Beyoğlu’nun Tarihi Hakkında Kısaca Bilgi

BEYOĞLU, İstanbul’da semt. Haliç’in kuzeyinde, batıdan Kasımpaşa deresi, doğudan Dolmabahçe (Gazhane) deresi vadileri arasında kalan bütün alanı kaplar. Üç taraftan dik yamaçlara dayanan, fakat kuzeyde Şişli’ye doğru yükselerek devam eden az eğimli bir alan üzerinde yayılır.

Beyoğlu’nun Tarihi Hakkında Kısaca Bilgi

Beyoğlu adının Fatih Sultan Mehmed tarafından yıkılan Trabzon Rum devletine mensup olan ve sonradan İslamiyeti kabul etmiş bulunan prens Aleksis buraya yerleştiği için verildiği söylenir.

Bizans devrinde buraya Peran bağları (Pera, Karşıyaka) denilirdi. Bir surla kuşatılmış olan Galatanın kuzeyinde şimdiki Beyoğlu’nu meydana getiren alanda sebze ve meyve bahçeleri yer alıyordu. İstanbul Türklere geçtikten sonra bu kesimde evler, Mevlevi tekkesi ve camiler (Asmalı mescit) ve kışlalar (Galata sarayı) yapıldı. Bununla beraber XVI. yy.dan itibaren, daha önce Galata’da yerleşmiş olan yabancı elçilikler pek sıkışık hale gelmiş bulunan Galata’dan ayrılıp Beyoğlu’na geldiler. Yabancı azınlıklar da onları izledi.

Beyoğlu, uzun süre Galata surlarının kuzey ucunda bulunan Galata kulesi ile Galatasaray arasındaki kesimde kaldı. XVIII yy. başında durum hala böyleydi. Daha ötelerde kışlalar (Taksim), Beyoğlu’na bağlılığı bulunmayan köyler (Tatavla, şimdiki Kurtuluş) vardı. Beyoğlu’nun gelişmesi XIX. yyın ikinci yarısında hızlandı. Şehir sularının buradaki depodan etrafa dağıtılması sebebiyle Taksim adını alan semte doğru genişledi. 1873’te Galata’yı Beyoğlu’na bağlayan Tünel yapıldı; daha sonra da şehrin belkemiğini meydana getiren büyük cadde (şimdiki istiklâl caddesi) üzerinde önce atlı, 1913’ten sonra elektrikli tramvay isletildi. Zamanla Beyoğlu’nun yerleşme alanı Teşvikiye ve Maçka üzerinden Beşiktaş’a. Şişli ötelerine uzandığı gibi Haliç ve Boğaziçi kıyısına hakim yamaçlara doğru da yayıldı. böylelikle devamlı bir yerleşme alanı meydana getirdi.

Eski Beyoğlu’nun evleri genellikle ahşap olduğundan şehir zaman zaman büyük yangınlarla süpürülmüştü: 1831 ve 1871 yangınları Beyoğlu’na büyük zararlar verdi. Bundan sonra taş yapılar çoğaldı.

Beyoğlu bugün istiklal caddesi, Yüksek kaldırım ve Meşrutiyet caddesi ile Galata’ ya bağlanır. Kuzeyde Taksim’i geçtikten sonra Halaskargazi caddesiyle Şişli’ye bağlanır, İstanbul’un belli baslı ticaret bölgelerindendir. Bankalar, sinema ve tiyatrolar istiklal ve Halaskargazi caddeleri boyunca sıralanır. Taksim meydanında P. Cannonica’nın istiklal abidesi ile meydanın bir kenarında İstanbul Kültür sarayı bulunmaktadır. Taşkışla ve Maçka kışlaları restore edilerek İstanbul Teknik üniversitesine tahsis edilmiş, Taksim kışlasının yerinde de küçük bir park ve gezi yeri (Taksim gezisi) meydana getirilmiş bulunmaktadır. İstiklal caddesinin arka tarafında kalan yokuşlu sokaklar eski düzensiz görünüşlerini sürdürmektedir. Taksim’den Dolmabahçe’ye inen yol ve çevresi Beyoğlu ile aşağı Boğaziçi düzenli bir ulaşım sağlayabilmektedir.

Temel Britanica 3 Cilt 164