İlteriş Kutluk Kağan Kimdir

Nisan 6, 2011 Yorum yok. »

Kutluk Kagan İlteriş Kutluk Kağan Kimdirİlteriş Kutluk Kağan Kimdir, Türk Tarihindeki Yeri ve Önemi Hakkında Bilgiler

Şükürler olsun yüce yaradana ki, Türklüğün bağımsızlığını hep esirgedi. Dünya üzerinde Türk’ün bayrağı hiç yere inmedi. Bir Türk boyunun elinden düşen bağımsızlık bayrağı, dünyanın bir başka köşesinde, bir diğer Türk boyunun elinde yükseldi.

Bu gerçek, Türklere bir Tanrı vergisi değildir de nedir?

Atamız Mete’nin geliştirdiği Büyük Hun Devleti, yüzyıllar sonra Çin’in entrikaları sonucu parçalanınca, batıya giden Hunlar çok geçmeden Avrupa’da bağımsızlık bayrağını kaldırdılar. Asya’da ise Tabgaçlar, Çin’in kuzeyinde devlet mührüne sahip çıktılar. Ne var ki, 6. yüzyıl ortalarında Türk Töresi’ni ihmal ettikleri için, Tabgaçlar Çin’in uzağına düşüp, eridiler; yok oldular…

Hunların görklü Tanrı’dan kut almış Kağan ailesinden gelen BUMIN Kağan, M.S. 552 yılında gök renkli, kurt başlı devlet bayrağını Ötüken’e dikti! Bütün budunları; Uygur’u, Kırgız’ ı, Oğuz’u çevresinde topladı. Bumın Kağan ve kardeşi İstemi Yabgu, öyle bir kültür devleti kurdular ki; Türk adını bütün boyların üzerinde bir millet adı olarak tanıttılar. Bu ad, öylesine kökleşti ki, Göktürkler yıkıldıktan sonra da Türkçe konuşan bütün boylar, budunlar günümüzde olduğu gibi, Türk adını taşır oldular. Bütün dünya, Türk adıyla anar oldu Türkçe konuşan budunları… Türk adı ilk kez Göktürkler zamanında resmileşti. Türk dili en güzel anlatımına Göktürkler zamanında kavuştu.

Ne yazık ki, bu mutlu yıllar uzun sürmedi.

Bumın Kağan’ın binbir emekle kurduğu Göktürk Devleti, Çin’in fitne ve fesadıyla ikiye ayrıldı. Doğu kanadı Çin’in etkisine girdi. Zor yıllardı o yıllar.

Türk Devleti’nin Doğu tarafı kan ağlıyordu. Başa geçen Kağanların eşleri Çinliydi. Gök renkli, kurt başlı devlet bayrağı sadece Batı’da dalgalanıyordu; gönlünce, özgürce!

630 yılı bir kara yıl…

Ozanların kopuz inlettiği, ağıt dinlettiği bir kara yıl 630 yılı… İşte bu yılda, önce Doğu Göktürkler, sonra Batı Göktürkler bağımsızlıklarını yitirdiler. Türklüğün özgürlük bayrağı inecek miydi? Hayır! Aynı yıl, Kara Deniz’in kuzeyinde Hazarlar tarih sahnesine giriyor; bayrak gönderine sımsıkı sarılıyorlardı.

Maddeten ve mânen yıkılmışlardı Göktürkler…

Kağan ailesinin tüm fertleri Çinlilerce tutsak alınıp Çin’e götürüldü. Baş olacak önder kim varsa, çoluğuyla, çocuğuyla Çin’e yerleştirildi. Gerçek şu ki: Göktürkler’in

“Hanımlık kız evlâtları cariye, beylik erkek evlâtları kul olmuştu” Çin’e…”

Asya’da bağımsız gezen Türk boylarının öfkesinden korktukları için Çinliler öldürmüyorlardı Türk beylerini. Hatta Çinliler, Türk Beylerine aile şanına yakışan devlet görevleri de veriyorlardı. Göktürkler bir anlamda rahattı Çin’de. Ama sonuç olarak tutsaktılar. Tutsaklık, Türk Töresi’nde bir kara leke, bir yokoluş; ölümdü! Onun içindir ki, Türk beyleri bağımsızlık hayâliyle yaşıyorlar; Ötüken’de Göktürk Devletini yeniden kurmanın heyecanını yaşıyorlardı.

Bu millî istek, ilk kez Kağan ailesinden gelen KÜRŞAD’ın Çin Sarayı’nı basmasıyla kendisini gösterdi. Ne yazık ki, Kürşad ve 39 arkadaşının başlattığı bağımsızlık hareketi, başarısızlıkla sonuçlandı. 40 Göktürk Beğ’i kahramanca öldüler…

Kürşad’ın bu hareketi korkuttu Çin’i… Çin İmparatoru, önder çıkartabilecek Türk ailelerinin tümünü Çin’in kuzeyine sürdü. Birçoğunu da öldürttü.

Ölmüşlerdi Kürşad ve arkadaşları ama, destanlaşmıştı adları; gönüllerdeydi inançları. Tutsak Türklerin hepsi Kürşad gibi olmaya can atıyordu. Yalvarıyorlardı Tanrı’ya:

Yüce Tanrım Kürşadlarca ölelim

Tutsak hayat Türkoğluna yük olur Buyruk gelsin, geceleri bölelim Nağraların vardığı yer Türk olur!

Tuğlar çıksın, Çurlar, Şadlar derilisin Döğme kalkan, gök kılıçlar verilsin Zor bilekte boyca yaylar gerilsin Bir Türk eri, kırk Çinli’ye denk olur!

Kürşad ve arkadaşlarının başlattığı bağımsızlık mücadelesi dilden dile, kulaktan kulağa yayıldı. Her an yeni Kürşadlar çıkabilirdi..

Biri vardı… Kağan ailesinden gelme biri… Adı, KUTLUK’du. Ülküsü adında saklıydı; Türklüğe muştusu, kutluktu! Niyeti Çin Seddi’ni aşıp, Ötüken’e ulaşmaktı. Atası Bumın, atası Mete gibi bütün Türkleri toplamaktı.

Bu kutlu düşüncesini güvendiği; bilgisine, görgüsüne inandığı TONYUKUK’a açtı.

Tonyukuk zaten hazırdı…

O Tonyukuk ki, Çin’de doğmuş, Çin’de büyümüştü. Ama, hep Türk gibi düşünmüştü… Çok okurdu. Türk tarihini gün gün bilirdi. Türkler ona BİLGE sıfatını vermişlerdi.

Kutluk ve Tonyukuk el ele verdiler. Kürşad’ın destanıyla yetişmiş Göktürkleri gizlice topladılar. Bir gece Çin seddini aşıp, Ötüken’e ulaştılar. Türk boylarını birleştirdiler.

Kutluk, devleti yeniden toparladı. İl, devlet demekti Türklerde. Onun için İL’i toplayan anlamına gelen İLTERİŞ adıyla anıldı. 682 yılında onun adı İLTERİŞ KUTLUK KAĞAN idi. Bilge Tonyukuk hep yanındaydı.

İlteriş Kutluk Kağan’ın tarihimizdeki yeri çok önemlidir. Şöyle bir düşünürsek, onun değerini hemen anlarız: İlteriş Kutluk, Türk tarihinde ordusuz iken devlet kurma, devleti canlandırma fikrini taşıyan Türk büyüklerinden birisidir. O, kendi gayretiyle ordu kurup, Asya’nın göbeğinde Türk’ün bağımsız yaşama iradesini canlandıran ender kağanlardandır. Kolay mıdır, ordusu dağılmış önderleri tutuklanıp Çin’e götürülmüş bir milleti ayağa kaldırmak? Hele 50 yıl gibi uzun zaman içinde Asya bozkırlarında buyruksuz yaşamaya alışmış boyları bir bayrak altında toplamak, kolay mıdır?

Ama Türk demek, bir anlamda zoru başaran da demekti!

Göktürk Devleti’nin yeniden eski güçlü haline gelmesi uğruna yaptığı çalışmalarda İlteriş Kutluk Kağan, kuşkusuz yalnız değildi. Bilge Tonyukuk her zaman yanındaydı. Çoğu zaman orduların komutanı olarak görev aldı.

Tonyukuk da, Kağanı gibi farklıydı…

Tonyukuk İlteriş Kutluk Kağan’ ın 691 yılında ölümü üzerine, kardeşi Kapgan Kağan’a da aynı şekilde hizmet verdi. Kapgan’ın ölümünden sonra bir süre köşesine çekildi; ama daha sonra, Bilge Kağan’ın başa geçmesiyle, ilerlemiş yaşına rağmen kutlu hizmetini sürdürdü.

Engin kültürü, sağlam yargıları ve özgün fikirleriyle Bilge Tonyukuk, Türk Devletlerinde, Devlet Başkanı’ndan sonra gelen “ikinci adam”lar içinde; likâyat, itaat, çalışkanlık ve yetenekleri bakımından ilk sırada yer alır.

Günümüzde Orhun Anıtları-Kitâbeleri olarak bildiğimiz “Bengütaş”ların ilkini diken de odur. Türklüğün ebediliğini taşa nakşetme fikriyle Tonyukuk, tarihimizin aydınlanmasına da hizmet etmiştir.

Tonyukuk kendi bengütaşında şöyle diyor:

“İlteriş Kağan kazanmasa, yok olsa idi, ben kendim

Bilge Tonyukuk kazanmasam, yok olsa idim.

Kapgan Kağan ‘ın Türk sir Milletinin yerinde boy da,

Millet de, insan da kep yok olacaktı. İlteriş Kağan,

Bilge Tonyukuk kazandığı için (kâlen) Türk Bilge

Kağan’ı Türk Sir Milletini, Oğuz Milletini besleyip oturuyor…”

İlteriş Kutluk Kağan ve Bilge Tonyukuk’a çok şey borçluyuz. Onlar, Türklüğün kardeşliği, Türklüğün bağımsız yaşaması için gece demeyip, gündüz demeyip çalıştılar ve bizlere bağımsızlık şuurunu aşıladılar.

Bugünkü varlığımızın temelinde onların emeği, alın teri var… Onlar bizim kutlu atalarımız!

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin