Bazilika;  Dikdörtgen biçiminde. uç kısmında yarım çember şeklinde çıkıntı bulunan Romalılara has yapı. Aynı plan üzerine yapılan Hristiyan kilisesi. 

Roma Sanatında Bazilika

Roma’da gelişmiş olarak karşımıza çıkan bazilika’nın menşei bilinmiyor. Roma devrinde bazilika, forumun hemen hemen kaçınılmaz bir eklentisiydi. Roma’nın en eski bazilikası Pompei bazilikasıdır. Romalılar kötü havalarda burayı bir barınak, aynı zamanda ticaret borsası, mahkeme, toplantı salonu olarak kullanırlardı. Bazilikaların çatı örtüsünde bazen tek bir kiriş kullanılmış, bazen de bu çatı iki veya dört sıra sütun üzerine oturtulmuştur. Bazilika, büyük dikdörtgen planlıdır, içi sütunlarla sahınlara ayrılmıştır, genellikle küçük bir absidi bulunur. Timgad bazilikası birinci, Roma’daki Aemilia bazilikası (üç sahınlı) ise ikinci tipe örnek olarak gösterilebilir. Bazen giriş küçük kenar üzerinde bulunur ve sahınlar uzunlamasına yer alır (Pompeii bazilikası); bazen de giriş büyük kenar üzerinde bulunur, o zaman sahınlar enlemesine uzanır. (Roma’da Julia ve Ulpia bazilikaları.) Büyük payen bazilikalarının son örneklerine IV. yy. sonunda rastlanır. Roma’daki en gelişmiş bazilika Ulpius Trajanus devrinde Damascuslu (Şamlı) Apollodoros’un yaptığı bazilika Ul-pia’dır.

Hristiyan Sanatında Bazilika

Hristiyan sanatı. imparator Constantinus’ıın Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra (312), havarilerden Paulus ve Petrus adına Roma’da iki bazilika yapılmıştır. Bunlar çok büyük yapılardı (aşağı yukarı 100 m uzunlukta ve 50 m genişlikte). iç hacim mermer sütunlarla 5 bölüme ayrılmıştır, Ana bölümde yüksekteki pencerelerin altında, kutsal tarihin en ilginç olanları büyük panolar halinde işlenmiştir. Girişten önce, revaklarla çevrelenmiş dört köşeli çok geniş bir avlu atritum vardır. Batıda, Karolenjler devrine kadar bağlı kalınan kilise yapısı örneğidir. Eski bir mezarlığın yerinde yapılmış olan San Pietro kilisesi, din uğruna ölmüş olanların hatırasını canlandırıyor ve aynı inançta aynı umuda bağlı olarak ölmüş ve yaşayan dindaşlar arasındaki sıkı bağlılığı temsil ediyordu. Havarinin mezarı, sunak’ın altında bulunuyor ve Hristiyanlar daha ilk günlerde çok uzaktan ziyaretine geliyorlardı. Kısa bir süre sonra, Roma’yı örnek alarak Batıdaki bütün büyük şehirlerde de intra muros (çevre duvarı içinde) katedraller ve bunların çevre duvarları dışında, üstün özelliği olan mezarlıklar le çevrelenmiş bazilikalar yapılmıştır. Bazilikanın içinde mezarları bulunan din kurbanları o çağlarda kentin koruyucusu sanılırdı. Bu bazilikaların genellikle planı dikdörtgen biçimindedir; ancak orta bölümün üzeri kubbe ile örtülmüş ve yıldız biçiminde olanları da vardır.

Meydan Larousse / Cilt 3 Sayfa 47