Bostancı Ocağı Nedir? Görevleri Nelerdir

Bostancı Ocağı Nedir? Görevleri Nelerdir

- in Nedir

Bostancı: Birlik halinde teşkilatlanmış sultan sarayları bahçıvanlarına verilen ad. Bostancı başı, Bostancı ocağının en büyük amiri. Bostancı ocağı, bostancıların bağlı oldukları ocak.

Bostancı başı, Bostancı ocağından yetişir, dışarıdan, hatta Edirne bostancılarından dahi kimseyi aralarına karış-tırmazlardı. Saray içinde idam olunması gereken devlet büyükleri, Bostancı başıya teslim edilirdi. Sadrazam ve vezirlerin sürgünleri, onun aracılığıyla yapılırdı. Saraydan yükselme sureti ile çıkarılacak olurlarsa beylerbeylik veya vezirlik, normal olarak çıkarılmalarında da kapıcı başılık veya sancak beyliği alırlardı.

Bostancı ocağı. Biri İstanbul’da diğeri de, Edirne’de olmak üzere iki bağımsız Bostancı ocağı vardı. Edirne Bostancı ocağının teşkilatı ayrıydı ve kadrosu daha azdı. Bursa. Amasya, Manisa gibi yerlerde de, hükümdarlara ait topraklarda bostancılar vardı. Bostancı ocağına devşirmeden gelen Acemi oğlanları, ya doğrudan doğruya veya bir süre Türk çiftçisi yanında kalıp Türk  İslam kültür ve geleneğiyle yetiştikten sonra alınırdı. Bu ocakta hizmet edenler, dış hizmetlere çıkınca yükseldikleri derecelere göre yeniçeri, kapı kulu süvarisi veya hünkar müteferrikası olurlardı. Bazen tersane hizmetine de verilirlerdi. Yirmi bölük olan hasbahçe eratı. saraydaki hasbahçeye bakardı. Bostancı ocağına giren Acemilerin diğer bir kısmı da Yalı köşkü. Sepetçiler köşkü, Kayıkhane, Balıkhane, Otluk kapı, Soğuk çeşme. Heybeci, Bamyacı, Kuşhane, Gülhane. İncili köşk. Dolap, Değirmen, Mezbelekeş (Çöpçü). Tulumbacı v.b. ocaklarda hizmet ederlerdi.

Bostancı ocağındaki Acemiler, dokuz dereceye ayrılırlardı. Dokuzuncuların kıdemlisi terfi ederse hamlacı (kürekçi). hamlacı yükselirse bostancı hasekisi. o da terfi ederse, bostancı kethüdası olurdu. Yeniçeriliğin kaldırılmasından sonra seçilen 1 500 bostancıdan Asakiri Hassa adıyla bir saray muhafaza teşkilatı kuruldu. Topkapı sarayı ile diğer saraylar bunların muhafazasında idi. Adlan sonradan Bab-ı Hümayun hademesi oldu.

Meydan Larousse / Cilt 3 Sayfa 328