin yahut Nasreddin Hoca olmuştur. ” Yani Hoca, aynı adı taşıyan başka biriyle kanştmlrmştrr.”

Bu iddia, temelde Farsça bir Selçukname’ye dayandırılarak ilk defa İsmail Hami Danişmend tarafından ortaya atılmıştır. Ona göre bu kişinin Konya’ya ve Konyalılara işgal yıllarında çok faydası dokunmuş bir kişidir. Öte yandan hükümdarın sevgisini kazandığı için bir ara Maliye Bakanlığı da yapmış ve babasının ölümünden sonra Kastamonu beyi olmuş, daha sonra Keyhatu ile arası açılarak tahtan indirilmiş ve 1300 yılında öldürülmüştür.

İ. Hami Danişmendin bu iddiası, İbrahim Hakkı Konyalı tarafından ele alınmış ve çürütülmüştür.8 Ona göre sözü edilen kişi yani Nasreddin Mahmud, Oğuz Ttolderinin Kayı boyundan ve Selçukluların Uç beylerinden Hüsameddin Çoban’ın torunudur. Bir ara Sultan Mesud ile Akşehir’e de gelmiştir.9 Dolayısıyla; sözü edilen kişinin Nasreddin Hoca’yla hiçbir ilgisi yoktur.

Bu konudaki son iddia ise Nasreddin Hoca olarak bilinen şahsın, aslında Ahi Evren olduğu şeklindedir. Mikail Bayram, Ahilerin piri olan Ahi Evren’in yani Nasüriddin Mahmud’un Nasreddin Hoca olduğunu söylemektedir.10 M. Sabri Koz, bir makalesinde aslında bu görüşün yeni olmadığını benzer bir yaklaşımın daha önce İsa Özkan tarafından da ileri sürüldüğünü belirtmekte ve Hoca hakkında ilk önemli kaynak olan Saltuk-nâme’de Nasreddin Hoca ile Ahi Evren’in ayrı ayrı kişiler olarak bahsedildiğini belirterek bu görüşlerin doğru olamayacağını söylemektedir.11 Gerçekten de Ahi Evrenle Nasreddin Hoca, gerek sözlü gerekse yazılı kaynaklarda ayrı ayrı kişiler olarak ele alınmaktadır. Yani ortada iki ismi birbiriyle karıştırmayı gerektiren bir durum yoktur.

Benzer bir yaklaşımı da Azeri çevrelerinde görmekteyiz. M.A. Sultanov, bir yazısmda 13. yüzyılda yaşamış Nasr’üd-din yahut Nasırü’ddin ismini taşıyan kişilerle Nasreddin Hoca arasında bir bağ kurarak Nasreddin Hoca’mn aslmda ünlü bilgin Hâce Nasireddin Tusi olduğunu söylemektedir.12 Yine Azeri Halkbilimcisi Mehemmed Hüseyin Tehmasip de bu iddiayı paylaşmaktadır. Bu iddianın temel argümanı ise Tusi’nin “Ehlagi Naşiri” adında bir Letâif kitabının olması ve Azerbaycan’da bu anlamda tanınmasıdır.

Bir de biraz önce de bahsedildiği gibi Nasreddin Hoca’yı tarihi bir kişilik olarak kabul eden fakat Anadolulu olmadığını ileri sürenler vardır. Mesela Özbekler Nasreddin Hoca’nın Anadolu’da yaşadığma inanmaktadırlar. Onlara göre Hoca, Özbekistanlı’dır. Uygurlara göre Doğu Türkistanh; Özbeklere göre Buharalı’dır.13 Bu tür bir yaklaşımlann, yaygın ününden dolayı Hoca’ya sahiplenmeyle ilgili olduğu açıktır.

Bütün bunlardan anlaşılması gereken şudur:

Nasreddin Hoca, bu tartışmalardan, ona ait birbirinden farklı anlatımlardan dolayı karmaşık bir denklem durumundadır. Her ne kadar bizler yani Anadolu’da yaşayan insanlar olarak “Hoca tarihi bir şahsiyettir. Türk kültürünün en önemli isimlerindendir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve hatta Türk topluluklarında değişik adlar ile amlsa bile o, hep aym kişidir, tektir ve adı Nasreddin Hoca’dır. Anadolulu’dur. Bu coğrafyada doğmuş yaşamış ve vefat etmiştir. Kişilik olarak da bir Türk-îslâm bilgesidir. Hem âlim hem sûfidir. Toplumunun bir önderidir.” şeklinde özetleyebileceğimiz bir tarihi malumata ve kanaate sahip isek de ortada bizden farklı düşünenler de vardır. Öyleyse

Hoca’mn konu olarak ele alınacağı bir kitaba önce bu soruların cevabını vererek başlamak ve bunun için de hangi çağda ve nerede yaşadığını anlatmak gerekmektedir.

Anadolu ve Dünya Bilgesi Nasreddin Hoca ve Fıkraları Kitabı’ndan alınmıştır

Benzer Yazılar

14 Comments

  1. burcu 06 Şubat 2012 at 18:09 - Reply

    ya bir sorum var ??Nasrettin Hocanın Türk tiyatrosuna faydası nedir?

    • Kültürelbellek 06 Şubat 2012 at 18:57 - Reply

      Nasrettin Hocayla ilgili elimdeki kaynakara bakayım.Siteye ekleyeyim

  2. Büşra 15 Şubat 2012 at 18:28 - Reply

    Nasreddin hoca fıkraları yapıldığı zaman mı yazıldı ?
    Yani yazıya ne zaman geçirildi ? Ödevimi hemen yapmam lazım hiç bir yerde bulamadım .

  3. Kültürelbellek 15 Şubat 2012 at 18:35 - Reply

    Büşra bunu araştırmak lazım. Ben de açıkçası bilmiyorum ve böyle bir soruyla ilk defa karşılaşıyorum. Bu bir ödev mi?

  4. mercan 29 Şubat 2012 at 15:02 - Reply

    acil yardim edin nasrettin hocayla ilgili komik röportaj gerekiyo lütfen acil

  5. serdar 01 Mart 2012 at 16:21 - Reply

    senin sayende ödevimi yaptım

  6. serdar 01 Mart 2012 at 16:22 - Reply

    senin sayende ödevimi tamamladım

  7. ayça 16 Mart 2012 at 08:45 - Reply

    ödevime çok yardımcı oldu

  8. Tolga 16 Mart 2012 at 20:04 - Reply

    nasreddin hoca nın dünyada bu kadar popüler olmasının iki sebebi nedir

  9. ceren 24 Mart 2012 at 20:37 - Reply

    bem biraz beyendim istediğimden yoktu

  10. kedi 17 Kasım 2012 at 09:40 - Reply

    çok güzel çoook yardımcı oldu :)

  11. ediz 26 Şubat 2013 at 19:38 - Reply

    çok güzel çok yardımcı oldu ödevime

  12. aliye 06 Kasım 2013 at 17:29 - Reply

    lutfen acil yardim lazimm yarin sunum yapcam nasrettin hocanin denen fikralarin ona ait olup olmadigini nasi anlariz acil bilen yazsin

  13. kulturelbellek 06 Kasım 2013 at 19:31 - Reply

    http://www.kulturelbellek.com/nasrettin-hocanin-ozellikleri/

    Nasreddin Hocanın özellikleri okuyun. Burayı okuduktan sonra sorunuzun cevabını bulacaksınız.

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin