Atatürk'ün Anıları Kısa ve Öz

Her Şeyden Evvel Millet

O, milletini bağrına basmış ve bütün aşkını ona vermiş bir baba idi. Dinlenme saatlerinin hemen hepsini bu aşkı açıklamanın ve milleti sevmeye alıştırmanın tadı ile doldururdu. Uyku saatlerini de o büyük aşk ile rüyalandırdığına eminim. Kendisine henüz “Atatürk” diye hitap etmediğimiz, sadece “Büyük Gazi” dediğimiz sıralarda bir gün yine böyle bir konu üzerindeydik ve “Gazi” kelimesinin bu anlamdaki değerini tartmaya çalışıyorduk; bana söz verdi:

-“Büyük Gazi” dedim. “Sizi bugünün yazarları ve şairleri, edipleri kalplerinin en samimi köşesinden kaynayıp çıkan sevgi ve takdir ifadeleri, kelimeler ve cümlelerle anarlar. Kimi Gazi der, kimi Münci, kimi Kurtarıcı der, kimi de milletin en büyüğü olarak anlatır. Bunların hepsi, gerçeği anlatan nitelikler olmakla beraber, benim anladığım Büyük Gazi’nin tam kendisini anlatamaz. Bence siz, her fert gibi kullanmasını istediği ve hak bildiği bütün zevklerini, hazlarını ve tutkularını önce vatanseverlik mihrakında toplayıp süzdükten sonra uygulama alanına yayan bir insansınız. Sizde, her şeyden evvel millet sevgisi vardır.”

Büyük adamın gözleri yaşardı ve gönüllerimizi, hareketlerine sonsuz olarak bağladığı zarif jestini yaparak bağırdı:

– Evet! Mustafa Kemal’in gerçek tanımı budur. Ve sönmez bir heyecanla ekledi:

– Her şeyden evvel millet ve daima millet.

Hasan Reşit TANKUT