Ahi Evran Kimdir, Hayatı, Eserleri

Aralık 8, 2012 Yorum yok. »

Ahi Evran Ahi Evran Kimdir, Hayatı, Eserleri

Ahi Evran’ın Hayatı Eserleri, Hakkında Bilgiler…

Anadolu Esnaf Teşkilatının Piri

Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’da güçlü bir devlet, ileri bir medeniyet kuran Selçuklu Devleti, Moğol akınları yüzünden onüçüncü yüzyılın sonlarına doğru zayıflamaya başlamış, bu yıkıntıyı ayakta tutabilmek için, Anadolu’da yerleşen Oğuz Boyları, ayrı ayrı bölgelerde kümeleşmeye başlamışlardı. Nitekim, ondöidüncü yüzyılın başlarında, Anadolu’daki Selçuklu hakimiyeti son bulduğu sırada, birçok Türk beylikleri ayrı ayrı devletler kurmuşlardı. Bu günlerde (Ahilik) adıyla, millî bir dayanışma birliği, Anadolu’da sosyal düzenin kurulmasına öncülük etmiş, hattâ bu birlik, Osmanlı Devletinin, güçlenmesine ve teşkilâtlanmasına yardımcı olmuştu.

Ahilik, köylere, kasabalara kadar yayılan, en küçük teşkilâtından en büyüğüne kadar, millî birlik ve beraberliği, karşılıklı saygı ve sevgiyi, sosyal dayanışma ve yardımı temel ilkeler sayan, el birliği, gönül birliği ve kardeşlik havası içinde, din ve ahlâk kurallarına sıkı sıkıya bağlı, köklü, sağlam, düzenli ve millî bir toplum kurmayı amaç bilen, tarikat niteliğinde bir kuruluştu. Bu kuruluşa (fütüvvet) adı veriliyordu. Kendilerine has töreleri ve (zaviye) adıyla tanınan dernekleri vardı. Üyeleri daha çok meslek sahibi esnaftan kişilerdi. Küçük sanatların gelişip yayılmasında, sanat erbabının geleneksel kurallara göre yetiştirilmesinde, ekonomik hayatın düzenlenmesinde büyük faydalan görülüyordu.

Fütüvvet ve ahiliğin tarihi eski olmakla birlikte, Anadolu’da onun kurulmasında Ahi Evran’ın öncülük ettiği söyleniyor ve Ahi Evran bu teşkilâtın piri sayılıyordu.

Asıl adının Şeyh Mahmud Nasuriddin olduğu bilinen Ahi Evran, Orta Asyanın Türk bölgesi olan Horasan’dan Anadolu’ya göçmüş, onüçüncü yüzyılın ortalarında Konya’ya gelip yerleşmişti. Hacı Bektaş Velî hakkındaki söylentileri bir arada toplayan (Velâyetnâme) adlı esere göre, Konya’da bir süre oturan Ahi Evran, daha sonra Kayseri’ye gelmiş ve burada dericilik mesleğine girmiş, deri atölyelerinde çalışan bir işçi olmuştu. Deri terbiye etmenin, ham deriyi, türlü mek ve uğraşmalardan sonra olgun, kullanılır duruma getirmenin, onun kokusuna dayanmanın, insanı eğitmek, onu olgunlaştırmak kadar güç olduğunu bilen, bu yüzden bu mesleği seçen Ahi Evran, çilesini tamamladıktan ve manevî gücünü de isbat ettikten sonra Kırşehir’e gelmiş, ahilik teşkilâtını burada kurmuştu. İnsan nefsinin bir ejder gücünde olduğu, nefsinin yenen kişilerin dünya hırslarından, kinlerinden, maddî isteklerinden arınacağı inancıyla, Ahi Evran’ın nefis denen (benlik) yılanını içinden söküp atarak bir kamçı gibi elinde taşıdığı söylenmiş, bu sebeple kendisine (yılanlı ahi) anlamına gelen (Ahi Evran) denilmiştir. Yine Velayatname adlı esere göre, Hacı Bektaş Velî, sık sık Kırşehir’e gelir, Ahi Evran’la saatlerce sohbet ederdi. Bir keresinde, iki büyük insan yine Kırşehir’de buluşmuş, Kırşehir’in tanınmış bahçeleri olan Öz-bağlar’da derin bir sohbete başlamışlardı. Bu sırada aşağıdaki derede kurbağalar ötüşüyor, bu sohbet cümbüşüne onlar da katılıyorlardı. Bir ara, Hacı Bektaş Velî, kurbağalara seslenmiş:

—Susunuz ya mübarekler!., demişti.

O günden bugüne, bu derelerde kurbağalar susmuş, bir daha ötmez olmuşlardı.

Hacı Bektaş’ın hayatı gibi, Ahi Evran’ın hayatı da, yüzyıllardan beri söylenegelen çeşitli efsanelerle süslenmiş, onun gerçek yaşayışı unutulmuştur. Ahi Evran’m kaç yıl yaşadığı bilinmemekte, ondördüncü yüzyılın başlarında Kırşehir’de öldüğü sanılmaktadır. Onun Kırşehir’deki türbesi, çağlar içinde (Ahi Ocağı) olarak yaşamış ve ziyaret edilmiştir. Ahi Evran adına. Ankara’da da bir cami yaptırılmıştır. Camiin Selçuklu devri ağaç oyma işlemeli kapı ve pencereleri, bugün İstanbul’da, Amca Hüseyin Paşa Medresesi’nde saklanmaktadır.

Ahi Evran’ın Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi’ye ahilik beratı verdiği, tahta çıktığı zaman, ahi töreleri gereğince beline ahilik kuşağı bağladığı, oğlu Orhan Ga-zi’ye büyük saygı gösterdiği ve ahi alayları kurarak onun fetihlerine yardım ettiği de söylenir. Ne var ki, ahilik, ta-savvufî inançlar içinde, halka “eline, beline ve diline” ilkesini, yani hırsızlık ve haramdan uzak durmayı, namuslu olmayı, sır saklamayı, kötü söz söylememeyi telkin eden ahlâkî prensipleri yaymış, iyiye, doğruya vegüzeîe dönük, kardeşçe yaşama ilkeleriyle Osmanlı Devletinin sosyal ve ekonomik düzenini, ilk esnaf teşkilâtını kurmuş, devletin yardımcısı olmuştur.

Ahi Evran’m ölümünden sonra, onun hakkında Türkçe manzum bir “Risale” yazan ondördüncü yüzyıl şairlerimizden Kırşehirli Şeyh Ahmed Gülşehrî, eserinde şöyle der:

Ahi âlemde Ahi Evran’dı

Ki kamu ahilere sultandı

Padişahın hasekisi ol idi

Kamu beyler kim katında kul idi

Türk tarihinde birçok ulu kişiler vardır, bunlar eserleriyle değil fikirleriyle, düşüncelerinin toplumlar üzerindeki etkileriyle tanınır ve bilinirler. Hacı Bektaş Velî bunlardan biridir. Ahi Evran da böyledir. Sağlığında yazılı bir eser bırakmamıştır. Yazmışsa da bize kadar ulaşamamış yahut elimize geçmemiştir. Bu ulu kişiler, bu Anadolu’ya doğan, kafaları aydınlatan, gönülleri ısıtan, toplumları etkileyen, onları millî birlik ve dirliğe çağıran güneşler unutulmamış, dillerde ve gönüllerde yaşatılmıştır. Ahi Evran, bu sözlü kültürün en belirgin örneğidir. Onun yediyüz yıl önce Anadolu’ya ektiği iyilik ve cömertlik tohumları yeşermiş, bir fikir ürünü olarak toplumları doyurmuştur. O, Türk Kültür Tarihi’nin ölümsüz bir düşünürü, bir mürşidi olarak daima yaşayacaktır.

Yazımızı Âşık Ahi’nin yanık ve içtenlikle söylediği şu şiiri ile tamamlıyoruz.

Bir gövdeden, bir kökteniz

Şol ağacın dallarıyız.

Bir fütüvvet ehlindeniz,

Ahi Evran kullarıyız.

**********

Yanarsak ona yanarız,

Bulursak onda buluruz,

Nasibi ondan alırız

Dost bağının gülleriyiz.

*****

Âşık Âhi söyler sözü,

Dosta doğru dönük yüzü,

Gönlündedir aşkın közü,

Ol ateşin külleriyiz.

Benzer Yazılar

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.En az bir cümle oluşturacak şekilde yorum yapın ! Aksi takdirde boş yere yorum yapmış olursunuz*

Page optimized by WP Minify WordPress Plugin