Beypazarının Tarihi Evleri

Kasım 22, 2011 Yorum yok. »

beypazari Evi Beypazarının Tarihi Evleri

BEYPAZARI’NIN TARİHÎ EVLERİ (Ayşegül ATUÇURAN)

Araştırmanın amacı Beypazarı ilçesindeki geleneksel Türk evlerinin nasıl bu ilçenin imgesi haline geldiğini ve bu imgeden günümüz kent hayatında nasıl yararlanıldığını belirlemektir. Öncelikle Beypazarı evleri hakkında bilgi vermek istiyorum:

Beypazarı’nda mimari açıdan en erken tarihli örnek 13. yy.’a aittir. Bugün yoğun olarak görülen evler ise 19. yy. Osmanlı dönemine aittir. Tarih boyunca Beypazarı yangınlarla birçok defa harap olmuştur. Son büyük yangından sonra Safranbolu’dan gelen ustalar Beypazarlı ustalarla birlikte çalışarak bugünkü evleri inşa etmişlerdir.

Beypazarı evlerinden Evliya Çelebi, Seyahatnamesi(1638)nde de şöyle bahsetmektedir: “Kalesinin binası bir dere içinde vaki olup, iki tarafı balık arkası gibi bir sırtlıkaya üzerindedir. Aşağıda şehri iki vasi dere içinde olup yirmi mahalle kırk bir mihraptır. Hepsi 3060 adet, ikişer kat haneleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Üzerleri tahta ile kaplıdır.”

Evler mimari açıdan ana tip cumbalı veya üstünde kuşkana olarak adlandırılan bir çatıdan oluşan 2 ya da 3 katlı yapılardır. Evlerin dış yüzünü örten ahşap pervazlar harç sıva ile sıvanmıştır. Bu sıvaya “şamdolma” denir. Bu yapıların zemin katları taştan geri kalan kısmı ahşaptan yapılmıştır. Evlerin planı yerel özelliklerle yoğrulmuş geleneksel Türk evi planını yansıtmaktadır. (Gürol:2001) Evlere girişler meyilli kesimlerde direkt olarak sokaktandır, bazı küçük bahçesi olan evlerde ise ara giriş ve bahçe girişi sokakla bağlantılıdır. Evlerin girişinde yani hayatta genellikle demir kapılı mahzenler bulunur. Bu mahzenlerde kıymetli eşyalar, yağmacılardan ve yangınlardan korunmak için bulunur.

Taşlıkta bir yalak ve ocak da bulunmaktadır. Bu mekandan üst katlara, ilk 3-4 basamağı taş ahşap merdivenlerle ulaşılır. Üst katlar asıl yaşama katlarıdır. Sofa (Çardak) etrafında yer alan odaların dışında tuvalet, mutfak gibi servis mekanları da bulunur.  Bazı evlerde zemin katın üzerinde ara kat mevcuttur. Bu kat tüm zeminin üstünü veya bir kısmını kaplar. Burası genellikle kışlık olarak kullanılır. Üst kattaki sofa, sofaya bağlı oda, eyvan, sekilik gibi plan elemanlarının cephede çıkmalar oluşturması, değişik hareket ve karakterlerin gelişmesini sağlamıştır. Sofa bazı planlarda bir balkonla son bulur. Katlar arasında servisi kolaylaştırabilmek için yerel dilde “dönme dolap” olarak anılan servis dolabı ile yatay yada düşey bir şekilde katlar arasında servis sağlanır. Pencereler dikdörtgen veya kemerli, dörtlü veya 6’lı, giyotin veya 2 kanatlıdır. Çoğu evde pencere pervazının üstü üçgen bitirilmiştir.

Bu yapılarda kapılar çift ya da tek kanatlı, üstü ahşap kafesli mimari elemanlardır. Bu kafesli açıklık zemin kata hava ve ışık sağlamak için yapılmıştır. (ŞENER: 1997)

EVLERİN İMGE OLARAK OLÜŞMASI

Türk insanı her şeyi sadece sözlerle anlatmak yerine kendince simgesel bir dil geliştirmiştir. Aynı inceliği evlerine de taşımış ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp, evlerini öyle inşa etmiştir. Yüzyıllar önce Türk evlerinde uygulanmış olan ebeveyn banyosu, barbekü, servis dolabı gibi elemanlar dünyada yakın bir geçmişe sahiptir. Beypazarı tarihi evlerinde her odada genellikle banyoluk, bugün barbekü denilen ocaklık, yüklük ve sedir vardır. Bunlar ahşap ile yapılmıştır.

Evlerin iskeleti ahşaptandır. Bu ahşabın üzerine sıvanan sıva yöreye ait tatlı kireç denilen bir malzemedir. Bu kirecin en önemli özelliği odalardaki kirli havayı ve nemi almasıdır. Bu da evlere ayrı bir özellik katmaktadır.

Ayrıca evlerin tavan arasındaki mahalin çatıdan yükselerek çıkan bölümü olan guşgana Beypazarı tarihi evlerini diğer evlerden farklı kılan özelliklerdendir. Çantı adı verilen odanın ise sıvanmadan, işlenmeden bırakılması diğer bir özelliktir. Buranın işlenmeden bırakılmasının sebebi ise Beypazarlılar’ın dünyada yapacakları şeylerin bitmediği, daha yapacakları işlerin olduğu, Azrail’in canlarını almaması gerektiği gibi bir inançlarından kaynaklanmaktadır.

1800’lü yıllardan günümüze ulaşan 3000’i aşkın tarihi ev özellikle son yıllarda evler üzerinde yapılan restorasyon çalışmaları sonucunda daha da ön plana çıkmıştır. Tarihi ve kültürel dokusu bozulmadan bugüne kadar gelen evler ilçenin imgesi durumuna gelmiştir. İlçenin girişinde aslında elektrik trafosu olan yapının dışı şehrin imgesi olan bir tarihi ev görüntüsüyle ahşap küçük bir ev haline getirilmiştir.

Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın önderliğinde Beypazarı Belediyesi, spansorların desteğiyle 400’ü aşkın evin mimari özelliklerini bozmadan cephe iyileştirme ve çatı tadilatları yapılmıştır. Böylece yok olma tehdidi altındaki kültür mirasının korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde ulaştırılması yönünde önemli bir adım atılmıştır.

Beypazarı evlerinin birbirine yakın ve bitişik olması, kapıların, pencerelerin, guşganaların birbirine bakar şekilde düzenlenmesinin sebebi eski yıllarda sosyal hayatın samimi bir şekilde gerçekleşmesi, karşılıklı ilişkilerin üst düzeyde tutulması ve gerektiğinde ihtiyaçların en kısa zamanda karşılanması düşüncesiyle iç içe yerleşim tarzı benimsenmiştir.

Bütün bu özellikleriyle Beypazarı tarihi evleri ilçe için bir imge haline gelerek ilçenin dışından gelen herkesin dikkatini çekmektedir.

İlçenin girişinde aslında trafo olan yapının üzeri ahşap ev şeklinde yapılmış ve kentin imgesi olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca Beypazarfna özgü yiyecekler olan kuru ve havuç lokumu paketlerinin üzerinde de bulunan ev resimleri ve çöp tenekelerinin de ev biçiminde yapılması evlerin Beypazarı için imge haline geldiğini göstermektedir. Beypazarı dendiğinde akla tarihi konak evlerinin gelmesi evlerin burası için artık imge haline geldiğini ispatlamaktadır.

EVLERDEN İMGE OLARAK YARARLANMA

Evlerin güzelliği, ihtişamı ve iç içe oluşu günümüz şairlerine de -özellikle Bey-pazarlı olanlara- ilham kaynağı olmuş ve Beypazarı’nı tanıtır nitelikteki şiirlerinde evlerin bu özelliklerinden bahsetmeden geri durmamışlardır. Bu şiirlerden bazıları şunlardır; Geliyorsan Beypazarına (Beypazarlı Ömer Doğan), Kaf Dağında Değil( Mehmet Açıkgöz)

Evlerin Tanıtımı Hakkında Yapılan Çalışmalar ve Alınan Ödüller:

Türk Amerikan Dernekleri Federasyonunun 14-21 Mayıs 2002 tarihlerinde her yıl Amerika’nın New York kentinde düzenlediği “ATürk Günü Yürüyüşüne” Belediye Başkanı Av. Mansur Yavaş da katıldı. Başkan Yavaş Beypazarı Standi açarak Beypazarı Kültürünü tanıtmıştır. 18 Mayıs’ta Beypazarı Tarihi Evlerinin maketleri de stantta yer almıştır.

-25-27 Ocak 2002 de düzenlenen Tarihi Kentler Birliğinin Antakya toplantısında Beypazarı Belediyesi “2001 yılı Örnek Koruma Projeleri ve Uygulamaları Teşvik Ödülü”nü aldı.

-Beypazarı’nın Kültür mirasıyla da yakından ilgilenen ÇEKÜL Vakfı önderliğinde açılan, Beypazarı Anadolu Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi Beypazarı tarihini, kültürünü ve tarihi evlerini dünyaya tanıtmak ve UNESCO tarafından desteklenen, Dünya Kültür Miras Listesine alınmasını sağlamak için çalışmalarına başladı.

-Beypazarı Belediyesi, Beypazarı Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (Ankara), Beypazarı ve Yöresi Dayanışma Derneği (İstanbul) ve Beypazarı Kültür, Kalkınma ve Yardımlaşma Vakfı İşbirliği ile 02 Haziran 2002 tarihinde 1. Geleneksel Beypazarı Tarihi Evleri, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali düzenlenmiştir.

  • -05-13 Ekim 2002 de başlayan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Dairesinde gerçekleştirilen Ankara ve Çevresi konulu sergide Beypazarı Evlerinin orijinal maketleri ve Beypazarı ürünleri sergilendi.
  • -12-20 Ekim 2002 tarihleri arasında AKM’de yapılan “8. Uluslar arası Sanat ve El Sanatları Fuarı”nda Beypazarı ev maketleri ve ilçeye özgü mamüller sergilendi.
  • -H. Ü, (Ekonomi Yük. Lisans) EYL bölümü mezunu Nermin Öztürk 27-31 Mayıs 2002 tarihleri arasında Kayseri’de Atatürk Evi Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde Beypazarı Evlerinin sergilendiği bir fotoğraf sergisi açmıştır.
  • -Tempo Dergisi 2002 Aralık sayısında “Neo-Osmanlı Kültür Kenti Doğuyor” başlıklı manşetle Beypazarı evleri ve Beypazarı hakkında bilgi vermişti.
  • -26 Aralık 2002 Merhaba Gazetesi, Kasım 2002 Beko Dergisi, 28 Kasım 2002 Gazete Ankara, Holiday Dergisi 2002 Kasım sayısı, 11 Ocak 2003 Dünya Gazetesi, 22 Şubat 2003 Posta Gazetesi, O7 Mart 2003 sabah Gazetesi, 19 Mart 2003 Yeni Şafak Gazetesi’nde Beypazarı ve Beypazarı Tarihi Evleri ile ilgili yazılar mevcuttur.
  • -Ayrıca Beypazarı Belediyesi tarafından çıkartılan Beypazarı Belediyesi Bültenlerinde de tarihi evleri, Beypazarı, restorasyon çalışmaları hakkında geniş bilgi verilmektedir.
  • -Yine Beypazarı Belediyesi tarafından çıkarılmış pek çok broşür, ve kitapçıkta Beypazarı Türk evleri konakları hakkında bilgi mevcuttur. (Beypazarı, Beypazarı “Geçmişten bir sayfa”)

Hürriyet gazetesinin 11 Nisan 2003 Cuma ekinde Türkiye’nin en güzel 10 kasabasında Beypazarı 6. seçilmiştir. Burada Oğuz Aydemir; “Evleri, eski çarşısı, başka bir dönemin, durmuş bir zamanın güzel bir örneği” demektedir.

Gazi Üniversitesi’nde düzenlenen Türkiye’de Halkbilim Müzeciliği ve sorunları Sempozyumu’na Beypazarı Belediye Başkanı Sn. Mansur Yavaş da katılmış ve “Bey-pazarı’nda Geçmişe Yolculuk” konulu bir bildiri sunmuştur.

Beypazarı evlerinin tanıtımı için internet siteleri de mevcuttur.

Bugüne kadar restore edilmiş ve restorasyonuna devam edilen tarihi evler ile Beypazarı adeta bir “açık hava müzesi” haline dönüşmektedir. Böylece herkesin rahatça gezebileceği ve yararlanabileceği bir hale gelmektedir.

Evlerin pek çoğunda hala yaşam devam etmekle birlikte bazı evler konaklamak için otel, pansiyon olurken, bazıları restoran olmuştur. Taş Mektep restoran ve pansiyon için öncülük etmiştir. Hacı Baston Konağı, Müftizade Hoca İzzet Efendi Konağı, Mevalar’ın Konağı bunlardan bazılarıdır.

Beypazarı Kaymakamlığı ve Beypazarı Belediye Başkanlığının çalışmaları sonucu Nurettin Karaoğuz tarafından bağışlanan ev Beypazarı Tarih ve Kültür Evi olarak 1996 da hizmete açıldı. Bu evde Beypazarı tarihini ortaya koyan tarihi haritalar, kaybolan halk kültürü ve yaşam biçimini ortaya koyan eserler, kıymetli madenler, antika eşyalar, Beypazarı tarihine ışık tutacak her türlü belge ziyaretçilere sergilenmektedir.

  • Yine Beypazarı’nın meşhur ürünlerinden olan Beypazarı kurusu Beypazarı Maden Sularının ve havuç lokumlarının paketleri üzerine bu tarihi Konak evleri resmedilmiştir ve tarihi evlerin daha çok tanınmasına vesile olmuştur.
  • Ayrıca bu evlerin maketleri yapılarak satışa sunulmuştur ve böylece hem ticari açıdan hem de kültürü yayma açısından etkili olmuştur.
  • Evler hakkında bilgi veren çeşitli kitap, kitapçık ve broşürler basılmıştır. Beypazarı Belediyesi tarafından çıkarılan bültende evler hakkında bilgiler mevcuttur.
  • Beypazarındaki geleneksel Türk evleri Kezban Gürol tarafından mezuniyet tezi olarak incelenip takı tasarımı için esin kaynağı olmuştur.
  • Evlerin önemini vurgulamak için Beypazarı Belediyesi ilçedeki çöp kutularını ev biçiminde yaptırmıştır.

Kaynak: Gazi Üniversitesi- Türk Halkbilimi Topluluğu Yayını ( Kentler ve İmgeler Kitabı) M.Öcal Oğuz, Tuba Saltık Özkan tarafından hazırlanmıştır. Kültürel Bellek’te yayınlanması için gerekli izin alınmıştır. Kaynak gösterilerek bile başka sitelerde kullanılması yasaktır.

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin