Albert Camus Yabancı Özet

- in Kitap Özetleri
32
0

Albert Camus Yabancı Özet, Yabancı kitabının içeriği, konusu, kahramanları ve kahramanlarının özellikleri hakkında kısaca özet bilgi.

Yabancı Özeti

Mersualt adında, Cezayir’de yaşayan bir genç vardır. Babası ölmüştür, annesi de bir huzur evinde yaşamaktadır. Birbirlerine söyleyecek pek bir şeyleri bulunmadığından annesini seyrek ziyaret eder. Devlet dairelerinden birinde küçük bir memurdur, mevkinde ilerlemek için de hiçbir ihtirası yoktur. Paris’te daha iyi bir göreve atanmayı bile reddetmiştir. Tek başına yaşar, kahvehanelerde tanıdığı birkaç arkadaşı vardır. Hafta sonları, kendisini seven fakat aşk beslemediği metresini görür. Annesi öldüğü zaman işinden izin alarak annesinin cenazesine katılır. Fakat içinde hiçbir ıstırap ve acı duymadığından, cenazede normal bir işi yerine getiriyor-muşçasına hareket eder. Cenazeye katılanlar arasında kederli Perez’i de görür. Annesi ile birlikte aynı huzur evinde yaşayan Perez, kadınla yakın bir ilişki kurmuştur. Cenazeden sonra Mersault, Cezayir’e döner ve hafta sonunu metresi Maria ile beraber geçirir.

Mersault’un oturduğu oldukça kötü binada yaşayanlar arasında muhabbet tellalı olduğu sanılan Raymond Sintes adında biri daha vardı. Raymond, arkadaşlık kurmak için kendisine yaklaştığı zaman, Mersault isteksizlik göstermez. Raymond’un, Mersult’un yardımına gereksinimi vardır. Kendisine bir kız arkadaş edindiğini, ama kızın kendisini aldattığını ileri sürmesine rağmen, Raymond’un kızı fahişeliğe sürüklemek istediğinden herkes kuşkulanır. Raymond, şimdi kıza bir ders vermek ister. Bunun için de Mer-sault’tan, kıza bir mektup yazarak geri dönmesine yardımcı olmasını söyler. Kız döndüğü vakit de, Raymond ondan öç alacaktır. Mersault onun bu önerisini niye kabul ettiğini, okuyucuya şöyle anlatır: “Onu memnun etmemek için elimde hiçbir neden olmadığından, Raymond’u memnun etmek istedim.”

Ertesi hafta sonu, Raymond’un odasında şiddetli bir kavga cereyan eder, Raymond, bir Arap olan bu kızı fena hâlde dövmektedir. Polis gelir, Raymond sorguya çekilir. Mersault arkadaşının kavga için tahrik edildiğini söyler. Bu arada, kardeşinin intikamını almak isteyen kızın ağabeyi, Raymond’u izlemeye başlar. Bir hafta sonra Raymond, Mersault ve Maria’yı bir arkadaşının sahildeki küçük bir sayfiye evine davet eder. İki Arap peşlerindedir ve Raymond, onların kendilerine saldıracaklarını tahmin eder. Bunun için, inisiyatifi ele alarak Araplara saldırır, iki Arap’ı döverler. Bir tanesi elindeki bıçağı Raymond’a saplar. O gün akşama doğru, yeniden iki Arapla karşılaşırlar. Raymond onların harekete geçmelerine meydan vermeden öldürmeyi veya kışkırtarak kavga sırasında tabancasıyla öldürmeyi önerir. Mersault, bu teklife karşı gelerek Raymond’a tabancasını kendisine vermesini söyler. Raymond elindeki tabancayı Mersault’a verir, Araplar da kaçar.

Kısa bir zaman sonra, olayın kapandığını sanan Mersualt, sahilde gezinirken bu Araplardan birini üçüncü defa olarak görür. Hava çok sıcak ve deniz de çarşaf gibidir. Mersault’un bütün düşündüğü sıcaktan kurtulmaktır. Çünkü güneş çarpması ile karşı karşıyadır. Saldırmak için değil de kendisine gölgeli bir yer bulmak için Arap’a doğru yürür. Arap hemen bıçağını çeker, bıçaktan yansıyan güneş ışınları Mersault’un gözlerini kamaştırır. Birdenbire kendisini kaybederek tabancasını çeker ve Arap’a ateş eder; ardından hiçbir neden bulunmamasına rağmen yerdeki cesedin üzerine dört el daha ateş eder.

Mersualt tevkif edilir ve avukat tutmadığından mahkeme ona savunması için bir avukat tayin eder. Avukat ve savcı, Mersault’un pişmanlık duymayışını ve kendi kaderi karşısında ilgisiz kalmasını hayretle karşılarlar. Hâkim, bir Hristiyan olarak onun pişmanlık göstermesini ister. Avukat, jüri üzerinde kötü bir izlenim bırakmaması için mümkün olduğu kadar az konuşmasını öğütler.

Yargılama sırasında Mersault’un, annesinin cenazesinde kederli görünmemesi üzerinde oldukça durulur. Bu, onun ahlaki çöküşünün bir kanıtı olarak değerlendirilir. Jüri, Mersault’un suçlu olduğuna ve hakim de giyotinle öldürülmesine karar verir.

Cezanın infaz edilmesini beklediği sırada, hapishane papazı Mersault’u hücresinde ziyaret ederek son dini ayini yapmak ister. Hiçbir dine inanmayan Mersault, huzura kavuşturulmayı istemez ve hiç pişmanlık duymadığını söyler. Papazın ısrarı üzerine, yaşadığı hayatın ve ölümüne yol açan olayların bir savunmasını yapar; sonunda herkes öleceğinden, bütün insanların hayatları anlamsızdır. Herkes aynı derecede suçlu ya da suçsuzdur. Nasıl bir hayat sürdüğünün veya kimi öldürdüğünün ne farkı vardır? gibi düşüncelerini açıklar. İçindekileri böylece dışarı dökmesi, Mersault’u rahatlatır ve kendisini huzur içinde hisseder.

Sanki dışa vurulan bu kızgınlık onu temizlemiş, ümitlerinden uzaklaştırmıştır. İşaretler ve yıldızlarla süslemiş karanlık gökyüzüne baktığı zaman, hayatında ilk kez kalbini evrenin sıcak ve içtenlikli kucağına açmıştır. Onu da tıpkı kendisi gibi gerçekte bir kardeş gibi hissetmekle, mutlu bir hayat sürmüş olduğunu ve hâlâ mutlu olduğunu düşünür.

Kişiler ve karakteristik özellikleri:

Mersault: Öyküyü anlatan kimse; küçük bir kâtiptir, Cezayir’de yaşar. Bir hedefi veya inanışı yoktur, varoluşun saçmalığını ileri sürer. Perez: Huzur evinde kalanlardan biri; Mersault’un annesine âşıktır. Maria Cardona: Mersault’un metresi; güzelce bir kız. Celeste: Bir lokantanın sahibi; Mersault’un arkadaşı. Salamano: Mersault’un huysuz bir komşusu. Bir köpeği vardır. Hayvana eziyet etmesine rağmen köpek kendisine bağlıdır. Raymond Sintes: Mersaulfla arkadaşlık kuran ve diğerleriyle yaptığı kavgalara Mersault’u da karıştıran bir muhabbet tellâlı. Masson: Sintees’in bir arkadaşı.