Destanlar Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

- in Kültür
37
0

Destanlar nasıl ortaya çıkmıştır? Bir destan nasıl oluşur? Destanların asıl kaynakları nelerdir? Destanlar nasıl meydana gelmiştir?

Destan sözcüğü dilimize farsçadan geçmiştir. Farsçada Dasitan, Zaloğlu Rüstem diye bilinen kahraman Rüstem’in babası Zal’m öteki adıdır. Eski Yunanlılar destan karşılığı Epos (söz) derlerdi. Batı dillerinde bu epos sözcüğünden türeyen Epope kullanılıyor. Destansal şiirlere (epik şiir ) denmesi de bundandır.

Destan yada epopeler, ait oldukları ulusların İlkel çağlarının sözlü, manzum, ürünleridir. Öyle ki bu çağlar o ulusların ulusal tarihleri henüz aydınlatmamıştır, yani kendi ulusal tarihlerinin yazmadığı en eski çağlarıdır. Bu ilkel çağlarında uluslar, henüz çevrelerinde olan doğa ve tarih olaylarını gerçek nedenleri ile anlayıp açıklayacak, kafa düzeyine ulaşamamıştır. Her olayı ancak kendi ilkel dinlerinin tanrılarına bağlayarak açıklarlar, hayallerinde buna göre büyütüp süslerler. Olayın kahramanı tanrı ile insanın çiftleşmesinden doğmuştur. Falan tanrı filan insana gelip yada başka bir tanrıya gidip  şöyle, şöyle demiştir. O olay da böylece olmuştur.

İşte bir ulusun bu İlkel çağlarında toplumu derinden etkileyen bir olay olur. (Bir savaş, bir göç, bir kuraklık…) Bu ilkel toplumun insanları bu doğa yada tarih olayı karşısında büyük bir korkuya kapılır, ya da bu olaya karışan güçlü insanlara büyük bir hayranlık duyar. Bu olay ve bu kişiler önce halk belleğinde mitleşir, masallaşır. Sonra aynı toplumun aynı özellikteki ozanları bu mitosları ya da masalları şiirleştirir sazla söylemeye başlarlar. Sonra bu türküler ağızdan ağıza, kulaktan kulağa değişip zenginleşerek yayılır. Yüzyıllar içinde bu şiirlerin şairleri de unutulur, halkın ortak, malı olur.

Daha sonra o çağlara yakın bir çağda bir büyük halk ozanı çıkıp halk belleğindeki bu mitosları, masalları, türküleri yeniden, baştan sona uzun bir manzum hikaye haline getirir. Böylece yüzyıllar İçinde halk belleğinde oluşan o olayın öyküsü bu büyük ozanın dilinde, telinde birleşip bütünleşerek yeni ve tek bir manzum öykü olur..

Troya savaşlarının 49-51 gününü anlatan İlyada ve Troya’dan dönüşü anlatan Odysseia Homeros’un böylece yarattığı iki epopedir. Gene İran – Turan (Saka Türkleri) savaşlarını anlatan Şehname’yi de Firdevsi böyle yaratmıştır. Aradan çok uzun yüzyıllar geçtikten sonra bir derleyici bilgin tarafından parça parça derlendikten sonra sıraya konup birleştirilip yayımlanan destanlar da vardır. Alman Destanı Nibelungen ile Kırgız destanı Manas da böylece derlenmiştir.

Demek ki bir destanın oluşması için:

  1.  O tarih öncesi ilkel çağın yaşanmış olması
  2. Bu çağda bütün toplumu sarsan bir büyük tarih ve tabiat olayının olması
  3. Bu olayın halk İçinde efsaneleşmesi ve şiirlere konu olması,
  4. Sonra da bir büyük ozanın bunu bütün olarak yeniden söylemesi yada yüzyıllarca sonra bir bilginin parça parça derlemesi gerek.

Her destan ille de uzun manzum bir hikayedir. Düz yazı (Nesir) biçiminde destan olmaz.

Dünya destanları olan : Hintlilerin : 1 ) Ramayana 2) Mahabharata, Yunanlıların : 1 ) İlyada, 2) Odysseia Latinlerin : Eneid (Vergİlius’un) İranlıların : Şehname, Finlerin : Kalavela, Almanların : Nibelungen,Fransızların : Chansen de Rolandi destanları hep böyle meydana gelmiştir.