Antalya Ovası Hakkında Bilgi

ANTALYA ovası, Akdeniz’de kendi adını taşıyan körfezin kuzeybatı kenarında Anadolu içine bir üçgen seklinde sokulan düzlük. Batıda Teke dağlarının dik kenarı önünde birden sona erdiği halde, doğuda kıyıya yaklaşan dağlar yüzünden, git gide darlaşıp Alanya yakınlarında sona erer. Batıdan doğuya Karaman çayı, Düden suyu, Aksu, Köprü ve Manavgat çayları. Karpuz, Kargı, Atara suları Batı Toroslardan inip Antalya ovası içinde denize dökülür. Gerçekte alüvyon birikmesiyle oluşmuş ova görünüşü Aksu çığırının doğusunda, düzlüklerin genişliği azalmağa yüz tuttuğu kesimde görülür. Aksu batısında ise, artık alüvyonlu bir ova değil, sert kireç kayaçlarının (traverten) meydana getirdiği üç taraça (seki) basamağı halinde sıralanmış düz yüzeyler bulunur.

Antalya Şehrini taşıyan ve deniz kenarına 25-30 m”-lik dik yarlarla inen ilk basamak kuzeybatıya doğru hafif bir eğimle yükselip 110 m’-ye varır ve burada 80-90 m’lik dik bir yara dayanır. Bu yar üstünde yükseltisi 190-220 m arasında değişen orta taraça yer alır. Bundan da, 50-80 m’lik bir yar üzerinde yer alan 260-300 m yükseltiden üst taraçaya geçilir. Taraçanın düz gibi görünen yüzü gerçekte oyuklarla delik deşik olup çukurluklarını kızıl toprak tabakası kaplar. Taraça düzlükleri yoğun çalılıklarla örtülüdür, ancak sözü geçen toprak tabakasının yayıldığı kesimlerde küçük tarlalar görülür. Bu sert traverten tabakalarının kireçli sular tarafından çökeltildiği bilinmektedir. Traverten kütlesinin yüzlerce metre kalınlığı vardır. Bunların çökelmesinden sonra deniz düzeyinde meydana gelen değişiklikler sonucunda en yenisi bugünkü deniz seviyesine en yakın olanı bulunmak üzere birbiri üzerine dizili basamaklar meydana gelmiştir. Traverten kütlesinin oluşmasında Düden suyunun önemli rolü vardır