Nasreddin Hocanın Karısıyla İlgili Fıkralar

Mart 2, 2012 1 Yorum »

 

nasreddin hoca Nasreddin Hocanın Karısıyla İlgili Fıkralar

Nasreddin Hoca Fıkraları; Nasreddin Hoca’nın Karısıyla ilgili fıkralar

HOCA’NIN KARISI

“Hoca bir gün yorgun argın eve dönünce, kendisini kapıda karısı asık yüzle karşılar. Hoca, merak edip sorar:

-Hayrola hanım, bu ne surat böyle. Bir şey mi oldu?

-Hasta komşumuz vardı ya, demiş karısı, Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Hoca:

-Ya, demiş, Allah rahmet etsin. Başımız sağ olsun! Karısının suratında herhangi bir değişiklik göremeyince de:

-Ben, demiş, senin düğün evinden gelişini de bilirim.”

BANA GÖRÜNME DE

“Komşuları bir olup Nasreddin Hoca’yı evlendirmişler. Fakat Hoca, o zamana kadar bu kadını görmemiş. Bir de bakmış ki kadın çirkin üstelik huysuz biri. Ama ne yapsm! Çaresiz kabullenmiş. Sabah olunca karısına:

-Ben pazara gidiyorum, demiş.

-Sen bilirsin Efendi, demiş, ama bir sorum var. Evde sen yokken kime görüneyim kime görünmeyeyim?

Hoca şöyle cevap vermiş:

-Aman Hanım, bana görünme de kime görünürsen görün.”

GEÇİNMEYE GÖNLÜM YOK

“Hoca, karısını boşamak üzere kadıya başvurmuş. Kadı, davayı görmeye başlarken sormuş:

-Karının adı neydi? -Bilmiyorum, demiş Hoca.

-Kaç yıldır evliydiniz?

-On iki.

-Nasıl olur? İnsan on iki yıllık karısının adını öğrenmez mi?

-İlk geceden geçinmeye niyetim yoktu, demiş Hoca, onun için adını bile sormadım.”

KARISINDAN KORKMAK

“Bir gün bir mecliste sohbet ediliyormuş. Konu kadından korkup korkulamayacağı meselesiymiş. Tartışma uzayıp gitmiş. O sırada birisi demiş ki:

-Karısından korkanlar otursun, korkmayanlar ayağa kalksın.

Nasreddin Hoca tabi ki kalkmamış. Ona sormuşlar:

-Hocam, sen de mi korkuyorsun yoksa?

-Tabi korkuyorum, demiş. Görmüyor musunuz adı anılınca dizlerimin bağı çözüldü. Yerimden kalkamadım.”

MAVİ BONCUK

“Hoca’nın iki hamım varmış. Bunlara birbirinden habersiz birer mavi boncuk vermiş ve kesinlikle ötekine göstermemesini tembih etmiş.

Bir gün hanımlar Hoca’nın yanına gelerek sormuşlar:

-Hocam, hangimizi daha çok seviyorsun?

Hoca, işi hemen bağlamış:

-Mavi boncuk kimdeyse, onu, demiş.”

YUNUS OLMAK

“Hoca’nın ilk zamanlar çocuğu olmuyormuş. Karısı bu duruma çok üzülüyormuş. Kadın yine bir gün bu konuyu hatırlayıp başlamış söylenmeye:

-Hamur yapsam kesenim yok, evi süpürsem gezenim yok, yemek pişirsem yiyenim yok. Neyleyim ben böyle dünyayı.

Hoca ne yapsın. Karısına hiçbir şey demeden şöyle içini açmak için evden uzaklaşmış. Balık tutanların yanına gitmiş. Ama karısının hali gözünün önünden gitmiyormuş. Bu üzüntüyle insan bastığı yeri bilir mi? Ayağınm kaymasıyla göle yuvarlanması bir olmuş.

Balıkçılar, Hoca’yı gölden çıkarmışlar:

-Ne yaptın Hoca, demişler. Ne işin vardı gölde?

Hoca içini çekmiş:

-Ne yapayım demiş. Bu dünyada bir Yunus olamadım; bari yunus balığı olayım dedim.”

YERİNDE YELLER ESECEKTİ

“Günlerden bir yaz günü, Hoca iyice terler. Gömleğini çıkarıp bir dala asar. Kendi de oturur, karısıyla çene yarıştırmaya başlar. Derken bir rüzgâr eser. Ne ağaçta dal kalır, ne dalda gömlek!

Hoca:

-Ey karıcığım. Bir kurban kesmek farz oldu bize, diye söylenir. Karısı bu damdan düşer gibi sözden bir şey anlamaz.

-Hayırdır Efendi kurban kesecek ne var bunda, diye sorunca Hoca:

-Bre kan!.. Görmüyor musun gömleğin halini? Ya ben de içinde olsaydım!… Şimdi benim de yerimde yeller esecekti, der.”

İKİ KIYAMET

“Sormuşlar Hoca’ya:

- Kıyamet ne zaman kopacak? diye. Bu kez Hoca sormuş:

- Hangi kıyamet?

- Aman Hoca, demişler, kaç kıyamet var ki?

- İki kıyamet vardır, diye cevap vermiş, karım ölürse küçük, ben ölürsem büyük kıyamet kopar!”

BIRAKIN DA AĞLAYAYIM

“Hoca’nın karısı hastalanmış. Rahmetli, karısının başucuna oturup başlamış ağlamaya. Konu komşu:

- Hocam, demişler, ağlayıp harap etme kendini, inşallah iyileşir.

- Yok, demiş, ben iş güç sahibi adamım, yarın bakarsınız işim çıkar, bir yere filân giderim, iyisi mi elim boşken doyasıya ağlayayım!”

EŞEĞİN YEMİ

“Hoca ile karısı eşeğe yemi hangisinin vereceği konusunda tartışmaya başlamışlar.

Hoca, bakmış ki tartışarak sonuca varamayacaklar, şöyle demiş:

-Hatun, bu böyle olmayacak. En iyisi ilk konuşan yemini versin.

Karısı, bu teklifi kabul etmiş. Susup oturmuşlar. Biraz soma karısı sıkılıp komşuya gitmiş. Hoca tek başına otururken eve hırsız girmiş. Ne varsa derleyip toparlamış. Hoca, hırsızın gürültüsünü duymuş ama yerinden kıpırdamamış.

Hırsız, onu dilsiz sanıp oturduğu odadaki eşyayı bile alıp götürmüş. Karısı eve gelince eşyaların yerinde yeller estiğini kimi öteberinin de yerlere atıldığın görünce:

-Eyvah Efendi, demiş ne oldu burada?

Hoca, sevinçle yerinden kalkmış:

-Hadi bakalım, demiş ver eşeğin yemini.”

DÖRT KİŞİ SIĞAR MI?

“Hoca’nın karısı ölmüş. Bir zaman soma Hoca dul bir kadınla evlenmiş. Kadın, daha ilk geceden, ölen eski kocasım anmaya, onun iyiliklerini sayıp dökmeye başlamış. Hoca başlangıçta aldırmamış ama giderek o da karşılık vermek için eski kansını anar olmuş.

Bir gece kadın yine eski kocasından söz ederken dayanamayıp bir tekme vurmuş, onu yataktan düşürmüş. Kadın:

- Efendi, niye kızdın? diye sorunca:

- Be kadın, demiş, bir sen, bir eski kocan, bir ben, bir de benim eski karım… İnsaflı ol… Dört kişi bu daracık yatağa sığar mı?”

DAHA GİDEYİM Mİ?

“Hoca bir gece karısıyla yatarken kadın:

- Efendi, demiş biraz öteye gidiver!

Hoca kalkmış, kavuğunu cübbesini giymiş düşmüş yollara. Sabaha kadar yürüdükten soma bir tanıdığına rastlamış. Adam sormuş:

- Nereye böyle Hocam?

-Vallahi, demiş, bilmem. Sana zahmet bizim eve kadar git, hanıma sor, daha gideyim mi?

KARI KORKUSU

“Hoca, ocakta ateş yakmak istemiş, üflemiş üflemiş odun yığınını bir türlü tutuşturamamış.

Sonunda gidip karısının çarşafını giymiş, geçmiş ocağın başına, bir üfürüşte ateşi yakmış ve söylenmiş kendi kendine:

- Tevekkeli değil, ocak bile bizim karıdan yılarmış!”

Benzer Yazılar

1 Yorum

  1. Önder Çınarlı 25 Ocak 2013 at 15:06 - Reply

    ya kardeşim iyi fıkraarda şu fıkra niye yok. “Bir gün hoca karısıyla kavga etmiş karısı evden kaçmış Nasrettin hoca karısını aramaya gitmiş aramış heryeri aklından bir düşünmüş gitmiş denize Nasrettin hoca hep denizin kıyılarına bakıyormuş yoldan geçen biri hayrola hoca ne arıyorsun denizin kıyısında nasrettin hoca da yav benim karıyı arıyorum kaçtı da adam yav hoca senin karı kıyılarda kalmazki o gider tee ileriye Nasrettin hoca da demişki yok benim karı inatçıdır gitmez o ileri geriye gider o” bunu koy bence :D

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin