Geleneksel Çocuk Oyunları

Aralık 4, 2011 5 Comments »

Türkiye’de 2004 Yılında Yaşayan Geleneksel Çocuk Oyunları” adlı bu yayın, 2004-2005 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü üçüncü sınıfta öğrenim gören öğrencilerin “Türk Halkbilimi” dersi için yürüttükleri derleme çalışmalarında ortaya çıkmış, Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından yürütülen ve Gazi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen “Kaybolma Tehlikesi Altındaki Geleneksel Meslekler Halkbilimsel Araştırma ve Derleme Projesi” ile meyveye durmuştur.

Hazırladığımız ve yönlendirdiğimiz derleme ilkelerine göre öğrencilerin Türkiye’nin çeşitli yörelerinden kaynak kişilerle yaptıkları görüşmelerde derledikleri bilgiler, bu çalışmada ana hatlarıyla verilmiş ve yorumlanmıştır. Yeteri kadar açık olmayan bilgi ve tanımlamalar için bilimsel kaynak ve yüzey araştırması yapılmış, buna rağmen eksikleri giderilmeyen ve yeterli görülmeyen araştırmaların yayımından kaçınılmıştır.

“Türkiye’de 2004 Yılında Yaşayan Geleneksel Çocuk Oyunları”, 2003 yılında UNESCO tarafından kabul edilen “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi” nde korunması gereğine işaret edilen ve somut olmayan kültürel miras tanımı içinde yer alan halk kültürü ürünlerinden oluşmaktadır. Bu çalışma, anılan sözleşme hükümlerine göre gelecekte koruma altına alınması gereken yaşayan geleneksel çocuk oyunlarını belirlemeye yönelik bir envanter çalışmasına hazırlık olarak düşünülmelidir. Bu nedenle çocuk oyunlarının oynanışıyla birlikte, bir geleneksel meslek kolu olarak “oyuncak yapımcılığının bu kitapta yer alması, tamamen yukarıdaki amaç doğrultusunda bilinçli bir seçimdir. Bu envanter çalışmalarının nihai amaçlarından biri, günümüzdeki geleneksel çocuk oyunlarını kent kent ve isim isim belirlemek, oyunların oynanışını ve oyuncakların yapım biçim ve aşamalarını ayrıntılı olarak ortaya koymaktır. Bu çalışmanın diğer bir amacı ise, “Kültürel Animasyon Ta-sarımcılığı” alanının, çağın teknolojilerini de kullanarak daha profesyonel ve daha çağdaş sunumlar yaratmasına katkı sağlamaktır.

Kitapta yer alan çocuk oyunları sınıflandırması, son derece özgün bir çalışmanın ürünü olup, ilk kez bu kitapta denenmektedir. Bu sınıflandırmaya göre çocuk oyunları, oyuncakların ham maddesi esas alınarak yirmi yedi bölüme ayrılmıştır. Ayrıca kitabın sonuna oyunlara ve içeriklerine daha iyi erişimi sağlamak amacına yönelik dizin eklenmiştir.

Oyunlar kitaba alınmasında gösterimci kuramın önem verdiği bilgilere öncelik tanınmıştır. Çocuk oyunları ile ilgili bilgilerden önce her bölümün başında derleyen, derleme tarihi, kaynak kişi, oyunun mekânı, kaynak kişinin oyunu kimlerden öğrendiği, oyuncağın adı, oyuncağın yapımında kullanılan malzemeler, oyuncağın hazırlanışı ve oyuncuların cinsiyeti hakkında da bilgi verilmiştir.

“Türkiye’de 2004 Yılında Yaşayan Geleneksel Çocuk Oyunları” adlı bu kitap, günümüzde oyun oynama vaktini sanal ortamda bilgisayar karşısında geçiren çocuklara, geleneksel çocuk oyunları hakkında bilgi sunma ve bunlardan çağdaş kentin oyun alanlarında taşınabilir olanlarını yeniden görmelerini sağlama düşüncesine de hizmet etmektedir. Diğer yandan, çağdaş kent yöneticilerinin kentsel oyun alanlarını, çocuk park ve bahçelerini oluştururken, geleneksel çocuk oyunlarının oynanmasına imkan tanıyacak veya yeniden hatır lanmasını sağlayacak mekanlar yaratmalarına esin kaynağı olmak da bu çalışmanın hedefleri arasında yer almaktadır. Çağdaş kent, futbol, voleybol, basketbol, hentbol, golf, paten vb. oyunlar için alan açarken, örneğin çelik çomak oynamak ve topaç çevirmek için hiçbir mekan yaratamamıştır. Bunun sonucu olarak, geleneksel çocuk oyunlarının çağdaş kente taşınamayacağı gibi bir yaklaşım doğmuş ve bu oyunların, “kırsal bölge oyunları” olduğu ve çağdaş yaşamın içinde yer alamayacağı duygusu yaygınlaşmaktadır. Çağdaş kent kültürünün, aslında çoğu geleneksel kentin bir parçası olan bu oyun ve oyuncakları tanımaması, eğitim kurumlarından medyaya ve oyuncak sanayine kadar bütün örgün veya yaygın kültür üretim ve tüketim alanlarında kullanılabilecek büyük bir zenginliğin unutulmasına neden olmaktadır. örneğin, eğitim kurumları bu oyunları yaygın eğitimin bir parçası olarak öğretmemek-te, geleneksel hayatı canlandıran televizyon dizilerinde bile çocukların büyükler gibi davranmaları sağlanmakta, onları geleneksel oyun alanlarında gösteren çekimler yapılamamaktadır.

Kültür turizmi açısından konuya bakıldığında ise, gerek küçükler gerekse büyükler için, turizm bölgelerinde ve otellerde planlanan oyun animasyonlarında geleneksel Türk çocuk oyunları esin kaynağı olamamaktadır. Bu animasyonlarda genellikle kültür turizmi alanında İlerlemiş ülkelerin yarattığı tasarımlar yer almaktadır. Bu, Türkiye’nin dünyanın dört bir yanından gelen konuklarına kendi kültürünü sunamaması şeklinde bir kültür turizmi sorunu olduğu kadar, kendi toprakları üzerindeki somut olmayan kültürel mirası dünya mirası olarak kabul ederek yaşatılması yönündeki çabalara katkı sağlamadığı için, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesine de aykırı bir tutum sergilemiş olmaktadır.

Diğer yandan, dünyada son yıllarda gündeme gelen “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Müzelenmesi” sorunu, çocuk oyun ve oyuncaklarının nasıl müzelenmesi gerektiğini de içermektedir. Yakın gelecekte Türkiye müzelerinde böyle bir alanın doğması kaçınılmazdır. Elinizdeki çalışma, bu alandaki gereksinimlere de cevap vermeyi amaçlamaktadır. Bu kitaptaki oyunlar derlenirken, oyunların oynanış biçimleri, aşamaları, oyuncakları, oyuncakların yapım aşamaları ayrıntılı olarak belgelenmiş ve görselleştirilmiştir. Bu belge ve oyuncaklar, Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi “Çocuk Oyun ve Oyuncakları” bölümünde sergilenmektedir. Bu kitapla birlikte, Gazi Üniversitesinde yaratılan bir sergileme modeliyle, geleneksel çocuk oyunlarının yaşama alanlarından biri olan müze de devreye sokulmuş olmaktadır. Bunun ise, geleneksel çocuk oyunlarının gelecek kuşaklara aktarılması yönünde ne denli önemli olduğunu müzelerin kültür aktarımındaki işlevini bilenler değerlendireceklerdir.

Bütün bu yaptıklarımız, lisans öğrencilerimin özverili derlemeleriyle mümkün olmuştur. Bu derlemelerin bilimsel bir yayının parçası olabilmesi için harcanan mesaide Türk Halkbilimi Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Petek Ersoy’un “yayına hazırlayan” olarak katkısı büyük olmuştur. Bilimsel çalışmalara karşı sorumluluk bilinci yüksek bu üretken ve çalışkan öğrencilerime teşekkür borçluyum.

Bu çalışma Gazi Üniversitesi çatısı altında Gazi Üniversitesinin imkanlarıyla yapılmıştır. Somut Olmayan Kültürel Miras çalışmalarına sağladığı katkı için Gazi Üniversitesine Rektör Prof. Dr. Sayın Kadri Yamaç’ın şahsında teşekkür borçlu olduğumu belirtmek isterim.

Prof. Dr. öcal OĞUZ Gazi 2005

Benzer Yazılar

5 Comments

  1. Fatih 17 Aralık 2011 at 19:03 - Reply

    Böyle bir yazıyı bizimle paylaştığınız için teşekkür derim. Diğer oyunlarıda okudum çok güzel eski günlerime döndüm bir an. Ama kabak oyunu yazılmamış onuda yazarsanız çok iyi olur.

  2. katherina 30 Eylül 2013 at 16:16 - Reply

    pek de güzel olmamış

  3. katherina 30 Eylül 2013 at 16:16 - Reply

    yazdığınız yazıyı beğenmedim

  4. katherina 30 Eylül 2013 at 16:17 - Reply

    bence çocuk oyunlarını anlatsanız burada daha iyi olur

  5. melisa 19 Kasım 2013 at 16:51 - Reply

    bence güzel oyunlar bulmalı

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin