Hacı Bektaş Veli Kimdir

Nisan 9, 2011 Yorum yok. »

Haci Bektasi Veli Hacı Bektaş Veli KimdirHacı Bektaş Veli’nin Hayatı, Şiirleri Hakkında Bilgiler

“Bir olalım, diri olalım, iri olalım!”

Gönüller ummanı, yollar kavşağı Bir menzîle yetsem öpsem elini Kırk verenli Hünkâr Bektaş başağı Saltuk Ağam! desem, öpsem elini!..

Bulgaristan’da, Romanya’da, Üsküp’de, Bosna’da ve Türk’ün Avrupa’da ayak bastığı her yerde, Sarı Saltuk’un gönüllerde hâlâ yaşayan hikâyelerini dinlersiniz…

Sarı Saltuk, efsânelerle örülü hayatıyla Avrupa Türkünün ‘küffâr’ önündeki İslâm kılıcıdır!

Sarı Saltuk, Hacı Bektaş ocağının gönül sacında, çifte kavrulan canlarındandır!

Bugün, Balkanlar’da Adriyatik kıyılarında solunan hava, Hacı Bektaş nefesidir! Yükselen ses, onun sesidir.

Sadece Sarı Saltuk mu? Hacı Bektaş başağı için biz, söz gelişi “kırk verenli” dedik! Daha nice, Hacı Bektaş ocağından fermanlı, ağızı dualı erlerle gönülden fethedildi o koca Rumeli!

Ve ne güzel der şair: “Rumeli’nin yakasın dest-i takvâ ile almışız.” Hacı Bektaş Veli, Orhan Gazi’den beri şevk verir Yeniçeri’ye!

1444′de, Varna’da, bir yıl sonra Kosava’da, zafer sonrası ordugâhta sayın kendinizi. Yeniçerinin harçlığı (ulûfesi) verilmiştir.Ve Yeniçeri’den yükselen şu sesi dinlersiniz:

“Allah! Allah! Eyvallah!

Baş üryan, sine püryân, kılıç al kan!

Bu meydanda nice başlar kesilir, olmaz ki soran?

Eyvallah!… Eyvallah!…

Kahrımız, kılıcımız, düşmana ziyân!

Kulluğumuz padişaha ayan!

Üçler, yediler, kırklar…

Gülbankı Muhammedî, Nuru Nebî, Keremi Ali, Pîrimiz HACI BEKTAŞ VELÎ! Gerçek erenler demine, devranına Hu diyelim,huu! Eyvallah!.. “

Ş imdiki zamanda, 21. yüzyılda bile, Anadolu üstünde ve tüm Türkelinde Hacı Bektaş’ ın sözleri dolaşır; yolunun erdemi dile gelir:

-”Bir olalım, diri olalım, iri olalım!.. ” – “Eline, dilene, beline sahip ol!”

Hacı Bektaş Veli Kimdir

Verdiği rûh ve şuurla ordu kuran; yolu, öğüdü hâlâ gönüllerde duran, kim bu Hacı Bektaş Velî?

İz sürersek, öz kaynağa gideriz; Ulu Türkeli (Türkistan)da buluruz ayak izini!

Varıp, sorduğumuzda bir ak sakallı kocaya, şöyle der: “Hacı Bektaş’ ı mı sorarsınız? Özü Buhara Nişabur’ludur. Kardeşlerimizden bir bölüğü Rum diyârını fethe gittiğinde o da, gönül fethine çıktı onlarla.”

Ve sırrı çözülür Türk Birliği’nin! Demek ki, Batı Türkleri’nin içinde dolaşan; kimi zaman yeniçeri palasında parlayan, kimi zaman kıraç ruhlara İslâm ırmağı olarak çağlayan HACI BEKTAŞ VELÎ, Türklüğün birlik nişanıdır! Demek ki Buharalı Hacı Bektaş, bir sayar Anadolu Türk’ünü, Doğu Türk’üyle! Demek ki, Yesevî’den berâtlı Hacı Bektaş, kardeş sayar bütün Türk budunlarını! Demek ki, bu yüzden hâlâ çınlar

Hacı Bektaş Veli’nin  Türk dünyasının atmosferinde sözleri:

-”Bir olalım, diri olalım,iri olalım!..”

Heey Hacı Bektaş Velî!

Heey Yesevî çererağı Horasan eri!

Biz bütün Türk budunları, senin ülkün üzre düşünmekteyiz! Türkmen, Kırgız, Azerî, Özbek, Uygur, Tatar ve daha pek çok Türk budunu, kardeş olduğumuzu biliyoruz! Aynı atanın, aynı babanın evlâtlarıyız; soyumuz bir, Aynı dinin mensuplarıyız; inancımız bir! Aynı dili konuşmaktayız; sözümüz bir! İşte onun için iri olacağız! Heey Hacı Bektaş Velî!

Gerçekleştiriyoruz gayretinde saklı olan dileğini!

11. yüzyıl başlarında Orta Asya’dan Türk’ün bir bölüğü kopup, Diyâr-ı Rûm’a yönelir. Korkusuz savaşçılardır onlar… Anadolu derler bu toprağa; Türk mührünü vururlar! Türk çerisi yalnız değildir; yanlarında, önlerinde ağzı dualı Horasan erenleri vardır. Ve toprak ile gönül beraber fethedilir! Ahmet Yesevî’nin buyruğuyla yola çıkan Emir-i Çin Osman, gelir Bozok yaylasında mekân tutar. Mevlânâ, gelir Konya’ya, titretir gönül telini şehirlinin. Bozkır boş mu kalacak? Horasan’ın Nişabur kentinde doğan Hacı Bektaş seslenir onlara.

Ve böylece Türk, sadece kılıcıyla değil; İslâm’ ı her gönüle anlatmasını bilen Gönül Erleri’yle de fetheder, vatan eder Anadolu’yu!..

Orta Asya’daki Türk Budunlarından bir bölüğü olan Anadolu’daki bu savaşçı Türkler, yeni yurtlarında karşılaştıkları herkesi Allah’ın yarattığı kutlu bir varlık olarak görürler! İşte, Türk askerini böyle düşündürenlerden birisi de Hacı Bektaş Velî ‘dir.

Ahmet Yesevî’nin öğrencilerinden Lokman Parende’nin elinde yetişip pişen Bektaş; İslam’ın gönül tutuşturan çerağını alır eline, koşar Anadolu’ya! Amasya, Kayseri, Sivas’a uğrar. Sonra, şimdi Hacı Bektaş diye bilinen ve o zaman Suluca Karahöyük diye anılan yerde karar kılar… Serer postunu, aydınlatmaya başlar Anadolu’yu… Türk gönüllere sultan olur!

13. yüzyılda Suluca Karahöyük bozkırlarından sevgi, kardeşlik, birlik sesleri yükselir ve hiç dinmemecesine gelir günümüze kadar.

Kargaşa içindeki 13. yüzyıl Anadolu’su Hacı Bektaş Velî nefesiyle sakinleşir… 14. yüzyıl başında, Osmanlı yüceliği başlayınca, onun dinmeyen sesi, kutlu nefesi devlet kapısından içeri girer; Osmanoğlu’na yol gösterir; ocağının şavkı olur; Yeniçeri’nin gönlünü aydınlatır. Bu aşkla Yeniçeri, “Kızılelma” nerede ise, oraya kadar yorulmadan gider!

Hacı Bektaş Velî; Makâlât, Fatiha Tefsiri, Besmele Tefsiri gibi pek çok eserlerle de seslenir okumuşlara.

Onun sesinde; iyilik, bilgi, hoşgörü, birlik yankılanır…

Onun yolunda; el’e, bel’e, dil’e ihânet olmaz!

Onun ufkunda, Yesevî otağında olduğu gibi kadın yücedir.

Ve Hacı Bektaş Velî, bir iman, itikad, ibâdet, ahlâk, irfân, fâzilet, şeriat, hikmet eridir!

O, İslâm’ı anlatan bir Türk sesidir! Türk gönüllerin nefesidir! O, bir Buhara fidesidir, Anadolu’da yeşeren! O, Türk budunlarının birlik nişânıdır. Hacı Bektaş Velî,

Hoca Ahmet Yesevî atamızın Anadolu’ya armağanıdır! Selâm olsun o sevgi erine!

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin