Elazığ Harput Kalesi Hakkında Bilgiler

 Elazığ Harput Kalesi, Harput Kalesinin Özellikleri ve Harput Kalesiyle ilgili efsaneler

Harput, Elazığ İli Merkez İlçesinin kuzeybatısındaki dağlık ve kayalık olan engelebili bir arazi üzerine kurulmuş tarihi bir şehirdir. Şehre batı yönünden dar kapı denilen Dış Kale Duvarı ile girilir. Bir ana caddesi vardır. Bu cadde dar kapıdan başlar. Sarahatun Camii ile devam edip Ulu Cami?ye kadar uzanır. Cadde üzerinde yer yer camiler, hamamlar, türbeler, çeşmeler ve dükkanlar yer alır. Caddeye açılan sokaklarda tarihi evler yer almakta, bunların arasında birçok terk edilmiş harabe halinde yıkıntılar bulunmaktadır.

Harput, ovalara hakim bir tepe üzerinde bulunan Harput Mahallesinin büyük bir bölümünü kapsamaktadır. Elazığ?ın bulunduğu bölgeye eski çağlardan beri adını veren Harput kenti, gerek tarihi ticarat yollarının üstünde oluşu, gerekse stratejik konumu nedeniyle birçok medeniyetin başkentliğini yapmıştır.

Harput İç Kale ( Süt Kalesi), kalenin etrafındaki Meryem Ana Kilisesi ve Kale Hamamının içinde bulunduğu; Kalenin etrafını, batı, güney ve doğusundan çevreleyen dere ile karşı tarafında yaklaşık 20 m.lik bir koruma bandının sınırını oluşturduğu, Kalenin kuzeyindeki Roma dönemi ve kalıntılarının bulunduğu alan ile Dabakhanein kuzeydoğusundaki, Roma dönemi özelliği gösteren mezarlık alanı ile aynı yerde bulunan Kaya mezarının bulunduğu bölgedi ve üç ana bölümünden oluşmaktadır

Harput Kalesi: M.Ö.8. yüzyılın başlarında Urartu Krallığı tarafından kurulmuş olup güneyinde bir Urartı Açıkhava tapınağı bulunmaktadır.Kale M.Ö. 6 yüzyılda Pers egemenliğine girmiş, M.Ö 1. Yüzyıldan itibaren Part, Roma, Sasani, Bizans, Abbasi, Artukoğulları, Selçuklular, Dulkadiroğulları, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti?nin egemenliklerine girmiştir. Bu kültürlere ait izleri surlar, kapılar ve burçlar üzerinde görülmekte, kalenin kuzeybatı uç kesiminde bir Artuklu sarayının kalıntıları bulunmaktadır. Kalenin doğu kısmında bulunan Meryem Ana Kilisesi M.S. IV. Yüzyılda inşa edilmiş, bir duvarı kalenin oturduğu kayaya oturan bir kilisedir. İç duvarlarında birçok kitabe görülmektedir. İç kale ve dış kale olmak üzere iki bölümünden meydana gelmiştir. Dış sular tamamen yıkılmıştır. Sadece Harput?a girişte bir burç kalıntı görülür. Süt kalesi diye adlandırılan iç kale yalçın kayalar üzerine inşa edilmiştir. Kalenin içinde bulunan 60-70 sene öncesine kadar bütün yapıları ile büyük bir mahallenin olduğu söylenmektedir. Yapılar bugün tamamen yıkılmıştır. Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı devirlerinde onarılmıştır. 2005 yılında kapısı ve burçları restore edilmiştir.

Kaya Mezarlıkları: Kalenin kuzeyinde Meryem Ana Kilisesi ile Dabakhane arasındaki yolun üst kısmında, Roma dönemi ve sonrası kalıntılarının yer aldığı, giriş kısımları önden görülebilen dehlizler ile zor seçilebilen yerleşimlere ait temel kalıntıların bulunduğu bir kay mezarlıkları alanı mevcuttur.

Roma Mezarlığı: Dabakhanenin hemen kuzeydoğusunda ve üstünde, Roma Dönemi özelliği gösteren arazi yüzeyinde serpilmiş durumdaki yaklaşık 1 metre uzunluğunda blok mezar taşları bulunmaktadır. Yine aynı bölgede dönemi belirlenememiş genişliği 1.5 m. Olan bir kaya mezarı mevcut olup mezarın 20 m derinliğinde diktörtgene yakın formda bir basamak oluşturulmuş olduğu gözlenmiştir. Mezarın sağ tarafında büyükten küçüğe doğru yan yana sıralanan 5 adet adak çukuru bulunmaktadır.

Harput Kalesi Efsanesi, Harput Süt Kalesi Efsanesi

Harput kalesinin bir adı da Süt kalesidir Bu kaleye süt kalesi denmesinin ilginç bir hikâyesi vardır Kalenin temelleri atılır Kale duvarları, yükselmeye başlar Ancak o yıl başlayan su kıtlığına bir çâre bulunmaz Aynı yıl, bu su kıtlığının aksine hayvanların sütleri oldukça boldur Zamanın hükümdârı emir verir Harç için, süt kullanılacaktır Hayvanlar sağılır Harç, süt ile karılır ve kale tamamlanır

Diğer bir efsâneye göreyse, kalenin pek çok dehlizi vardır Bu dehlizlerden birinde, güzel bir kız yaşarmış Ancak büyülü olduğundan, sürekli kendisi için yaptırılan bir altın köşkte uyumaktaymış Yalnız her yıl bir kez uyanır; ”Süt kalesi yıkıldı mı? Katırlar kuzuladı mı ? Dere hamamının yerinde yeller esiyor mu?” diye sorar, sonra yeniden uykuya dalarmış Eğer bu sayılanlar gerçekleşirse; Harput yıkılacak, kıyamet kopacakmış Bâzı kişilerin bu kızın sesini duyduğunu da kulaktan kulağa söylenir