Nasreddin Hocanın Eşeğiyle İlgili Fıkralar

Mart 10, 2012 5 Comments »

nasreddin hoca Nasreddin Hocanın Eşeğiyle İlgili Fıkralar

HOCA’NIN EŞEĞİ

“Hoca, bir gün eşeğiyle derin bir uçurumun kıyısından gidiyormuş. Birdenbire eşeğinin ayağı kaymış. Daha Hoca, ne oluyor demeye kalmadan hayvan aşağıya doğru uçmuş, hızla düşüp parçalanmış.

Hoca durup bir süre ardından baktıktan sonra söylenmiş.

-Bizim eşek uçmasını öğrenmiş ama konmasını öğrenememiş.

ANCAK VARIRIM

“Akşehir pazarına gelen birkaç köylü Hocayı kendi köylerine Cuma namazı kıldırmaya çağırmışlar.

-Hay hay gelirim, demiş Hoca.

Ertesi gün de eşeğine binip yola düşmüş. Yolda tanıdıklardan biri:

-Nereye böyle Hoca, demiş.

Hoca, birkaç saat ötedeki köyün adını söylemiş, Cuma namazı kıldırmaya gittiğini söylemiş. Tanıdığı:

-Ama Hoca, demiş, bugün Salı daha… -Bu eşekle ancak varırım, demiş Hoca.

EŞEĞİN KAÇ AYAĞI VAR?

Hoca, bir gün eşeğiyle yola koyulmuş. Karşısına çıkan biri:

-Hoca Efendi, demiş. Eşeğinin kaç ayağı var?

Hoca inmiş, eşeğinin bacaklarını birer birer yokladıktan sonra:

-Dört ayağı var demiş.

Bu konuşmayı işitenler:

-Hocam, demişler eşeğinin kaç ayağı olduğunu bilmiyor muydun, ne diye saydın? Hoca, gülümsemiş:

-Biliyordum bilmesine de dün akşamdan beri bakmamıştım. Belki bir değişiklik olmuştur diye yeniden saydım.

TURŞU SATAN EŞEK

Hoca, turşuculuk yapmaya karar vermiş. Bir turşucunun eşeğini ve araç-gerecini satın almış. Ertesi gün de yola koyulmuş. Eşek, alışkanlığı gereği sık sık turşu alan evlerin önüne geldikçe anırmaya başlıyormuş. Böylece Hoca’nın “Turşu…” diye bağırmasını önleyip duruyormuş. Oysa Hoca, bir kerecik olsun bağırmak için yanıp tutuşuyormuş. Birkaç kez dövmüşse de eşek huyundan vazgeçmemiş.

Bir gün yine kalabalık arasına girmişler. Hoca sesinin çıktığınca “Turşu…” diye bağırmaya hazırlanırken eşek yine anırıvermiş. Eşekten düşmüşten beter olan Hoca eşeğe dönüp onu azarlamış:

-Bana bak arkadaş, turşuyu sen mi satacaksın ben mi satacağım?

TÜRKÜ SÖYLEYEREK EŞEK ARAMAK

“Hoca bir gün dağ yolunda ilerlerken bakmış etrafta bir sürü köylü, telaş içerisinde köşe bucak aranıyorlar. Hoca’yı görünce:

-Aman Hoca, ne olur bize yardım et! demişler. Subaşı’nın eşeği kayboldu, onu arıyoruz. Bulamazsak canımıza okur.

Bunun üzerine Hoca da aramaya başlamış. Ararken de bir yandan türkü tutturmuş, onu söyleyip duruyormuş.

Hoca’nın bu haline şaşırarak sonmuşlar:

-Hoca hiç eşek böyle türkü söylerken aranır mı?…

Hoca cevap vermiş:

-Kaybolan eşek senin değilse tabi ki aranır!..

BOZ EŞEK

“Hoca’nın boz bir eşeği varmış. Fakat çok huysuzmuş. Hoca, bu yüzden satmaya karar vermiş. Eşeği pazara götürmüş. Biri gelip dişine bakacak olmuş. Adamın elini ısırmış. Biri gelip sırtına bakacak olmuş ona da çifte atmış. Bu böyle devam edip gitmiş. Eşeğe her yaklaşan nasibini almış.

Bu durumu gören satıcıların başı:

-Hoca Efendi, demiş. Bu azılı eşek önüne geleni tepiyor. Bu gidişle onu kimse almaz. Böyle bir belaya kim sahip olmak ister?

Hoca:

-Canım efendi, demiş. Ben de zaten satmak için getirmedim buraya. Adam, iyice meraklanmış:

-Peki niye getirdin?

Rahmetli bir eşeğe bakmış, bir başım sallamış:

-Komşularım bu eşekten neler çektiğimi görsünler diye getirdim…

EŞEĞİN İSTEDİĞİ YERE

“Nasreddin Hoca bir gün eşeğine binmiş. Eşeğin inadı tutmuş. Bir türlü eşeğin başım gideceği yöne çevirememiş.

Bunu gören komşusu:

-Nereye gidiyorsun Hocam? diye sormuş.

Hoca da:

-Eşeğin istediği yere, demiş.”

BİNME ADABI

“Hoca eşeğine ağır bir yük yüklemiş. Bu da yetmezmiş gibi bir de yüklü eşeğin üzerine çıkıp dehlemiş. Dehlemiş ama Hoca’mnki binme değil; ayaklar üzengide, ayakta. Karşıdan gelen bir Akşehirli;

- Yahu Hocam, seksen yaşına geldim böyle eşeğe binen görmedim, deyince, Hoca:

- Ahbap demiş, zaten zavallıcık yükü zor çekiyor, üstüne üstlük ayaklarımı da taşıyor, bir de ben oturursam yazık olmaz mı hayvana…”

BİR DAĞIN ARDI KALDI

“Hoca kaybettiği eşeğini arıyormuş. Ama nasıl arama, mübarek düğüne gidiyor sanki, hem türkü çığırıyor hem eşeği arıyor… Görenler:

- Hayırdır, demişler, böyle ne dolanıp duruyorsun?

- Bizim eşek kayboldu da, demiş Hoca.

- İlahi Hocam, demiş biri. Türkü söyleyerek eşek aramr mı?

- Şu dağın ardına da bakayım, demiş Hoca, bulamazsam, siz o zaman görün bendeki feryadı!”

EŞEK KAYBOLUNCA

“Nasreddin Hoca yoksulluktan pek yakındığı günlerde bir de eşeğini kaybetmiş.

-Karakaçan’ımı bir bulayım, dünyada başka bir şey istemeyeceğim, diye yeminler etmiş.

Bir süre sonra eşek bulunmuş. Hoca’ya ne hissettiğini sormuşlar. O da:

 -Çok mutluyum, demiş. Allah yoksul kulunu sevindirmek isteyince eşeğini önce kaybettiriyor, sonra bulduruyor.”

Benzer Yazılar

5 Comments

  1. irem kürkcü 24 Mart 2012 at 17:44 - Reply

    BENCE ÇOK GÜZEL FIKRALAR

  2. efnan 15 Nisan 2013 at 14:18 - Reply

    bence çok güzel ve şeker

  3. esra 17 Nisan 2013 at 16:18 - Reply

    beğenen yorum yassın valla ben beğendim

  4. garipsen 06 Mart 2014 at 15:15 - Reply

    bence buraya daha kısa fıkralar koyun

  5. dergi 06 Haziran 2014 at 08:22 - Reply

    Paylaşımınız için teşekkürler, güzel hikayeler :))

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin