Ebru Sanatı Hakkında Bilgiler

Şubat 20, 2012 2 Comments »

ebru Ebru Sanatı Hakkında BilgilerEbru sanatı, en eski Türk kâğıt süsleme sanatlarındandır. Boyaların, kitre gibi malzemelerle kıvamı artırılan su üzerinde desenlere dönüştürülmesi ve bu desenlerin kâğıt üzerine aktarılması ile oluşturulur.

Orta Asya dillerinden Çağatayca’da “hare gibi, damarlı” anlamına gelen ‘Ebre’ kelimesi Ebru sanatının bilinen ilk adıdır. İpek Yolu ile İran’a gelen sanat, burada Abru’ (Su Yüzü] veya ‘Ebri’ (Bulutumsu, bulut gibi) olarak isimlendirilmiştir. Daha sonra Türklerle birlikte Anadolu’ya gelen bu sanatın adı ‘Ebru’ olarak dilimize yerleşmiştir.

Şu an Avrupa’da ‘Marbling’ diye bilinen Ebru 17. yüzyılda Avrupa’ya ‘Türk kâğıdı’ adıyla İstanbul’dan gitmiştir. Ebru Türkiye’de cilt sanatının yanı sıra, hat sanatında zemin ve pervaz olarak kullanılmıştır. Hat sanatının, sanat atölyelerinde çoğalmasıyla birlikte, fonda kullanılan bu desenli kâğıdın da değeri artmış, çerçevelenecek kadar önemsenmiştir.

Günümüzde, diğer soyut ve plastik sanatlar gibi değerlendirilmektedir. Ebru, görsel zarafetinin yanı sıra, bizlere mikro ve makro âlemlerden, çıplak gözün göremeyeceği ilginç güzellikler sunar. Ayrıca Ebru’nun terapi özelliği olduğu, bu tarihi sanatın meraklıları için tartışılmayan bir gerçektir.

Ebru sanatı, İslam sanatları arasında önemli bir yer tutmuştur. Türkler, İslamiyet’e çok yüce bir iman ile bağlanmışlardır. Her konuda olduğu gibi, sanatın da hemen tüm dallarında “ilahi” güzellikleri ifade etmeye çalışmışlardır. Mimaride, müzikte, süslemede hep mistik güzelliklerin arayışı içinde olduklarını görmekteyiz. O dönemde (XI. yy-XIX. yy] birçok tekke usta-çırak yöntemi ile öğrenci yetiştiren “sanat atölyeleri” haline gelmiştir. Mükemmellik derecesindeki birçok eserin altına, “Derviş Terbiyesi”nin verdiği alçak gönüllülük ile imza bile atılmamıştır.

Türkler, Kuran-ı Kerim ile önem kazanan hattatlığı da, bir ana sanat dalı olarak kabul etmiş ve Arap alfabesine birçok yeni biçimler getirerek mükemmelliğe ulaştırmışlardır. Bu arada, yazıları süslemek için ebru kâğıdı zemin veya pervaz olarak kullanmışlardır. Bu kullanım alanı bize açıkça gösteriyor ki, Türkler ebruyu öncelikle bir sanat eseri olarak görmüşlerdir. Cilt işinde kullanılan renkli kâğıt anlayışı, ikinci planda kalmıştır.

Ayrıca, Osmanlı’da Ebru sanatı; yakın zamanlara kadar resmi belgeler, devlet belgeleri ile çeşitli anlaşmaların yazıldığı, özellikle girift desenli kâğıtların zemin olarak tercih edildiği bir kullanım alanı bulmuştur. Buradaki amaç, belgenin üzerinde tahrifatın önlenmeye çalışılmasıdır ki, bu da tıpkı günümüzdeki banknot, senet ve çek defterlerindeki fon desenlerinin silinti girişimlerini belli etmesi mantığına uymaktadır. Ayrıca günümüzde noterlerin yaptığı ticari defter sayfalarını numaralayıp mühürleyerek tasdiklime işleminin benzerini, atalarımız defterlerin kenarlarını ebrulayarak estetik bir biçimde yapmışlardır. Böylece sayfa eksiltme teşebbüsünü kesin olarak ortadan kaldırmışlardır. Defter sayfaları ne kadar ince olursa olsun, eksilen sayfanın izi hemen belli olur, tashihi de mümkün değildir. Böylece süslü, renkli ve de kesin bir biçimde çözüme ulaşılmıştır. Bugün bu gelenek resmi bir hüviyeti olmamakla beraber kısmen devam etmektedir.

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde ebru sanatında umulmadık derecede önemli gelişmeler yaşandı. Bir kâğıt süsleme zanaatı olarak günümüze dek süregelen ebruda önemli açılımlar, yayılımlar yaşandı. ‘Su yüzü resmi’ özelliğini yitirmeden köklü değişikliklerle zanaattan Sanat’a yöneldi. Yeni adlarda ebru çeşitleri yapıldı. Resim, minyatür, fotoğraf gibi diğer sanatlarla birleşerek yeni ürünler ortaya çıktı. Filmlere dizilere konu oldu. Helal bir geçim kaynağı olabileceği fikri gelişti. Sanatla ilgilenenlerin sayıları oldukça arttı.

Bu coğrafyada yetişen değerli Ebru ustaları arasında Şeyhbek (Şah bek] Mehmet Efendi, Hatip Mehmet Efendi, Şeyh Sadık Efendi, Hezarfen Ethem Efendi, Necmettin Okyay, Niyazi Sayın ve Mustafa Düzgünman sayılabilir.

Kaynak: Şehir ve Kültür İstanbul / Hikmet Barutçugil

Benzer Yazılar

2 Comments

  1. eslem 20 Ocak 2014 at 14:30 - Reply

    Guzelmis
    kısa olsa dqha guzel olcaktı

  2. Cemre Nur 17 Mart 2014 at 16:37 - Reply

    bence çok güzel bir site hem kısa hemde öz ben çok beyendim

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin