Eğitimde Tiyatronun Önemi

Eğitimde Tiyatronun Önemi

- in Kültür

Eğitimde Tiyatronun Yeri ve Önemi 

Bilim kurallarının ve bilim öğelerinin güzel sanatlarla ilişkileri olumlu düşünceler kazandırır topluma. Tiyatronun yapıcılığı, öğeleri arasındaki bilimsel kavramların sonucudur. Tiyatro seyretmeyen bir toplumun yapıcılığı olamaz. Bilimden yoksun milletler gibi. İnsanlara yaşamın temasını canlı olarak yansıtan tiyatro sanatının, felsefeyle, sosyolojiyle ve metodolojiyle yakın akrabalığı vardır. Örneğin, seyrettiğimiz (Kadife Çiçekleri) ve (Bahar Noktası). Her iki oyunun içeriği sosyoloji ve metodoloji kültüründen kaynaklanır. Kadife çiçeklerindeki sosyal ilişkiler, bireyin toplumla ilişkileri, tinsel çözümlemeler sanatsal simgelerle seyredildi.

Bahar Noktası eğitsel bir değişimle sahnelendi Deneme Sahnesinde. Bireye yapıcı düşünceler, olumlu duygular kazandıran Bahar Noktası, sanatsal bir aşamadır tiyatromuzda Balenin doğuşunda ve gelişiminde felsefenin simgeleri bir gerçektir. Bale, somut ve sanatsal bir felsefedir. Müziğin, dansın, edebiyatın, resmin, mimarinin birleşimi olan bale sanatı ve opera, felsefi ve sosyal mesajlar yansıtır seyirciye. Sergilenen, Çark, Çeşitlemeler ve Konçerto bale gösterilerinin içeriği bu nitelikte. Toplumsal sorunların en başında güzel sanatlar yer almalı, sinemayı, küçük kentlere, bucaklara, yaz aylarında bazı köylerimize kadar götürdük. Fakat tiyatroyu götüremedik. Bizim kuşak tiyatronun küçük kentlerde ve kırsal kesimlerde gerçekleşmesini göremeyecek.

1950’den önce Halk evleri sayesinde tiyatro kültürü tüm kentlerde halkımıza verilmeye çalışıldı. 1950’den sonra Halk evleri kapatılınca bu çabalar yanda kaldı. Tiyatro kültürü almayan toplumlar hasta bir kuşak oluşturur. Bilimsel düşünerek sosyal bir sorun olan tiyatroyu tüm ülkede yoğunlaştırmalıyız. Tiyatro ile toplum bireylerine edebiyat, felsefe, sosyoloji, müzik, dans, dekor ve giysi kültürü verebiliriz. Onların düşünce yapılarını sanat ve felsefe temeli üzerine geliştirebiliriz. Sanat ve felsefe kültürü alan bireyler yapıcıdır, olumludur, yaratıcıdır ve tinlerinde insan sevgisi vardır. Karakterinde insan sevgisi olan toplumlar tüm güçlükleri yenerler. Tiyatro topluma insan sevgisi aşılar. Eğitim insan sevgisi doğrultusunda olmalı.

Sanata önem vermeyen ve sanatı halka götüremeyen toplumlar hasta toplumlardır. Toplumun istemleri sanat olarak oluşmalı. Tiyatro, toplum istemlerini yansıtan, ışığı ve doğruyu gösteren bir sanattır. Gelişmemiş ülkelerde, tiyatroyu seven ve oyunları izle yen bireylerle sanattan yoksun kesimler arasında sürekli çelişkiler vardır. Bu sürtüşmeler sürüp gider, toplumda onarılması güç yaralar açarak.

Hümanizmi tiyatro sanatıyla halka aşılayabiliriz. Oyunların teması, hümanizmden kaynaklanmalı. İnsan sevgisiyle oluşmuş kültürlü toplumlar her güçlüğü yenmiştir tarih boyunca. İnsanların birbirini sevmesi, ne iyi, ne güzel. Sevgi yaşamda tüm engelleri aşar. Doğayı sevmek, insanları sevmek, insanlara yardım, oyunlarla bireylerin düşünce yapılarına yerleşebilir. Devlet tiyatrolarında, şehir tiyatrolarında ve özel tiyatrolarda sergilenen, oyunlar, tecimsel değil, hümanizmayı işleyen yapıtlar olmalı. Kötülükleri, egoizmayı ve menfaatleri yener sevgi, Çehov’un, O’Neill’in ve Paul Zındel’in oyunlarında sevgi konuşur. Özlenen ileri düzeylere ulaşamamış bir millet oluşumuzun nedeni, yüzyıllardır halkımıza insan sevgisini ve sevgi kültürünü veremeyişimizdendir.

Sevgi kültürü sevgiden ayrı bir kavramdır. Doğuştan bir insanın tininde sevgi olabilir. Bu sevginin, insanların yararına dönüşmesi için sevgi kültürüyle eğitilmesi gerekir. Bu eğitimin kaynağı da güzel sanatlardır. İnsanları en çok etkileyen sanat, tiyatrodur.

Deli Dumrul oyununda insan ilişkilerini düzenleyen sevgi, başka bir yöntemle sunuluyor. Tarih boyunca hep kan, kan, kan. Evet sürekli olarak kan döküldü. Günümüzde de böyle. Toplumlar İç sorunları için de kan döktü. Bunun nedeni, sevgi kültüründen yoksun olmaktır. Sevgi kültürü, menfaatleri çiğnemeyi öğretir insanlara. En etkin sanat tiyatroyu, halkımızın ayağına götürmeliyiz. Zamanımızda, tiyatro halkımızın gelirine göre çok pahalı. Ekonomik sıkıntı içinde olan halkımız tiyatroya gidemiyor. Tiyatro biletlerinin ucuzlatılması, önlemler arasında önemli bir sorun, gerekli önlemlerle tiyatro – halk çatışmasını silmek, güzeli, iyiyi, doğruyu, maviyi, bireylerimize sunmak. Hümanizmanın temelini atarak gelecek için mavi kuşaklar oluşturmalıyız. Hümanizma, yerdeki kan izlerini ve gözyaşlarını siler.

Kaynak: Muzaffer Budak, (Tiyatro)

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir