Karagöz Hacivat Hakkında Bilgi

Karagöz Hacivat Hakkında Bilgi

- in Bilgi

Karagöz Hacivat Oyunu Hakkında Bilgi. Oyunun Ortaya Çıkışı, Tarihi ve Hacivat Karagöz’ün Özellikleri 

Karagöz denilen gölge oyunun baş kişisi ve Hacivat’ ın arkadaşı. Gölge oyunu, hayal oyunu da denilir. Bu oyunun kökeninde iki görüş ileri sürülmektedir.

Birinci görüşe göre bu oyun Hindistan, cava ve Çin ülkelerinden çıkarak Batı’ya yayılmıştır. Asya kökenlidir. Oyunun Mö 1000 yılından beri Cava’da oynandığı ileri sürülmüştür,

İkinci görüş ise oyunun eski Yunan’dan Doğu’ya yayıldığı biçimindedir. Bununla birlikte gölge oyununun Asya’dan Batı’ya yayıldığı bilim adamlarınca akla daha uygun geldiği ileri sürülmüştür.

Gölge oyunu, Türkiye’ye Mısır’dan gelmiştir. Aslında bu oyunun Orta Asya Türkleri tarafından daha önce bilindiği anlaşılmaktadır. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı alınca oradaki sanatçılardan gölge oyunu öğrenilmiş, daha sonra geliştirilerek Türklere özgü bir duruma getirilmiştir. Anadolu’dan sonra da diğer ülkelere yayılmıştır.

Karagöz Hacivat Oyunun Kişileri ve Özellikleri

Karagöz

Oyunun birinci kişisi Karagöz, saf, hazırcevap, zeki, önsezili, iyilik sever okul görmemiş bir tiptir. Bilgiçlikten, dolambaçlı sözlerden, ukalaca davranışlardan hiç hoşlanmaz. Başında ışgırlık denilen başlık, salta dizlik, belinde kuşak, ayağında kırmızı yemeni vardır. Değirmi sakallı, yuvarlak yüzlü, iri gözlüdür.

Karagöz hakkında Evliya Çelebi bazı bilgiler vermektedir. Ona göre Karagöz gerçek bir kişidir, “İstanbul’da Kostantin’in seyisi bulunan Kırkkilise (Edirne yakınlarında)’den Kıpti Sofyozlu Karagöz Bali Çelebi’dir”. Orhaneli ilçesinde Karakeçili aşiretinden Kara Oğuz adı verilen bir köylü olduğunu söyleyenler de vardır. Bazıları da Karagöz’ün Selahattin Eyyubi’nin subay ve devlet adamlarından Bahaettin Karakuş olduğunu da ileri sürmüşlerdir. Halen Bursa Çekirge yolu üzerinde Karagöz’e ait olduğu söylenen bir mezar vardır.

Karagöz oyunu XVII. yüzyıldan sonra Türk halkı tarafından çok sevilmiş ve hızla imparatorluğun her köşesine yayılmıştır.

O dönemde toplum yapısının birtakım katı kurallarla yönlendirildiği göz önüne alınırsa, her çeşit konunun perdelere rahatça getirilmesi büyük başarıdır. Konular, çoğu kez cinaslı sözler, abartmalı ağız taklitleri, sosyal ve siyasal eleştiriler, açık-seçik konuşmalar üzerine kurulmuştur. Çatışma daha çok kişilerin birbirlerini anlamamalarından doğar. Başta İstanbul olmak üzere, Osmanlı imparatorluğunun çeşitli kentlerinde, kahvelerde gösterilen Karagöz oyunu daha çok 50-60 kişilik seyirci topluluğunun izleyebileceği bir oyundur. Bu oyun, belli bir metinden değil, doğaçlama olarak, ancak belli kalıplar içinde söylenirdi. Oyun, izleyiciler ile tasvir denilen görüntüler (kuklalar) arasına konan gergin, beyaz perdede oynatılır, perdeye dik gelecek biçimdeki çubuklarla perdenin arkasında hareketlendirilir ve tasvirlerin temsil ettiği kişiliklerine göre konuşturulurdu. Tasvirler derilerden, daha çok da deve derilerinden yapılırdı.

Karagöz tek kişi tarafından oynatılmakla birlikte, bazen ustanın yanında çıraklar bulunabilirdi. Bu çıraklara “Hayali” veya “Hayalbaz” denirdi. Şarkıları söyleyenler, tef çalanlar gibi diğer elemanlar da yerine göre bu oyunda görev yaparlardı. Şarkı söyleyenlere yardak, tef çalanlara dayrezen adı verilirdi.

Karagöz oyununun dört bölümü vardır:
1. Mukaddime (giriş): Burada perdeler açılır, Hacivat gelir gazel ve semai okur.
2. Muhavere (söyleşme): Bu bölümde konuşmalar başlar.
3. Fasîi (oyunun aslı): Bu bölümde de çeşitli kişiler boy gösterir.
4. Bitiş: özür dilenir, gelecek programın adı takdim edilir.

Karagöz oyununda çok sayıda fasıllar bulunur. Bunların bazılarının adı Bahçe Safası, Kâğıthane Safası, Ağalık, Bursalı Leylâ, Ferhat ile Şirin, Leylâ ile Mecnun, Tahir ile Zühre, Kanlı Kavak, Kanlı Nigâr, Meyhane, Mal Çıkarma,Tımarhane, Ters Evlenme, Yalova Seferi’dir.

HACİVAT

Hacivat, Karagöz’den sonra ikinci önemli kişidir. Tıpkı Karagöz gibi yaşamış bir kişi olduğu sanılıyor. Bursa ilindeki Yeşil Cami yapılırken, Karagöz ile birlikte konuşmalar yaparak ve bazı hareketlerde bulunarak halkı eğlendirdiği söylenir.

Evliya çelebi’ye göre Hacivat, Selçuklular döneminde yaşamış, Mekke’ye gitmiş, Efelioğlu Hacı Ayvad adında birisidir. Bursa’da Yorgça Halil adıyla tanınır. Asıl adının Hacı İvad, Hacı Ahvad olduğunu ileri sürenler de vardır.

Hacivat, Karagöz’ün hem dostu, hem de onun zıddı yaratılışta biridir. Herkesin huyuna göre konuşmasını becerir, yüze gülmeyi bilir, her kalıba girer, içten pazarlıklıdır. Her konuda bir-şeyler bilir gibi görünür. Kendisi medrese tahsili görmüş bir kişi edası içinde dini konularda pek derin bilgisi olduğu havasını verir. Sözlerini dolambaçlı bir yoldan söyler, o yüzden de Karagöz ile anlaşamaz, aralarında tartışma çıkar. Salta dizlik, kırmızı yemeni giyer. Giy-sileride daha çok yeşil renk egemendir. İnce yüzlü, sivri sakallı, başında sarık ve külâh bulunur.

Hacivat Karagöz, Hacivat Karagöz Tekniği

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir