Cankurtaran Nedir?

CANKURTARAN ölüm tehlikesinde olanları kurtarmak için kullanılan araçkişi

( Esk. Tahlisiye) Hasta ve yaralıları acele hastahaneye taşıyan otomobil, ambulans, Cankurtaran düdüğü (çanı), görüş alanının kapalı olduğu havalarda gidilecek veya sığınılacak yeri gemilere göstermek için çalınan düdük veya çan. Cankurtaran gemisi, batma tehlikesi geçiren veya karaya oturan gemileri kurtarmaya yarayan gemi. Cankurtaran kulübesi, tipiden veya soğuktan korunmak için dağ geçitlerinde yapılan sığınak. Cankurtaran salı, deniz kazalarında kullanılmak üzere yapılmış sal şeklinde kurtarma aracı.

Cankurtaran simidi, denize düşen bir insanın tutunarak su yüzünde kalmasını, sağlayan araç. Cankurtaran yeleli, yüzücü kabiliyeti yüksek, çeşitli malzemeden yapılmış, cankurtarma aracı. 

Şehirlerde sağlık müdürlüklerine bağlı oldukları gibi büyük hastahanelerin de ücretsiz cankurtaran arabaları vardır. Bu arabalar, ilk defa ispanya kraliçesi İsabel zamanında 1487’de Malaga kuşatması sırasında kullanıldı.

Cankurtaran simidi, yüzücü kabiliyeti yüksek olan malzemeden yapılır. Simit şeklindedir ve sağlam bir bezle kaplanmıştır, etrafında, eşit aralıklı bantlarla tutturulmuş can haladı vardır. İyi bir cankurtaran simidinin 14,5 kilo ağırlığındaki bir demir parçasını tatlı suda 24 saat yüzdürebilmesi gerekir. ”

Cankurtaran salı, biçim ve yapı bakımından kolaylıkla taşınabilecek hafiflik ve kabiliyette ve bulunduğu yerden denize atıldığı zaman hasara uğramayacak sağlamlıktadır. Bu özellikleriyle salların bazen can filikalarından daha yararlı olduğu görülmüştür. Yüzücü kabiliyeti yüksek malzeme ve şekiller denenerek çeşitli biçimde cankurtaran salları meydana getirilmiştir. Bunlar içinde en çok rastlananı, başları koni şeklinde kapatılmış saçtan iki silindirin yan yana ve belirli bir aralıkla birbirlerine bağlanmış şeklidir. Can sallarında can halatı, kürek, su, peksimet, meşale, demir gibi malzemeler vardır. Son yıllarda gemilerde kullanılmaya başlanan şişirme can salları birçok bakımdan daha kullanışlıdır.

Cankurtaran yeleği (can yeleği de denir), Vücudun bel bölümünü sarar biçimde, bir insanı uzun süre deniz üstünde tutabilecek niteliktedir. En çok tanınan biçimi, ince branda bezi ile yan yana tutturulmuş eşit boyutlardaki mantarlardan yapılmış kemer şeklinde olanıdır. Bu, yelek askılarıyla omuzlara asılır ve koltuk altlarından vücuda sarılarak bağlanır. Yapımında ortalama 3 kilo mantar kullanılan bu tip can yeleği bugün yerini çok daha hafif malzemeden yapılan daha az hacimli yeni yelekler kullanılmaya başlayınca ortadan kalktı. İyi bir can yeleğinin 7,5 kilo ağırlığındaki demir parçasını tatlı suda 24 saat yüzdürebilmesi gerekir.

Meydan Larousse / 4 Cilt Sayfa 24