Ana Sayfa Kültür Kitaplar Hakkında Bilgi

Kitaplar Hakkında Bilgi

97
0

KİTAP. Elle yazılan ya da matbaa makineleriyle basılan sayfaların belli bir düzen dahilinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan bütünün adı. İlk kitapların deri üzerine yazıldığı bilinse de bunların ilkel örnekler olduğu, bugünkü anlamda kitabın, kağıdın bulunmasıyla insanlık kültürüne girip yerleştiği aşikârdır.

UNESCO tarafından kitabın tanımı “En az 49 sayfayı içeren ve dönüşümü olmayan yayın” şeklinde yapılır. Ne var ki, Finlandiya ve Norveç’te UNESCO’nun tanımındaki sayfa sayısı benimsenirken diğer bazı ülkelerde bu rakam farklılık gösterir. Mesela, Danimarka’da 60, İtalya ve İrlanda’da 100 sayfalık yayınlar ‘kitap’ olarak kabül edilir. Ancak, ülkemizde, henüz kaç sayfalık yayının kitap sayılacağı tartışmalıdır.

Kültürü zenginleştiren ve sonraki kuşaklara taşıyan, aktaran; milletlerin hafızaları mesâbesinde olan kitaplar hakkında Cemil Meriç şu bilgileri aktarır:

“Ruskin kitapları ikiye ayrılır: Geçici olanlar, kalıcı olanlar. Geçiciler faydalı veya tatlı birer konuşma: Seyahatnameler, hatıralar. Bunlar kitaptan çok bir nevi mektup, bir nevi gazete. Kalıcı kitap, sohbet değil, yazıdır. Birkaç sayfaya sığdırılmak istenen bütün bir hayat. Ebediyete yollanan mesaj. Kimsenin söylemediği ve söyleyemeyeceği gerçek. Yazar, o birkaç sayfayı kaleme almak için gelmiştir dünyaya.” (Bu Ülke, s. 107) Yazarın, adı geçen kitabında yer alan şu cümleleri de kitabm mahiyeti için ilginç belirlemelerdir: “Her kitap, tılsımlı bir saray. Kapıları ilk gelene açılmaz. (…) Kitaplar, kadınlara; kadınlar şehirlere benzer. (…) Her kitapta kendimizi okuruz.” Nurullah Ataç, “Bir yazarın bir değeri var mı, edebiyat alanına, fikir alanına bir şey getirebilmiş mi, bu ancak kitaplarından anlaşılır.” diyerek daha somut kıymetler ortaya kor kitap için.

Bizde bugünkü anlamda kapağı, sayfa düzeni düzgün matbu ilk kitaplar ondokuzuncu asrın son çeyreğinde basılmaya başlanmıştır. Gazete basımevlerinde çalışıp tecrübe kazanan Arakel, Kaspar ve Karabet adlı şahıslar, 1877’den sonra kitapçılığa soyunmuşlar ve “kitapçılık” mesleğinin ülkemizdeki ilk temsilcileri olmuşlardır. 1886’dan sonra Ebüzzıya Tevfik (1848-1913), “Kütüpha-ne-i Ebüzzıya” serisiyle kaliteli kitaplar basmaya başlamıştır. Servet-i Fünûn dergisi sahibi Ahmet İhsan Tok-göz (1868-1942), ülkemizde kitap basımındaki kalitenin artmasında büyük pay sahibidir.

Cumhuriyet’ten sonra kurulan Türkiye Bibliyografyası, ülkemizde basılan kitapların sayım dökümünü yaparak önemli bir hizmeti gerçekleştirmektedir. Bir başka kurum olan Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü’nün verilerine göre, ülkemizde bazı yıllarda basılan

kitap sayıları şöyledir: 1939’da 2831, 1945’te 2621, 1973’te 7479, 1980’de 4318,1996’da 8207.

Son yıllarda kitap okumayan bir toplum olduğumuz sıkça vurgulanır oldu. Bir milletin kitabı hayatından kovması, tehlikeli bir gidişattır ve sonuçları da oldukça vahimdir. Bu bağlamda, şu satırlar manidardır: “Kitabı hayatımızdan çıkartandan beri zevklerimiz git gide sığlaşıyor ve sığ sularda büyük coşkular yüzdürmeye çalışıyoruz. Halbuki büyük dalgalar, derin denizlerin hakkıdır ve derinlik yanıbaşımızdadır; kütüphanemizde. Kütüphanelerimiz, ne kadar çok kitabımız olduğunu göstermek için değil, ne kadar derinleşebileceğimizi göstermek için ayakta duruyorlar. Kitaplarımız isimlerini okuyabilmemiz için değil, yüz yüze gelene kadar küs olduklarını göstermek için sırtlarını bize dönüyorlar. Çünkü kitaplar futbolcular gibi çalım atıp, topu filelere göndermezler ve tribünlerden coşkulu bir tezahürat işitemezler. Kitaplar bize dokunduklarında hayat bulurlar, biz kitaplarımıza dokunduğumuzda hayat buluruz.

“Christopher Morley; ‘Bir adama bir kitap sattığın zaman ona yalnız yarım kilo kağıt, mürekkep ve tutkal satmış değilsin, sen ona tamamıyla yeni bir yaşam satmış oluyorsun. Sevgi, dostluk, mizah ve geceleyin denizde dolaşan gemiler. Eğer o kitap gerçekten benim anladığım anlamda bir kitapsa onun içinde bütün gökler ve yer vardır” diyor.” (“Kitap ve Coşku”)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here