Arılar Hakkında Bilgi

Temmuz 27, 2012 Yorum yok. »

ari Arılar Hakkında BilgiApis mellifica, bal arısı»: zarkanatlılar takımından böcek.

Arı, insana en yararlı böcektir. İlkbaharda kış hareketsizliğinden çıkarak bütün yaz sürecek yoğun bir çalışmaya girişir; onun bu çalışması bizler için çok değerlidir, çünkü bal yapacaktır; insanoğlu balı en eski za inanlardan beri bilir. Ama, hiç kuşkusuz, arının çiçekli bitkilerin döllenmesinde oynadığı rol her şeyden önemlidir. Arı bir çiçekten ötekine geçerken, bulaşan çiçektozları çiçeklerin dişiorganma düşer, yumurtalıktaki yumurtayı döller, yumurtalık meyveye dönüşür, yumurtalardan da tohum olur.

Sıkıca örgütlenmiş bir toplum

Tek tek yaşayan türleri daha çok olmakla birlikte bizim en iyi tanıdığımız arılar, toplum halinde yaşar. Bir ağaç kovuğu gibi doğal bir barınakta veya insanın, balı daha iyi toplamak amacıyla onlar için yaptığı küçük kulübede, yani kovan’da barınır. Her kovan büyük bir ailedir; bu ailede bir tek anaarı, yani yumurtlayan dişi arı, anayı döllemekten başka işe yaramayan ve yalnız bir mevsim yaşayan birkaç yüz erkek arı ve asıl kovanı oluşturan çok sayıda (en kalabalık kovanda 80 000 kadar) işçi arı bulunur. İşçi arılar da dişidir, ama yumurtlamazlar.

İlkbaharda ana arı arıların yarısını alarak kovandan ayrılır. Bir ağaç dalıınca topluca tüneyen bu arı topluluğuna oğul denir. Akşamüstü boş bir kovana alınan oğuldan yeni bir kovan oluşur.

İşbölümü kovanın ana kurallarından biridir. İşçi arının yapacağı iş yaşma göre değişir. İşçi arı önce bakıcıdır, kurtçukları besler. Sonra temizlikçi, ambarcı, mum yapıcı, en sonra da kovan bekçisi olur. Bu çalışma takvimi değişmez değildir: işçinin «yaz arısı» (ilkbaharda doğmuş) veya «kış arısı» (sonbaharda doğmuş) olmasına göre veya iklim değişikliklerine göre işçi arı farklı işler yapar.

İyi donatılmış bir işçi

Arı, hasat ve iş araçlarını üzerinde taşır. Uzun ve tüylü dili bir maşa gibidir, içinden, balözünü emmesine yarayan incecik bir kanal geçer. Arka bacaklarındaki fırça denen kıllar çiçektozlarını toplamağa yarar. Çeneleriyle balmumunu yoğurur; bununla da balı ve kurtçukları barındıracak olan petekleri yapar.

Toplayıcı arılar, mideleri bala dönüşmüş balözüyle dolu olarak kovana döner. Bu balın bir kısmını bakıcı arıların boğazına akıtır, onlar, da bunu biraz çiçektozu ile karıştırdıktan sonra kurtçuklara dağıtır. Balın geri kalanı peteklere doldurulur, üstü dikkatle kapatılır: arıcının sonra toplayacağı bal işte bu baldır.

Ana arının yumurtladığı yumurtadan çıkan yavru arı, bacaksız, başı belli belirsiz, beyaz bir kurtçuktur. Bir petekgözü içinde gelişir. Bunların tümüne birden yavru peteği denir.

Kurtçuklar ilk üç gün bakıcı arıların tükürük bezlerinden çıkardıkları sarımtırak bir sıvı olan arısütü ile beslenir. Sonra bal ve çiçektozu karışımıyla yetinmek zorundadır. Anaarı olacak kurtçuklarsa yalnız arısütü ile beslenirler. Gelişme süresini dolduran kurtçuklar önce nemfe dönüşür, birkaç gün sonra da, başkalaşıp kanatlı, tam bir böcek haline gelir.

Arılar birbiriyle konuşur

Kovan, birbirinden habersiz basit bir bireyler topluluğu değildir. Gerçekten, arıların sese, görüşe ve kokuya dayanan işaretlerle birbirlerine bilgi iletme yeteneği vardır.

Dans, onlar için bir çeşit «dil»dir; anlara oldukça belirli biçimde haberleşme olanağı verir. Arılar buldukları besinler hakkındaki bilgileri, özellikle bu dans aracılığıyla öbürlerine iletir. Eğer besinler kovana 400 metreden daha yakınsa, arı hızla ve döne döne uçarak haber verir. Eğer 150 metre ile 3 000 metre arası bir uzaklıkta ise, işçi arı, 8′ler çizerek.titrek bir dans tutturur. 8′in eğimi, yönü bildirir; dansın hızı ise, kovanın çiçeğe yaklaşık olarak uzaklığını gösterir.

Koku da arı için bir haberleşme aracıdır; çekici bir koku çıkartarak türdeşlerini çağırabilir. Ama bu «dil» ne kadar belirli olursa olsun, bilgileri ancak mekanik bir biçimde aktarabilir.

Yaban Arıları

Bal arılarına çok benzeyen yabanarıları, karın kısmındaki siyah ve sarı çizgilerle onlardan ayrılır. Tıpkı bal arıları gibi bunların da yalnız dişilerinde iğne bulunur. Dünyada binlerce yabanarısı türü vardır; en iri türlerinden biri, Avrupa’da ve Türkiye’de çok rastlanan eşekarısıdır (uzunluğu 3 santimi aşar).

Yabanarıları çoğunlukla «toplumsal» böceklerdir: sürü halinde birarada yaşar; topluluk kısır dişilerle (işçiler), bir veya birkaç doğurgan dişiden (ana-arı) ve ömrü pek kısa olan birkaç erkekten oluşur. Kışın sadece iyice korunmuş yerlerde gizlenen birkaç anaarı hayatta kalır; ertesi yıl ilkbaharda bu anaarı bir yuva yapmağa başlar ve yuva, yeni topluluğun ihtiyaçlarına göre, yavaş yavaş büyür.

Dişi yabanarılarında karın kısmının ucuna doğru bir zehir bezi ve tam ucunda da bir iğne bulunur. Sokma, pek küçük hayvanlar için öldürücü olabilir. İnsan içinse, çok acı vermekle birlikte tehlikeli değildir, ancak birçok arı birden sokarsa tehlikeli olabilir. Ne olursa olsun, böyle bir durumda iğneyi çıkartmalı ve şişen yeri alkol ve soğuk suyla pansuman yapmalıdır.

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin