Efsaneler Hakkında Bilgi

Ağustos 22, 2012 5 Comments »

efsane1 Efsaneler Hakkında BilgiEfsaneler: Genellikle gerçek olaylardan esinlenmiş, ama olağanüstü niteliklerle donatılarak anlatılan hikayeler.

Efsaneler, her çağda ve her uygarlıkta belli bir biçimde görülen evrensel bir gelenektir. Kaynağı, genellikle, ünlü bir kişinin kahramanlıkları veya toplum için çok önemli bir olaydır. Ve halkın veya güçlü bir ozanın hayal gücü, bu kaynağın çevresinde olağanüstü bir hikaye oluşturur.

Efsaneler konularına göre birkaç grupta toplanabilir:

1. Evrendoğum (kozmogoni) efsaneleri. Bunlar dünyanın yaratılışını, varlıkların meydana gelişini, biçim değiştirmesini, insanın oluşmasını anlatır. Ünlü Ergenekon Destanı’ın kökeni bu tür efsanelerdir.

2. Tarihi efsaneler. Adı tarihe geçmiş kahramanları, büyük savaşları, şehirlerin kuruluşunu veya yok oluşunu, hükümdarların unutulmayan aşklarını konu edinen efsaneler. Sözgelimi Büyük İskender, akıl almaz yaşantısıyla böyle bir efsane kahramanı olmuş, Fatih’in karadan yürüttüğü gemiler, üç ayda bitirdiği Rumelihisarı onu bir efsane kahramanı yapmıştır.

3. Gerçek dışı varlıklarla ilgili efsaneler: Kaf Dağı, Zümrüdü Anka Kuşu, alageyik, keçi ayaklı Pan, deniz kızı birer efsane yaratığıdır. Kiminin yarısı insan yarısı balıktır, kimi ölümsüzdür, kimi hiç bir insanın ulaşamayacağı bir bilinmez yerdedir.

4. Dinî efsaneler: Peygamberlerin, din büyüklerinin, ermişlerin hayatını, mucizelerini, savaşlarını anlatır. Hz. Muhammet’in çocukluk günlerinde daima onun başının üstünde duran ve onu çöl güneşinden koruyan bulut; Musa’nın kılıcıyla yarıp üstünden geçtiği su; Nuh Peygamber’in tufan hikâyeleri v.b. böyledir.

Efsane ile destanı ayıran en önemli özellik efsanelerin mutlaka sanatlı bir anlatıma sahip olmayışıdır. Efsaneler, destanlara kaynak olmuştur. Yalnız destanlara değil, evrendoğum ve din kitaplarına, Yunan, İran, Türk, İtalyan mitolojisine, kuzey ülkelerinin saga’larına (efsaneli şiir), Fransızların Ortaçağ destanlarına, şövalyelik romanlarına, Türklerin ünlü halk ve yiğitlik hikâyelerine de kaynak olmuştur. Bazen güçlü bir şair, bir halk efsanesinden dünya klasikleri arasında yer alabilecek güçlü bir eser çıkarmıştır. Homeros’un, Yunan tarihinden esinlenerek görkemli boyutlar kazandırdığı İlyada ve Odisseia bu tür eserlerdir. Daha sonraki çağlarda, sözgelimi Fransa’da Roland Destanı, Almanya’da Nibelungen Destanı, ispanya’da Cid Campea-dor’un Romancero’su, Gılgamış ve Oğuz destanları böyle doğmuştur.

Bununla birlikte bütün efsaneler edebİ eserlere konu olmamış, bazıları yüzyıllardan beri kulaktan kulağa aktarılmıştır. Çoğu zaman anlatanların hayal gücüyle pek çok değişime uğramakla birlikte, bu gibi hikâyeler, yüzyıllık gelenekleri korur ve hâlâ, dünyanın dört bucağında çocukların, hattâ büyüklerin ilgisini uyandırır.

Deniz Kızlarıyla Ejderhalar

Pek çok efsanede yarı hayvan, yarı insan canavarlardan söz edilir demiştik. Özellikle Yunan mitolojisi bize bunun sayısız örneğini vermektedir. Sözgelimi Kentauros’ların gövdesi at, başı ve belden yukarısı insandı, Minotauros ise, boğa başlı bir adamdı. Harpyia’lar, kadın başlı, kanatlı canavarlardı, Sfenks ise, bir aslan gövdesine, kanatlara ve insan başına sahipti. Güzel sesleriyle, gemicileri kıyıdaki tehlikeli kayalara çeken Sirena’lar, bu kuş-kadmlar, özellikle Odisseia’da ortaya çıkar: onlara karşı koyabilmek için Odisseus, balmumuyla kulaklarını tıkamak zorunda kalmıştır.

Ama hiç bir insan özelliği taşımayan efsanevî hayvanlar da vardır. Sözgelimi, Ortaçağ’da, likorn, alnında, denizgergedanın mahmuzu gibi tek ve uzun boynuz bulunan bir attı.

Nihayet, hemen her ülkenin efsanelerinde rastladığımız ejderhayı anmamak mümkün mü? Ateş kusan bu bir tür dev kertenkele, genellikle insanın savaşmak zorunda kaldığı kötülük kuvvetlerini simgeler. Onunla ancak büyük kahramanlar baş edebilir: Herkül, Aziz Georgius, Aziz Mikael veya Germen efsanelerindeki Siegfried gibi. Aynı biçimde, Provans geleneğinde de tarasque, Ron Irmağı’mn korkunç taşkınlarını anımsatan bir ejderhadır.

Benzer Yazılar

5 Comments

  1. melisa 16 Eylül 2013 at 17:39 - Reply

    saolun valla okulun ilk günü verdiler ödev

  2. kulturelbellek 16 Eylül 2013 at 20:34 - Reply

    İlk gündenden olmaz ki dimi ya :)

  3. wolf team 17 Eylül 2013 at 12:51 - Reply

    yav ilk günden verdiler ödevi bune ya

  4. fatma 22 Eylül 2013 at 09:46 - Reply

    bu neki 100 bile aldım allahalah yaaa

  5. hüseyin 07 Ocak 2014 at 08:26 - Reply

    okulun ilk günü verdiler böyle şey olurmu kardeş ama olur okulu sevenler derslerinide severler

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin