Kadı Burhaneddin Kimdir, Hayatı, Eserleri

Aralık 8, 2012 1 Yorum »

Kadi Burhanaddin Kadı Burhaneddin Kimdir, Hayatı, Eserleri

Kadı Burhaneddin Hakkında Bilgi; Kadı Burhaneddin Kimdir, Hayatı, Eserleri

Sanatçı Bir Devlet Adamı Kadı Burhaneddin

Ondördüncü yüzyılda Anadolu, (Anadolu Beylikleri) adıyla, bölge bölge kurulan Türk Beyliklerinin idaresi altındadır.

Selçuklu Devletinin çöküşünden sonra türeyen, herbiri kendi başına buyruk, herbiri bağımsız, büyüklü küçüklü bu beylikler, tek bir devlet gücüne bağlanıncaya kadar birbirleriyle hep çatışmış, hep döğüşmüşlerdir. Aralarında birlik olmayınca Anadolu’da dirlik de olmamış, halk sürekli bir huzurun özlemini çekmiştir.

Hele iki beylik vardı ki, bunlar ötekilerinden daha büyük, daha güçlüydüler. Biri Karamanoğulları, öteki Osmanlılar… Bunlar devamlı çatışıyor, çevrelerindeki küçük beylikleri sık sık birbirleri aleyhine kışkırtıyorlardı. Anadolu’nun Kayseri, Sivas kesimini ellerinde bulunduran Eratna Beyliği bu küçük beyliklerden biriydi.

İşte bu yıllarda, Kayseri’de, Şemseddin Ahmed adında ünlü bir kadı vardı. Adaletiyle, bilgisiyle tanınmış, sevilmişti. 1344 yılında Şemseddin Ahmed’in bir oğlu dünyaya gelmiş, bu sevimli çocuğa Burhaneddin adı verilmişti. Türk edebiyatının büyük divân şairi, devrin seçkin bilim ve devlet adamı Kadı Burhaneddin bu çocuktu.

İlk öğrenimini babasından yapan Burhaneddin, daha 14 yaşlarındayken ana dili Türkçeden başka Arap ve Fars dillerini, mantık ve hikmet gibi bilimleri, yaşından beklenmeyen bir ölçüde öğrenmişti. Kayseri’de öğrenimini yeter bulmayan Burhaneddin, bir gün azığını aldığı gibi yollara düşmüş, önce Kahire’ye, daha sonra da Halep’e gelerek öğrenimini tamamlamıştı. Onun gurbet hayatı 6 yıl sürmüş, 1364 yılında babasının ölüm haberini alır almaz Kay-seri’ye dönmüştü. Kayseri’de Kadı Şemseddin Ahmed’in yerine oturacak, adaleti onun gibi ince eleyip sık dokuyacak kimse yoktu. Oğlu Burhaneddin 20 yaşındaydı.

Gençti, tecrübesizdi ama, bilgisi ve zekâsıyla herkesi cezbediyordu. Çok geçmeden Kayserililer onu babasının makamına oturtuverdiler. O günden sonra Kadı Burhaneddin adını aldı. Bununla da kalmadı, Eratna Beyi Gıyased-din Mehmed’e damat oldu.

Gıyaseddin Mehmed’in kısa bir süre sonra öldürülmesiyle Eratna Beyliğinin başına oğlu Alâeddin Ali Bey geçmişti. Alâeddin Ali Bey, genç eniştesi Kadı Burhaneddin’i kendisine vezir tayin etmede gecikmedi. Kadı Burhaneddin bir yanda devlet işlerini yürütürken öte yanda durmadan okuyor, öğreniyor, kitaplar yazıyor, tasavvuf ve edebiyatla uğraşıyordu. 1380 yıllarına doğru Eratna Beyi Alâeddin Ali Beyin ölümüyle yerine 7 yaşındaki oğlu tahta çıkmıştı. Bu durum sürekli karışıklıklara sebep olmuş, Kadı Burhaneddin, halkın da isteği ve ısrarı üzerine idareyi eline alarak bağımsızlığını ilân etmiş, Sivas’ta tahta oturmuştu. Onun 18 yıllık saltanatı, yine karışıklıklar, savaşlar, iç isyanlar içinde geçmiş, böyle olduğu hâlde, kılıç ve kalemini aynı ustalıkla kullanmış, 1500 gazeli 119 tuyuğ ve 20 rubaî’yi içine alan Türkçe koca bir divan meydana getirmişti. Özellikle, Türk edebiyatında (Tuyuğ) denen şiir örneğini en çok kullanan Kadı Burhaneddin olmuş, tuyuğlarında yiğitçe kükremiştir:

Şiirlerinde adın: yahut da takma adını kullanmayan Kadı Burhaneddin tekke şairleri gibi içine dönük değil, aksine hayata yaygın, Köroğlu misali, mertlik ve aşkı birlikte yaşatan, halka, halkın diliyle seslenen bir şairdir.

600 sayfalık Divan’ından ayrı olarak yazdığı (İksir-i Saadet) adlı eseriyle de bilgi dağarcığını ortaya koyan Kadı Burhaneddin, Şeyh Müeyyed isyanı sırasında, 1398 yılında. Sivas’ta şehit olmuş, ölümünden sonra kurduğu beylik dağılmıştır.

Anadolu’yu, öz dili, şiirleri ve eserleriyle aydınlatanlar arasında Kadı Burhaneddin’in yeri büyüktür.

Benzer Yazılar

1 Yorum

  1. barış 01 Nisan 2013 at 11:20 - Reply

    bilgi icin teşekküller

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin