Ahşap İşçiliği

Aralık 28, 2011 Yorum yok. »

ahsap1 Ahşap İşçiliğiAHŞAP İŞÇİLİĞİ

İslam dünyasında genellikle az ve pahalı olan ahşap daha fazla ormana sahip olan Anadolu’da boldur. Beylikler devri ahşap işçiliğinde bazı ayrıntılar dışında büyük ölçüde Selçuk ahşap teknikleri ve geleneği sürdürülür. Andaolu’da özellikle ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacı kullanılmıştır.

Camilerde özellikle ahşap mimberlerin büyük bir özenle işlendiği görülmektedir. Beylikler devri mimberlerinin yan aynalıklarında Selçuklu devrinden beri Anadolu’da uygulanmaya başlanan Kündekâri tekniğinin çok başarılı uygulamalarını buluruz. Bir çatma tekniği olan Kündekâri’de sekizgen, baklava ve yıldız şeklinde olan rumî kabartmalı ahşap parçalarla, bunları oluk gibi birbirine bağlayan ahşap kirişler iç içe geçerek bağlanmıştır. Bu parçaları birbirine tutturmak için çivi veya tutkal kullanılmamıştır. Parçalar geçme olduğundan, ahşabın kurumasıyla ayrılmalar, yarıklar olmaz. Geçme kündekâri sathın arkasında mimberleri sağlamlaştıran ahşap bir iskelet bulunur.

Bu çağın başlıca ünlü Kündekâri örneklerini; Bursa Muradiye, Yeşil, Edirne Üç Şerefeli camilerinin ve Bursa Yeşil türbenin kapı ve pencere kanatlarında görebiliriz.

Beylikler devri kapı, pencere kanadı ve rahlelerinde en yaygın teknik oyma veya kabartma olarak adlandırdığımız işçiliktir. Oyma ve kabartma işçiliğinde ahşap satıhların düz veya yuvarlak olduğunu görürüz. Düz satıhlı olanlarda oymalar satıhtan derine inerek yapılır. Gebze Orhan Camii pencere kepenklerinde bu tarz süsleme görülür.

Yuvarlak satıhlı derin oymalar daha yaygındır. Bu tarz işçilik özellikle kitabelerde, yazı bordürlerinde, bitkisel desenlerde uygulanmıştır. Ankara Karanlık Mescit, Karacabey Camii, Kastamonu Kasabaköy Mahmutbey ve İbn Neccar camilerinde bu teknikle oyulan kapılar görülür.

Ürgüp Damsa Köyü Taşkın Paşa Camii’nin ceviz mihrabı bugüne kalan tek ahşap örnek olarak büyük ilgi görür. Eser olağan üstü başarılı yuvarlak satıhlı oymalarla işlenmiştir. Klasik Osmanlı sanatında çok gelişen ahşap kakma tekniğinin ilk basit örneklerini Beylikler devrinde görmeye başlarız. Ürgüp Damsa Köyü Taşkın Paşa Camii mimberinin kapı köşeliklerindeki altıgen rozetler kakmalarla bezenmiştir.

Selçuklu devrinde ilk örneklerini gördüğümüz ahşap direkli camiler Beylikler devrinde özellikle daha küçük mescitler halinde bol olarak yapılmıştır. Ankara, Kastamonu, Konya, Beyşehir ve civarında çeşitli örneklerini buluruz. Ahşap tavan kirişleri, profilli yastıklar, konsollar, bazılarında stalaktitli sütun başlıkları ve yapıların özelliğidir. Kalıntılardan bu eserlerin eskiden ahşap üzerine kalem işi boyama kırmızı, mavi, sarı, beyaz renklerde bitkisel ve geometrik desenlerle süslendiği anlaşılmaktadır. 14.-15. yy Antara Örtmeli Gelenepi, Haci İvaz, Sabruni, Eyyubi, Poyracı, Molla Büyük Mescitleri buna örnektir. Kastamonu Kasaba Köyü Candaroğlu Mahmut Bey Camii zengin boyamalarıyla devrinin en ilginç ahşap direkli eseridir (Öney, 1989:32s).

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin