Mezopotamya Sanatı

Mayıs 19, 2012 Yorum yok. »

heykeller Mezopotamya Sanatı

 Mezopotamya Sanatı Hakkında Bilgiler

Mezopotamya, Dicle ile Fırat arasındaki bölgedir. Kuzeydoğusunda Anadolu dağları ve İran, güneyinde Basra Körfezi, batısında Arabistan Çölü ile çevrilidir. Mezopotamya, dünyanın en eski uygarlık merkezlerinden biri sayılmaktadır. Burada, birçok kavim yaşamıştır. Bunlar arasında Sümerler, Akadlar, Asurlar ve Babiller sayılabilir.

Mezopotamya’da kurulan uygarlıkların en önemlisi Sümer uygarlığıdır.

Asyalı bir kavim olan Sümerler, bu bölgeye tahminen Hazar Denizi’nin doğusundan göç etmişlerdir.

Mezopotamya’da ilk siyasal birlik Sümerlerle başlamıştır. Sümerlerde devlet yönetimi ayrı ayrı şehir devletleri idi. Sümerler; Ur, Uruk, Lagaş, Nippur, Eridu gibi şehir devletleri kurmuşlardır. Mezopotamya sanatı çok tanrılı dinsel inancın etkisiyle gelişmiştir.

Mezopotamya’da kullanılan yazı çivi yazısıdır. İlk zamanlar basit resimler hâlinde olan bu yazı 400 kadar işaretten oluşmuştur. Sümerler bunu geliştirerek kil tabletler üzerine, ucu sivriltilmiş kamışlarla yazmaya başlamışlardır. İşaretler çiviye benzediği için bu tür yazıya çivi yazısı denilmiştir.

b. Sümer Mimarisi

Mezopotamya’da taş bulunmadığından, Sümerler yapılarını kerpiç ve pişmemiş tuğla kullanarak yapmışlardır. Kerpiç ve tuğla, taş gibi dayanıklı olmadığından Sümer mimari yapılarından günümüze fazla örnek gelmemiştir.

Sümer kentlerinin etrafı kalın surlarla çevrilidir. Kentin içinde krala ait bir saray, tapınaklar ve evler bulunurdu.

Sümer mimarisinin en önemli yapı türü ziggurat denilen tapınaklardır. Ziggurat, üst üste yerleştirilmiş, gittikçe küçülen taraçalardan oluşan ve yukarı doğru yükselen bir kule tapınaktır. Tapınağın en üstünde de bir sunak bulunmaktadır. Kulenin yan taraflarına yerleştirilen merdiven ya da rampalarla kulenin en uç noktasına kadar çıkılmaktadır.

Sunak, çok tanrılı dinlerde tapınağın içinde, üstünde ya da yakınında yer alan ve tanrılara sunulan kurbanların kesimi için yapılmış masaya benzer ögedir.

Mezopotamya tapınakları ve Mısır piramitleri birbirini yakından etkilemiştir. Çünkü zigguratlar, basamaklı Mısır piramitlerinin gelişmiş biçimleridir. Zigguratlar sürekli aynı formda, piramitler ise önceleri basamaklı, daha sonra düz olarak yapılmıştır. Zigguratlar pişmemiş tuğladan, piramitler ise taş kullanılarak yapılmıştır.

Sümerler astronomi ile de yakından ilgilenmişlerdir. Bu nedenle kule tapınaklardan dinsel amaçların dışında rasathane (gözlem evi) olarak da yararlanmışlardır.

Sümer zigguratlarına örnek olarak Ur kentinde yapılan Nanna Zigguratı verilebilir.

Sümer sarayları, dikdörtgen bir avlu ve bunun çevresinde bulunan birçok odadan oluşmaktaydı. Odaların kapısı avluya açılırdı. Penceresi olmayan bu yapılara ışık ve hava yalnızca kapıdan girmekteydi.

Sümer evlerinde yapı malzemesi olarak temelde taş, duvarlarda kerpiç kullanılmıştır. Evlerin üzerleri ise ahşap çatı ile örtülüdür.

Mezarlık mimarisi, çevresindeki diğer yerleşim merkezleri ve kavimlerin aksine, Mezopotamya’da daha az bir gelişim göstermiştir. Az sayıda bulunan Sümer mezarları, dikdörtgen odalar biçimindedir.

Sümerler mimari yapılarını, nehir taşmalarına karşı korumak için yüksek setler üzerine yapmışlardır.

c. Sümer Heykel ve Kabartma Sanatı

Kireç taşı, kalker, diyorit ve mermerden yapılmış Sümer heykellerinin konularını tanrılar, krallar ve kentlerin önde gelen kişileri oluşturur.

Sümer heykelleri çoğunlukla ellerini göğsünün üstünde kavuşturmuş, tüylü bir kürk giymiş ve dua ederken betimlenmiştir. Yüzlerde iri gözler, incecik dudaklar, kartal gagasına benzeyen burunlar, kıvırcık gür sakallar Sümer heykellerinin en belirgin özellikleridir. Mısır heykelindeki frontal duruş, Sümer heykelinde de devam etmektedir.

Sümer heykelinin diğer örnekleri arasında Kral Gudea’nın heykeli  ile İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Kral Lu-galdalu’nun heykelini sayabiliriz.

Sümer kabartmalarında kral ve tanrı figürleri, kralların günlük yaşamları ile ilgili sahneler, dinsel törenler, temel atma törenleri, savaş sahneleri gibi konular işlenmiştir. Kabartmalar genellikle taş üzerine yapılmıştır. Sümer kabartmalarında da Mısır sanatında olduğu gibi bazı kurallar vardır. Gövde cepheden, karın, kol ve bacaklar profilden, omuz ve eller cepheden gösterilmiştir. Vücudun bütün organları ayrı ayrı düşünülmüş ve değerlendirilmiştir. Oval çizgilerle çevrili iri gözler kabartmaların en belirgin özelliğidir.

Sümer kabartmalarında dönemin siyasal olaylarına da yer verilmiştir. Bu nedenle bu yapıtlar aynı zamanda tarihsel birer belge olarak da önem taşırlar.

Sümer kabartmalarının en tanınmışı Lagaş’ta bulunan Akbabalar Steli’dir. Bir zafer kabartması olan stelin ön yüzünde Sümer ordusunun düşmanı yenmesi, diğer tarafında ise zaferden sonra düzenlenen dinsel bir tören canlandırılmıştır.

Kaynak: Doc. Dr. Mehmet Zeki iBRAHiMGiL ( Lise Sanat Tarihi 1)

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin