Aslan Payı Ne Demek? Aslan Payı Deyiminin Hikayesi

Aslan Payı Ne Demek? Aslan Payı Deyiminin Hikayesi, Tarihçesi

Aslan payı deyimi çok eski ve az çok değişikliklerle söylenen bir masaldan gelir. Bu masalın, Mevlana’nın Mesnevi’sinde anlatılan şekli şöyledir: Ormanların kralı aslan bir gün yanına kurdu ve tilkiyi alarak gezmeye çıkar. Yolda bir tavşan, bir yaban domuzu ve bir de yaban atı avlar. Ormanın gölgeli bir yerinde dinlenirken, aslan kurda sorar: Bu avladıklarımızı nasıl yiyeceğiz, şimdi sen bir takdiri yap da görelim bakalım. Çok kurnaz olmayan ve aslanın kudretini tam hesaplayamayan kurt kendince en adilane taksimi şöyle yapar: Su tavşanı, tilki kulunuza bağışlayın, şu yaban domuzu yavrusunu da bendenize.. Siz efendimiz de, taze yaban atını afiyetle… Fakat daha sözünü tamamlayamadan aslan büyük bir öfke ile kurdun üzerine atılır:

— Nasıl, diye kükrer, ben varken sen tilkiyi ve kendini nasıl hesaba katıyorsun? Ve bir hamlede kurdu paralar. Sonra tilkiye dönüp: — Sen paylaştır bakalım, bir de seni görelim. Tilki, az evvel olanlar sanki hiç olmamış gibi, sakin cevap verir:

— Su tavşan efendimize sabah kahvaltısı olmalı. Yaban domuzunu ise kuşluk vakti yersiniz. Yaban atına gelince, onu da akşam yemeğine ayırırsınız. Bu paylaştırmadan çok memnun kalan aslan sorar: Aman sen bu güzel pay etmeyi nereden öğrendin? Tilki cevap verir: Kurdun başına gelenden efendimiz, kurdun başına gelenden…