Koçi Bey Kimdir? Koçi Bey Risalesi İçeriği Konusu

- in Biyografi
76
0

Koçi Bey kimdir? Koçi Bey Risalesi neyi anlatır, konusu ve içeriği nedir? Koçi Bey’in hayatı hakkında kısaca bilgi.

Koçi Bey: XVII. yüzyılın ilk yarısında yetişmiş Türk fikir adamı. Arnavutluk’taki Görice kasabasında doğmuş, İstanbul’a gelerek saraya kapılanmış, Sarayı Hümayun’da yetişmiş ve zamanla müsahibi şehriyarlığa veya sır katipliğine kadar yükselmiştir. Son yapılan araştırmalara göre, Koçi Bey adının lakap olarak kullanıldığı, asıl adının ise Mustafa Ağa olduğu ortaya çıkmıştır. Taşıdığı unvana bakılacak olursa, Koçi Bey’in devşirme bir Hristiyan çocuğu değil, Görice ve çevresinde zeamet sahibi bir Türk beyinin oğlu olduğu kuvvetle muhtemeldir. Zaten Görice, İlyas Bey tarafından kurulmuş bir Türk kasabasıdır.

Koçi Bey’in İstanbul’a ne zaman, nasıl geldiği ve saraya hangi yolla girdiği kesin olarak bilinmemektedir. Padişaha sunduğu arızaya dayanarak İstanbul’a gelmiş olduğu sanılmaktadır. Ayrıca, İstanbul’da bazı saray ağaları ile ilişki kurduğu ve arızalarını da bu ağalar vasıtasıyla padişaha sunmuş olduğu söylenebilir. Çünkü, o bir arızlarında söylediği gibi padişahlarla hiç yüz yüze gelmemiş, padişahlara yazdığı arizalardan para almamıştır. Ancak, bir arizasında Sultan İbrahim’in ihsanına nail olduğunu söylemektedir. Bu ihsan, para olmalıdır.

Koçi Bey, Sultan IV. Murat ve Sultan İbrahim dönemlerinde sarayda görev yapmıştır. 1648’den sonra emekli olarak Görice’ye dönmüş ve burada ölmüştür. Seferşah adında bir oğlu olduğu bilinmektedir.

Koçi Bey’in Osmanlı imparatorluğunun durumu ve geleceği hakkında 1630 yılında Sultan Murat için kaleme aldığı risale (Koçi Bey Risalesi), hem Türkiye’ de hem de Batı’da bilim adamları arasında büyük bir ilgi uyandırmış, Alman tarihçisi Hammer onu “Türk Montes-guieusu” diye nitelendirmiştir. Koçi Bey, bu risalesinde Osmanlı sarayında, bürokrasisinde, adliyesinde ve ordusunda görülen değişikliğin nedenlerini birer birer incelemiş; Kanuni dönemi ile içinde yaşadığı dönemi rakamlarla karşılaştırarak örnekler vermiştir. Devlet mekanizmasında görülen bozukluğun nedenlerini iltimasçılıkta ve ahlak çöküntüsünde görmüş; yönetim ile sosyal alanlarda ıslahat yapılmasının gereğini vurgulamıştır. İmparatorluğun sadık ve yiğit evlatlarından büyük bir güç olarak yararlanılabileceğini savunmuştur.

Sultan Murat’a sunduğu layihalarında ağır bir dil kullanmıştır. Halbuki, Sultan İbrahim’e sunduğu layihalarda ise, sade ve konuşma diline yakın bir üslup dikkati çekmektedir. Parça, parça sunduğu layihalarını daha sonra Sultan İbrahim’in emri ile iki nüsha halinde bir araya getirmiştir.

Koçi Bey’e Doğu’da ve Batı’da büyük ün kazandıran 1630 tarihli kendi adıyla anılan risalesidir. Bu risale, Türklerden çok önce Batılıların dikkatini çekmiş; Fransızca, Almanca, Macarca ve Rusça-ya, çevrilmiş; üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Osmanlı döneminin teşkilat, idare ve teşrifat konularında önemli bir kaynak kitabi olan Koçi Bey Risalesi üzerinde birçok araştırma yapılmış, eser birkaç defa yayınlanmıştır.

Büyük Kültür Ansiklopedisi 7 Cilt 2719