Acımak Romanı Geniş Özeti, Kahramanları

- in Kitap Özetleri

Acımak Romanının Özeti ve Kahramanları Hakkında Ayrıntılı Bilgi

Kişiler ve karakteristik özellikleri

Zehra Hanım: Acımak nedir bilmeyen, dik başlı, çatık kaşlı, asabi bir insandır. Elmacık kemikleri çıkık; ancak güzel olmayan bir fiziksel yapıya sahiptir. Mürşit Efendinin kızıdır.

Tevfik Bey: Zehra Hanım ile birlikte aynı okulda altı yıl görev yapmıştır. Zehra Hanım için elinden gelen her şeyi yapmak isteyen fedakâr ve iyi bir insandır.

Mürşit Efendi: Zehra Hanımın babasıdır. İyiliklerden yana bir insandır. Kızının iyiliği için her şeyi göze alan fedakâr bir babadır. Ne var ki karısının ve kayın validesinin aşırı isteklerini yerine getirmek için doğru yoldan ayrılmıştır.

Müşerref: Mürşit Efendinin karısı. Oldukça bencil ve para düşkünüdür. Bu yüzden kocasını bile başka erkeklerle aldatmıştır.

Feriha: Mürşit efendinin kızı. Zayıf ve ince yapılıdır. Veremden ölür.

Kayınvalide: Aşırı tutkuları olan, bunları elde etmek içinde her yolu deneyen bir kadın. Bencil bir yaratılışı var.

ACIMAK KİTAP ÖZETİ ( Reşat Nuri Güntekin)

Zehra adında bir öğretmen acımasız bir karaktere sahiptir. Öğrencilerine hiç hoşgörülü davranmamakta, en ufak hatalarında bile onları cezalandırmaktadır. Bu yüzden Zehra Hanım ile Maarif Müdürü arasında tartışmalar çıkar. Bu tartışmalar bile Zehra Hanımı düşüncelerinden döndürmez.

Zehra Hanıma bir gün Şerif Halil adında bir mebus tarafından babasının hasta olduğu haberi getirilir. Zehra Hanım hasta olan kişinin babası olmadığını söyler. Fakat bir süre sonra Maarif Müdürü Tevfik Hayri Bey, bu kişinin, Zehra’nın babası olduğunu ortaya çıkarır. Zehra Hanım da hasta olan kişinin babası olduğunu kabul eder; ancak babasının yanına gitmeyeceğini belirtir. Maarif Müdürü, Zehra Hanıma babasının kendisini görmek istediğini, ölmek üzere olduğunu söyleyerek gitmesi için ikna eder. Zehra Hanım trene binerek hasta babasını görmeye giderse de yetişemez. Çünkü babası Mürşit Efendi ölmüştür. Ceset yakın bir dostun evindedir. Zehra Hanım eve geldiğinde oldukça sakindir. Bu durum ev halkını şaşırtır, ters tepkiyle karşılanır.

Akşam olduğunda kendisine ayrılan odada babasının eski çeyiz sandığını görür. Sandığı açtığında eski eşyalar arasında ve güzel bir yazıyla yazılmış “Hatıra Defterim” başlıklı bir defter bulur. Sayfaları çevirmeye başlar.
Zehra’nın babası Mürşit Efendi Mülkiye Mektebi’ni bitirdikten sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerinde maiyet memurluğu ve kaymakamlıklar yapmış bir kişidir. Oldukça dürüst ve çalışkan bir insandır. Amirleri tarafından verilen görevleri zamanında ve kusursuz olarak yapmaktadır. Bu durumu hep başkalarının onu kıskanmalarına yol açar. Kaymakam olarak atandığı Reşadiye’de toprak ağalarına, yani mütegallibe takımına ödün vermediği için başı derde girer. Bunun gibi olaylar ve durumlar yüzünden ömrü sürgün içinde geçer. Bunlar onu derinden etkiler. Karşısına, ölen bir mesai arkadaşının Müşerref Hanım adındaki bir kızı çıkar. İlk görüşte ona tutulur. Bunlar ana kız bir evde yaşamaktadırlar. Mürşit Efendi onların maddî ve manevî sıkıntılarını giderir. Müşerref Hanımla evlenir. Kayınvalidesi maddiyata, gösterişe ve başkalarıyla boy ölçüşmeye oldukça düşkün bir kadındır. Kızını da bu yolda koşullandırır. Mürşit Efendi onları mutlu edebilmek için giderek çok borçlanır. Arkadaşlarının, amirlerinin uyarılarına kulak vermez. Kayınvalidesi ve karısının sürekli baskıları sonucu İstanbul’a yerleşir. Bu arada işinden de olur. Bir süre kayınbiraderinin evinde kaldıktan sonra, basit bir kâtiplik bularak çalışır. Bu arada kayınvalidesinin aşırı istek ve koşullandırması sonucu baldızı kötü yola düşer. Bunu duyan kocası tarafından öldürülür. Mürşit Efendi, kayınvalide ve karısının aşırı istek ve teşvikleri sonucunda gayrimeşru yollara sapar; rüşvet alır, hırsızlık yapar. İki de kızı olmuştur. Çocuklarını çok sevmektedir. Fakat kayın valide arada bir kara çalı gibidir; babayı çocuklara çok kötü bir insan olarak tanıtır. Sevilmelerine bile izin vermez. Çocuklar kayınvalidenin ve annenin etkisi altına girmişlerdir. Müşrit Efendi işlediği kanunsuz işler yüzünden beş yıla mahkûm olmuştur. Hapisten çıktıktan sonra artık işsiz güçsüz biridir. Karısı Müşerref Hanımın ilişki kurduğu zengin bir iş adamının yanına girer. Durumu kayınvalide de bilmektedir; bu ilişkiyi mektuplardan öğrenen Mürşit Efendi, bir “boşalma belgesi doldurur-sa da kızlarının geleceği için bundan vazgeçer. Kayın validesini ve karısını şiddetli bir biçimde azarlar ve bu durum devam ederse onları öldüreceğini söyler. Kızları Feriha ve Zehra babalarından nefret etmektedirler. Sonunda Feriha vereme yakalanarak ölür. Babası cenazesine bile bırakılmaz. Çocuğunu son kez görmesine izin verilmez.

Mürşit Efendi bir gün vapı da okul arkadaşı Cevdet’le karşılaşır. Ondan kaçarsa da kus jlamaz. Çünkü Cevdet onu tanımıştır. Cevdet mebus olmuştur. Mürşit Efendiye yardım etmek ister. Mürşit Efendi de kızı Zehra’yı okula yerleştirmesini ister. Velayeti kendisinde olduğu için kızını evden zorla alır. Kayınvalidesinin ve karısının karşı koymalarına karşın çocuğu kucakladığı gibi yetimler mektebine verir. Yanında mebus Cevdet de vardır. Kızının hiç kimse ile görüştürülmemesini de talimat olarak okul idaresine bildirir.
Zehra Hanım bu okuldan mezun olmuştur. Mürşit Efendi ise perişan bir hâldedir. Bir lokma ekmeği bile zor bulmaktadır. Zehra Hanım öğretmen olarak Anadolu’nun bir kasabasına gelir. Çocuk ruhunda kalan olayların etkisi yüzünden acımasız, katı biridir.

O gece kaldığı evin odasında bulduğu bu hatıra defterini okuduktan sonra annesini, anneannesini ve babasını daha iyi tanımak olanağı bulmuştur; hayatında ve duygularında büyük değişiklikler meydana gelir. Babasının cesedinin bulunduğu odaya gider. Örtüyü açarak babasını öper ve ağlar. Babasına karşı takındığı olumsuz tavırlardan dolayı büyük pişmanlık içindedir; Babasını toprağa verir. Acılar içinde ağlar, ağlar, ağlar…
Görev yerine döner. Kendisine yapılan bir evlilik önerisini kabul eder.

Acımak Romanı Özeti Kısa