İstanbul’un Kuruluş Efsanesi

İstanbul’umuzun kuruluşu ile ilgili o kadar çok şey anlatılır ki, hepsini toplarsak bir cildi doldurabilir. Elbette böyle güzel bir şehrin kuruluşunun pek çok hikâyesi olacaktır. Nasıl ki güzelleri seven çok olursa güzel şehirlerin hikâyeleri de çok olur. Tabiat ile tarihin, yeşil ile mavinin bağrından kopup yükselen İstanbul’umuz için anlatılan şöyle bir kuruluş efsanesi vardır:

İnsanoğlunun henüz yaratılmadığı günlerde yeryüzünde cinler yaşarmış. Bunlar, tıpkı bugünki insanlar gibi cemiyetlere, yaşayış tarzına sahiplermiş. Kendi aralarında eğlenceler tertip eder, düğünler yaparlarmış.

Bunlardan birinin oğlu diğerinin kızına âşık olmuş. Kıztn babası, vermesine verecek yavrusunu ya, bir şartı vardır: Kendilerine dünyanın en güzel yerinden bir saray yaptırılacak!

Oğlanın babası buna rıza gösterir, başlar dünyayı dolaşmaya. Baba bütün dünyayı dolaştıktan sonra en güze! yerin, bugünki İstanbul şehrinin bulunduğu bölge olduğunu anlar. Oraya bir saray yaptırır; kızın babasına haber gönderir. Oda sarayın yerini beğenir ve kızını verir.

Onun için derler ki, İstanbul dünyanın en güzel yerlerinden biri olan. Boğaziçi’nde kurulmuştur. Zaten bizler de, İstanbul’umuzu Boğaziçi’nin iki yakasında kurulmuş bir şehir olduğu için yeryüzünün incilerinden biri olarak kabul ediyoruz.

Kaynak: Saim Sakaoğlu / 101 Anadolu Efsanesi

5 Comments

  1. ece gedik 01 Ocak 2013
  2. iroş 11 Şubat 2013
  3. resul 23 Aralık 2013
  4. Hande 28 Nisan 2014
  5. serhat 24 Aralık 2014

Add Comment