Karagöz Kimdir, Karagözün Hayatı

Aralık 8, 2012 2 Comments »

Karagöz Karagöz Kimdir, Karagözün Hayatı

Karagöz Hakkında Bilgiler; Karagöz Kimdir, Karagöz’ün Hayatı ve Karagözün Kişililiği

Geleneksel Oyunlarımızın Yaracıtıcısı KARAGÖZ

Türk gölge oyununun, Türk mizahının büyük ustası Karagöz’ü, Anadolu’yu aydınlatan ulu kişiler arasında saymak gerek.

Karagöz,Türk’ün yaratıcı gücü, Türk esprisinin seçkin örneği. Karagöz, Anadolu’nun geleneksel şenliğinde gülen, güldükçe düşündüren, kıvrak zekâlı bir gölge ve ses karikatürü… Bu yüzden, Karagöz’ün tarihî kişiliği, yaşayışı bilinse de bilinmese de, onu Türk toplumunun yaşayışı ve yüzyıllar boyu yaşattığı tok sözlü, yapmacıksız, saf, temiz yürekli bir insan, örnek bir tip olarak düşünebiliyoruz. Oysa ki, Karagöz’ün, söylentilere dayanan bir kişiliği, bir yaşayışı da var. Şöyle ki:

Bursa’da, Bursa’yı başkent yapan Osmanlı padişahı Sultan Orhan, Ulu Cami’yi de yaptırmaya başlamıştır. İki usta vardır ustalar arasında, biri demirci Karagöz, öteki taşçı Hacivad  Bu iki usta hem çalışır, hem de şakalaşarak güldürücü hikâyeler anlatır, olayları alaycı bir dille eleştirirler. Bunların karşılıklı atışmalarına, söz alışverişine tüm işçiler hayran kalır, bazı defa işlerini bırakarak çevresinde halka olur, dinlerler… Dinlerler ama, işler de aksar, cami inşaatı geri kalır… Durumu Sultan Orhan’a iletirler… Sultan bu, şakayı, şaklabanlığı dinler mi hiç? Sorup soruşturmadan, şen şatır bu iki ustanın idamına ferman çıkarır. Sonra da yaptığına pişman olur ama, iş işten geçmiştir. Çok üzülür yaptığına, göz yaşı döker günlerce…

Padişahın üzüntüsünü gören, Şeyh Küşterî adında, gün görmüş, mistik bir derviş, saraya koşar. Sultan Orhan’a avutucu sözler söyler, bir mum yakar, bir perde kurar. Deve derisinden yaptığı Karagöz ve Hacivad figürleriyle, her ikisini perdeye yansıtır, onları konuşturur. Böylece, padişah’a (Ölümlü dünyada asıl olan sözdür, düşüncedir, eserdir. Ömürse birgün bitecek, hayal olacak…) demeye getirir. Bir başka mistik anlatışa göre Karagöz perdesi, dünyadır. Deriden kesilmiş figürler de insanın bedeni… Perde arkasından yanan mum ruhun sembolüdür. Mum yanınca gölge perdeye yansır, insan söyler konuşur. Mum söndüğü zaman ruh da söner, insanoğlu yok olur, beden kuru bir deriden başka bir şey değildir. Bu buluş sultanın çok hoşuna gider, onunla üzüntüsünü giderir. Bu yüzden Karagöz oyununa çoğu zaman (Şeyh Küşterî Meydanı) denir. Yine söylentilere göre, idam fermanı Karagöz’e ulaştığı zaman, Karagöz: (Adam sen de!..)diyerek sol eliyle sakalını tutar, sağ elini sallar. Hacivad da iki elini yumruk yapar, bu haksız cezaya kızdığını belli eder. Perdedeki, Karagöz ve Hacivad resimlerinin bu şekilde görünmesi bu yüzdendir, derler.

Karagöz, okumadığı hâlde bilgili ve görgülü, saf ve temiz yürekli, olayları enine boyan eleştirmesini bilen, gülünç, yapmacık yönlerini ustalıkla yüze çıkaran, tok sözlü, mert bir Anadolu insanıdır. İyiden, güzelden hoşlanır, doğruyu sever. Hacı İvad tam onun zıttıdır. Yarım yamalak bir medrese öğrenimi görmüş, dilde ağdalı kelimeleri kullanmayı seven, her zaman çıkarını düşünen bir karakterdir. Karagöz’den çoğu zaman, hak ettiği köteği yer, yine de arlanıp uslanmaz. Halk zekâsı, Karagöz’ün karşısına yalnız Hacivad’ı çıkarmakla kalmamış, zaman içinde daha başka tipler de yaratmıştır. Çelebi, Tuzsuz Deli Bekir,Tiryakı, Zenne, İ mam, Bekçi Baba, Arnavut, mahalleli tipleri bunlar arasındadır. Her tip kendi diliyle, kendisini ortaya kor. Karagöz bunlarla konuşur, onları yerer, doğru yola ve doğru bir sonuca götürür. Karagöz oyunu, öğretici, öğütleyicidir. Hacivad’ın ağdalı, tumturaklı medrese Türkçesiyle, Karagöz fırsat buldukça alay eder; saf ve temiz, konuşulan Türkçeyi savunur. Sözgelişi: Karşılıklı bir söyleşide Karagöz ve Hacivad şöyle konuşurlar:

Hacivad? Anlamıyorsun ilmi hikmetten..

Karagöz? Kim kaldırmış o kilimi mektepten..

Hacivad? Şimdi sana kilimi mektepten kaldırdılar diyen oldu mu a echel-i cühela!..

Karagöz? Kim doldurmuş o reçeli çuvala…

Diyerek, Hacivad’a tokatı atar, karşılıklı atışmalar bu düzen üzerinde devam eder.

Karagöz oyunlarında Yalova Safası, Kır Kahvesi, Çifte Hamamlar, Gülme Komşuna-Gelir Başına, Bekçi Baba, Ters Evlenme gibi konular vardır. Karagöz repertuvarı, zamanla, devrin gereklerine göre artmış, karakterler çoğalmış, böylelikle zengin bir halk tiyatrosu doğmuş, özellikle ramazan ve bayram eğlenceleri Karagöz’le süslenmiştir.

Karagöz oyunları konusunda, memleketimizde ve Batı dillerinde pek çok yayınlar yapılmış, bu özbeöz, katıksız Türk oyunu bütün dünyaya tanıtılmıştır. Ne var ki, Karagöz’ün dünyada gördüğü büyük ilgi, bazı memleketleri Karagöz’ü kendilerine mal etme gibi gülünç bir çabaya sürüklemiş, Anadolu’yu yüzyıllar boyu aydınlatan, güldüren, eğlendiren Karagöz’ümüze gölge düşürülmek istenmiştir. Karagöz’e dünden fazla bugün, daha çok sahip çıkmamız, bu geleneksel sanatımızı millî kültürümüzün temel taşlarından biri olarak saymamız gerek…

Karagöz’ün bugün Bursa’da, Çekirge yolu üzerinde bir mezarı vardır, ziyaret edilir. Bu mezar onun, hayal perdesidir. Hayalden gerçeğe dökülen Karagöz, sözleri ve oyunları ile yaşamaktadır, yaşayacaktır.

Benzer Yazılar

2 Comments

  1. buse 05 Mart 2013 at 19:57 - Reply

    çok işime yaradı teşşekkürler

  2. mehmetcan 08 Kasım 2013 at 19:17 - Reply

    çok teşşekür ederim performanstan 100 üzerinden 100 aldım (özel doğa koleji)

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin