Farabi Kimdir, Hayatı ve Eserleri

Nisan 7, 2011 3 Comments »

Farabi Farabi Kimdir, Hayatı ve Eserleri

 Türk İslam Bilgini Farabi Hakkında Bilgiler

Farabî

Dünyayı dolaşmak üzere bir yolculuğa çıkınız. Bu yolculuğunuzda, bilen kişilere şöyle bir soru yöneltiniz:

- Araplara kendi dilinde ilk büyük bilim ansiklopedisini kazandıran, Doğu’ya Aristo’yu gerçek anlamda tanıtan, Batı’ya müzik âletleri hakkında ilk gerçek bilgileri veren; felsefe, müzik, matematik, tıp ve botanik bilgini kimdir?

Alacağınız cevap FARABÎ olacaktır!

Bir fikir adamı düşününüz ki; düşünceleri, fikirleri yüzyıllar boyu tartışıladursun:

- “Farabî o konuda haklıdır.”

- “Hayır! Şöyle demesi gerekirdi…”

- “Ama şu sebepten, Farabî öyle demiş.”

- “Ancak, şöyle de demesi gerekmez miydi?..” Bu tartışmalar hâlâ, evet hâlâ devâm etmektedir.

Ne kadar kuvvetli bir ışıktır ki, fikri kudreti tartışmalara bugün bile aydınlık bir zemin oluşturmaktadır.

Hey! Uzlukoğlu Farabi. Hey koca Türk!

Bizi hâlâ konuşturmaktasın!

Bu gidişle, daha yüzyıllar boyu seni tartışacağız.

Arapça yazmışsın. Ne gam! Yedi göbek Türk ceddin malûm bizce!

Ortaçağ’ ın bu büyük feylesofu, Türk oğlu Türk Farabî, yine bir Türk ülkesi olan Kazakeli’nde, Seyhun ırmağının Aris kolu ile birleştiği yerdeki Fârâb şehrinde doğdu. İşte bu yüzden, Farabî (Farablı) diye anılır.

Babasının adı: Uzlug oğlu Turhan… Farabî’nin tam adı ise şöyle: Ebû Nasr Muhammed bin Turhan bin Uzlug el Farabî et Türkî. 870 yılında doğdu. Doğduğu günden ölümü olan 950 yılına kadar bulunduğu her yerde Türk giysileri içinde dolaştı.

Türkçe konuştu ve fakat günün modasına uyarak Arapça yazdı. İlk öğrenimini doğduğu şehirde gören Uzlug Oğlu Farabî, babasının tavsiyesi üzerine Bağdat’a gitti. Arapça’yı Bağdat’ta öğrendi ve hukuk eğitimi aldı. Yine orada kadılık (Hakimlik) yaptı. Ama asıl merakı, felsefe üstüneydi. Bu merakını gidermek için Hıristiyan feylesof, Ebu Bişr Meta Bin Yunus’tan felsefe- mantık öğrendi. Ebu Bekr Saraç’tan Arap diline ait gramer dersleri aldı. Felsefe aşkı Farabî’yi öylesine sarmıştı ki, bu ilmin o çağda bilinen ustalarını araştırmaya koyuldu. Sonunda Harran’a giderek, Yuhanna bin Haylan’dan öğrendiği bilgilerle fikir dünyasını daha da genişletti.

Hekimliğe merak sardı… Teorik olarak Tıp ilminin inceliklerini kavradı. Zamanın bütün ilimlerine el attı. Derler ki, bütün bunları felsefede derinleşmek için yapmıştır. Matematikle meşgûl oldu. Musikî konusunda hem nazariyeci, hem de icracı oldu. Botanik ile uğraştı.

Eski Yunan filozoflarının  Arapça’ya çevrilmiş kitaplarına pek çok ekler yaparak, onları daha kolay anlaşılır duruma getirdi. Özellikle Aristo’nun eserleri üzerindeki çalışmalarından dolayı, Doğulu bilginler, kendisine Muallim-i Sani, yani Aristo’dan sonra “ikinci öğretmen” unvanını verdiler.

Bu feylesof atamız öyle derin fikirler ortaya attı ki, çağının ve daha sonra gelenlerin hayranlığını topladı. İbn-i Hallikan’ ın atamız Farabî için yaptığı yaptığı tespit şöyle:

“Farabî, İslam filozoflarının en büyüğüdür. Bildiği fenlerde hiç kimse onun mertebesine çıkamamıştır.”

İbn-i Sina ve İbn-i Rüşt gibi Doğu’nun büyük bilginleri onun eserlerinden faydalandılar. İbn-i Sina’nın şu sözleri Farabî’nin değerini ortaya koymaya yeter:

“Farabî’nin bir mezat yerinden satın alarak okuduğum “Al İbana” kitabı sayesinde o zamana kadar bir türlü anlayamadığım metafiziği tamamen kavradım. Bu hale son derece sevindim. Tanrı’ya şükürler ederek secdeye kapandım. Fakirlere sadaka dağıttım…”

Farabî’nin pek çok eseri var. Başlıcaları şunlar: İhsâu’l- Ulûm (İlimlerin sayımı) Kitâbu Füsûsül Hikem (Hikmetlerin Özleri) Siyâsetü’l Medeniye (Politika) Medinetü-l Fâzıla (Fâzilet Sitesi) Felsefetu Eflâtun (Eflâtun’un Felsefesi) Felsefetu Aristo (Aristo’nun Felsefesi) gibi.

İhsâu’l- Ulûm, Arap dilinde yazılmış en büyük ilk bilimler ansiklopedisidir. Farabî’nin Latince’ye çevrilmiş dört eserinden birisidir. Bu eser bilimlerin tasnifi nazariyesi bakımından çağlar boyu fikir dünyasında büyük etkiler yapmıştır.

Dünyamıza doğan bu bilim güneşi Farabî, 950 yılının Ocak ayında öldü. Mezarı, Şam civarında Bâb-ül Sagir dışında bulunuyor.

Bu bilgin atamızı gururla anıyoruz.

Benzer Yazılar

3 Comments

  1. muhsin 12 Kasım 2013 at 19:34 - Reply

    çok iyi hayatı varmış

  2. muhsin 12 Kasım 2013 at 19:35 - Reply

    saolun teşekkürler ödeve yardımcı olukta

  3. yeter 16 Aralık 2013 at 07:42 - Reply

    teşekkür ederim çok güzel bir hayatı var bende onun gibi olmak isterim

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin